Son dönemde Avrupa Birliği (AB) ile Çin arasında, özellikle elektrikli otomobil pazarı üzerinden patlak veren ve ek gümrük vergileriyle adeta bir ticaret savaşına dönüşme sinyalleri veren krizde yumuşama adımları atılıyor. AB'nin, Çin menşeli elektrikli araçlara yönelik yürüttüğü sübvansiyon soruşturması ve ardından yürürlüğe koyduğu yüksek oranlı ek gümrük vergileri, iki büyük küresel aktörü karşı karşıya getirmişti. Artan ticari gerilimi düşürmek ve bozulan dengeleri yeniden tesis etmek amacıyla müzakere masasına oturan taraflar, beklenen ilk somut adımı attı.
Avrupa Birliği (AB) ve Çin, hibrit araç ihracatının yarıya indirilmesi, Çin pazarına erişimin iyileştirilmesi ve nadir toprak elementlerine yönelik ihracat lisanslarının kolaylaştırılması konusunda ortak anlayışa vardı.
AB Komisyonu'nun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic, Çin Ticaret Bakanı Wang Wentao ile Pekin'de gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından açıklama yaptı.

'TİCARETİN DENGELENMESİ GEREKİYOR'
"AB-Çin ticaretinin gerçek anlamda yeniden dengelenmesi gerekiyor" ifadesini kullanan Sefcovic, Bakan Wentao ile bu doğrultuda ortak bir anlayışa ulaştıklarını bildirdi.
Sefcovic, söz konusu anlayışın hibrit elektrikli araç (HEV) ve şarj edilebilir hibrit elektrikli araç (PHEV) ihracatının yarıya indirilmesini, Çin pazarına erişimin iyileştirilmesini ve nadir toprak elementlerinin ihracatına yönelik lisans süreçlerinin daha da kolaylaştırılmasını kapsadığını belirtti.
Varılan ortak anlayışı "ilk adım" olarak nitelendiren Sefcovic, gerçek anlamda gösterilen işbirliği çabasını ve samimi yaklaşımı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

OCAKTAN ÖNCE GÖRÜŞÜLECEK
Sefcovic, tarafların ocak ayına kadar yeniden bir araya geleceğine dikkati çekti.
AB ile Çin arasında son dönemde elektrikli araçlara uygulanan gümrük vergileri, ticaret dengesizlikleri ve Çin'in nadir toprak elementlerine yönelik ihracat kısıtlamaları nedeniyle ticari gerilimler yaşanıyor.
AB, Çin pazarına erişimde karşılaşılan engellerin kaldırılmasını ve kritik ham madde tedarikinin güvence altına alınmasını isterken, taraflar ticari anlaşmazlıkların müzakereler yoluyla çözülmesine yönelik temaslarını sürdürüyor.
