Hava durumunu kontrol etme fikri kulağa bilim kurgu gibi gelse de, ülkeler 1940’lardan bu yana 'bulut tohumlama' yöntemini kullanıyor.
Bu teknik, uçaklar aracılığıyla bulutlara çeşitli parçacıklar (örneğin gümüş iyodür) eklenerek yağmur veya kar yağışını tetiklemeyi amaçlıyor.
Günümüzde ise bu yöntem daha çok, kuraklığı hafifletmek, orman yangınlarıyla mücadele etmek ve havalimanlarında sisi dağıtmak gibi amaçlarla kullanılıyor.
2008 yılında Çin, Pekin Olimpiyatları sırasında yağışı engellemek için bu yöntemi denemişti.
EN BÜYÜK SORUN: DENETİM EKSİKLİĞİ
Uzmanlara göre, bu alanda karşılaşılan en büyük sorun, uygulamaların denetlemeden uzak olması.
Amerikan Meteoroloji Derneği, bulut tohumlamanın 'istenmeyen sonuçlarının' ne tam olarak kanıtlandığını ne de tamamen dışlandığını belirtiyor. Ayrıca, hava manipülasyonunun beklenmeyen etkilerinin ülke sınırlarını aşabileceği uyarısında bulunuyor. Bazı uzmanlara göre ise asıl risk fiziksel değil, algısal ve siyasi.
Fransız. haber ajansı AFP'nin, Paris Askeri Okulu Stratejik Araştırma Enstitüsü'nde (IRSEM) görevli araştırmacı Marine de Guglielmo Weber'e dayandırdığı bir araştırma notuna göre, "Bir ülke komşusunun hava durumunu değiştirdiğini öğrenirse, kuraklığı açıklamak için komşusunu suçlamaya meyilli olacaktır."
'BULUT HIRSIZLIĞI' FENOMENİ
2018 yılınnda İranlı bir general, İsrail’i 'bulutları çalmakla' suçladı. 2024’te ise Brezilya ve BAE’deki büyük seller sonrası, sosyal medyada yağışların yapay olarak oluşturulduğu iddiaları yayıldı.
Araştırmacılar, bu tür durumlarda gerçeği kanıtlamanın veya çürütmenin son derece zor olduğunu vurguluyor, ancak bulut tohumlamanın 'yalnızca sivil amaçlarla kullanılmadığı' biliniyor.
ABD, Vietnam Savaşı sırasında 'Operation Popeye' kapsamında bu yöntemi kullanarak düşmanın ilerleyişini yavaşlatmayı hedefledi.
Bunun ardından Birleşmiş Milletler, 1976 yılında çevresel müdahalelerin askeri amaçla kullanılmasını yasaklayan bir sözleşme kabul etti. Ancak bazı ülkeler bu anlaşmayı imzalamadı.
Anlaşmayı imzalamayan ülkelerin başında, bugün komplo teorilerinin odağında bulunan İsrail ve Suudi Arabistan'ın yanı sıra İran geliyor. Ayrıca anlaşma, 'kazara' olan sonuçları kapsamıyor.
YAĞMUR GERÇEKTEN ÇALINABİLİR Mİ?
CNBC'de yer alan bir analize göre bulut tohumlama, bir bölgede hiç yoktan yağış oluşturmak yerine, mevcut bulutların verimini sınırlı ölçüde artırabiliyor. Dünya Meteoroloji Örgütü verilerine göre bu artış çoğu durumda yüzde 5 ila 15 aralığında kalıyor.
Bu nedenle uzmanlar, 'başka bir ülkenin yağmurunu çalmak' gibi iddiaların teknik olarak abartılı olduğunu, ancak sınırlı atmosferik müdahalelerin bölgesel su döngüsü üzerinde tartışmalı etkiler yaratabileceğini belirtiyor.
Bugün başta ABD ve İsrail olmak üzere Çin, Rusya, Hindistan ve Suudi Arabistan dahil 50’den fazla ülke bulut tohumlama uygulamaları yürütüyor. Ancak sorun teknolojinin kendisinden çok algı boyutunda büyüyor.
Bir ülke kuraklık yaşadığında, komşusunun hava modifikasyonu yaptığı bilgisi hızla 'yağmur çalındı' söylemine dönüşebiliyor. Uzmanlara göre bu durum, özellikle su kıtlığı yaşayan bölgelerde jeopolitik gerilimleri tetikleyen yeni bir 'iklim güvenliği' başlığı yaratıyor.
