15 aydır işkence görüyoruz

Afyonkarahisar’da 5 Eylül 2012 tarihinde meydana gelen 25 askerin şehit olduğu cephanelik patlamasının üzerinden tam 15 ay geçti.

02 Aralık 2013 Pazartesi, 04:09
Abone Ol google-news

Afyonkarahisar’daki patlamada şehit düşen askerlerin aileleri “davanın kapatılmak” istendiğini belirterek “5 Eylül 2012’den bu yana işkence görüyoruz. Hükümet Meclis’te Araştırma Komisyonu’nun kurulmasına bile onay vermedi. Biz gerçek sorumluların bir an bulunarak adalet önünde yargılanmalarını istiyoruz” diye isyan ettiler. Ailelerin avukatlarından Altan Ulutaş da kovuşturmanın genişletilmemesini eleştirerek “Bir şehit dokusu üzerinde bulunan plastik patlayıcı kimyasalının bulunmasının üzerine neden gidilmiyor, neden araştırılmıyor” diye sordu.

Afyonkarahisar’da 5 Eylül 2012 tarihinde meydana gelen 25 askerin şehit olduğu cephanelik patlamasının üzerinden tam 15 ay geçti. Aileler için “işkence gibi” geçen 15 ay. Patlama tarihinde Afyonkarahisar 500’üncü İstihkam Ana Depo Komutanlığı 4’üncü Mühimmat Bölge Komutanı olan Kıdemli Albay Veysel Özbay, Bölük Komutanı Binbaşı Ali Duran ve Üsteğmen Tarık Aydın’ın tutuksuz yargılandığı davaya yarın Eskişehir 1’inci Hava Kuvveti Komutanlığı Askeri Mahkemesi’ndeki duruşmayla devam edilecek. Duruşma öncesi 15 aydır acıları dinmeyen asker aileleriyle konuştuk. Söz onların...

. Zekai Fırat Dülger (Şehit Onur Fikret Dülger’in babası): Bir ortaoyunu oynanıyor. Keşif yapılmıyor, patlamadan kurtulan 2 er hala ifadeye bile çağrılmazken; bize ‘oğlunuzun psikolojik rahatsızlığı var mıydı’ diye soruyorlar. Böyle aşağılayıcı bir soruyu soruyorlar. Biz evladımızı verdik, onlar bizi hakaretten mahkemeye veriyor. Resmen 15 aydır işkence çekiyoruz. 15 tane yüksekokul mezunu çocuğumuzu buraya kim gönderdi? 4 Ekim’de denetlenecek bir deponun mühimmatları 5 Eylül’de birkaç güne sıkıştıralarak niye taşındı? 3 sanıktan şikâyetçiyim ama onlar da tutuksuz yargılanıyor. Başbakan Erdoğan’a, “Vicdanınızın neresine koyacaksınız bunu” diye sordum. Aldığım yanıt, ‘Albay kaçar mı? Niye tutuklansın’ oldu. Yürütme bu olayı örtbas etmek istiyor, kapatmak istiyor...

. Ali Taştan (Şehit Tolga Taştan’ın babası): Başbakan 76 milyonun başbakanıyım diyor. Benim başbakanım olamadı ama. Araştırma önergesi verdiler Meclis’te. İktidar kabul etmedi. Oğlunuz ‘doğal afette öldü’ dediler. Benim Rabia’ya ağlayan başbakanım Tolga’ya ağlamadı. Eğer devletin ahlakı varsa bu patlamayı hukuken çözer. Biz hukuk ve ahlak peşindeyiz. Olayın kapatılmamasını istiyoruz. Sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyoruz.

. Arife Gedik (Şehit Burak Ümit Gedik’in annesi): Davada açıklanan bilirkişinin tespitlerine ve yargılanan subayların ifadelerine inanmıyorum. Gerçekten kaza olsa 3’ü de çıkıp her şeyi A’dan Z’ye anlatırlardı. Ancak mahkemede 3’ü de başka şeyler anlatıyor. Birbirleriyle çelişiyorlar. Hâlâ tutuklanmalarını istiyorum. Evladımı bana geri getirmeyecek ama adaletin yerini bulmasını istiyorum. Çıkıp dürüstçe söylesinler. 3 Aralık’ta duruşmamız var. Çıkıp söylesinler: Depolama sahasına bu çocuklar giremez, yasaktır. Çünkü mühimmat bilgileri yoktur. Çocuklarımızı buraya kim gönderdi?