10 Ekim katliamı davasına sanık savunmaları damga vurdu

10 Ekim katliamına ilişkin davanın 2 günlük duruşma maratonu sona erdi. Sanıklar, tanıklar için yapılan yemin sırasında inancı nedeniyle ayağa kalkmadıklarını savundu.

11 Temmuz 2017 Salı, 20:25
Abone Ol google-news

10 Ekim katliamına ilişkin görülen davada sanıklar, tanıklar için yapılan yemin sırasında inancı nedeniyle ayağa kalkmadıklarını savundu. Sanıklardan Resul Demir de dini inancı nedeniyle yargılandığını öne sürerek, mahkeme heyetine “Tahliyeyi sizden istemiyorum, Allah’tan istiyorum” dedi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 10 Ekim katliamı davasının dünkü duruşmasında, avukat savunmalarının ardından mahkeme başkanı Selfet Giray, dosyaya gelen belgeleri açıkladı. Dosyaya gelen ve Gaziantep’te yapılan polis operasyonu sırasında kendisini patlatan ve Ankara’ya canlı bombaları getiren isim olarak bilinen Halil İbrahim Durgun’un cesedine ait olduğu iddia edilen fotoğraflar, sanık sandalyesinde bulunan eşi Esin Durgun’a gösterildi.

Durgun, kendisine gösterilen fotoğrafın eşine ait olmadığını iddia ederek, “O gece bana bir şey imzalattılar teşhis için. Bu fotoğraflardaki eşim değil. Eşimin bıyığı da yoktu. Bana gösterilen ceset bu değildi” dedi. Durgun, kendisine gösterilen fotoğrafın ardından, mahkeme heyetinden izin alarak kusmak için tuvalete gitti. Duruşmada daha sonra sanıkların talepleri alındı. Durgun savunmasında ise “Terör ya da illegal faaliyetlerle ilgim yok. Halil Durgun’un eşi olmak suçsa, evet ben suçluyum. Onun işlediği suçun bana, çocuklarıma, aileme getirdiği hezeyanları anlatamam. Halil Durgun’un yaptığı hiçbir işle ilgim yok” dedi.

‘Dinimden dolayı yargılıyorlar’

Sanık Resul Demir de duruşmada “Gar yargılamasının, örgüt üyeliği yargılamasının, din yargılamasının ve sosyal hayatın yargılamasının yapıldığını” iddia ederek, şunları söyledi: “Sosyal hayattan yola çıkıp, bizi gara bağlamaya çalışıyorlar. Avukatlara şunu söyleyeyim, dinimle alakalı her soruyu cevaplamaya hazırım. Ben IŞİD’den önce de Müslümandım, IŞİD biter gider, ben yine Müslümanım. Dün burada birkaç arkadaş inancından dolayı ayağa kalkmadı diye ortalığı ayağa kaldırdılar. Polisiniz, askeriniz, istihbaratınız var. Allah’ın karşısında hepinizden hesap soracağım. Tahliyeyi sizden istemiyorum, Allah’tan istiyorum. Avradımın kapalı olması IŞİD, adamın sakallı olması IŞİD. Lan benim avradından ne istiyorsunuz. Kadın buraya gelecek ne diyeceğini bilemeyecek tutuklayacaksınız” diye konuştu.

Sanık Burak Ormanoğlu, kendisine iftira atıldığını savunarak, “Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun” dedi. Sanıklardan Nihat Ürkmez de tanık yemini sırasında inancı nedeniyle ayağa kalmadığını belirterek, “15 aydır cezaevindeyim. Bu ömür de biter. Hiç ölmeyen Allah önünde hesap vereceğiz. Acem işi olduğu için ayağa kalkmadım. Eğer mahkeme heyetine mi, Allah’a mı itaat edeceksin deseler, Allah’a itaat ederim” dedi.

Adaletsizlik yapıyorsunuz

Sanık Mehmeddin Baraç da “Sürekli kamuoyu vicdanını rahatlatalım diyorlar. Adalet mi kamuoyundan büyüktür, kamuoyu mu adaletten mi büyüktür? Öyle olunca 101 ailenin acısını dindirmek için adaletsizlik istemiş olurlar” ifadelerini kullandı. Mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.