Ahmet ve Nedim'e cinayet suçlaması

Şık ve Şener’in 1 yıllık tutukluğu için Türkiye’yi tazminata mahkûm eden AİHM’ye bakanlığın skandal bir savunma yaptığı ortaya çıktı. Bakanlık, Ergenekon’un işlediği iddia edilen cinayet dosyalarını gazetecilerin suçluluğuna kanıt göstermiş.

12 Temmuz 2014 Cumartesi, 09:32
Abone Ol google-news

Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) mahkûm olduğu Ahmet Şık ve Nedim Şener davasına hükümet adına Adalet Bakanlığı tarafından gönderilen savunmada iki gazetecinin suçluluğunu ispat adına yakın dönemdeki önemli siyasi suikast ve cinayetlere yer verildiği ve bu cinayetlere ilişkin dava dosyalarından bazı belgelerin yeraldığı ortaya çıktı.

Milliyet gazetesinden Kemal Göktaş'ın haberine göre, Adalet Bakanlığı, Şık ve Şener’in Ergenekon üyeliğinden yargılandıklarının vurgularken, “Ergenekon soruşturmasının başlamasından kısa bir süre önce gerçekleşen olaylar” başlığı altında 2006’da Trabzon’da rahip Santoro’nun öldürülmesi, Cumhuriyet gazetesinin bahçesine 3 kez bomba atılması, Danıştay baskınında yüksek hâkim Mustafa Yücel Özbilgin’in öldürülmesi, 2007’de Hrant Dink’in öldürülmesi ve Malatya’da Zirve Kitabevi’nde 3 misyonerin katledilmesi olaylarına da yer verdi.

AKP hükümeti bu olaylarla gazeteciler Ahmet Şık ve Nedim Şener'in yargılandığı davanın ilgisi olduğu izlenimi uyandırmak için de Danıştay saldırganı Alpaslan Arslan'ın ifadesini, Yalçın Küçük, Doğu Perinçek ve Ferit İlsever gibi isimlerin de aralarında bulunduğu bazı Ergenekon sanıklarının fotoğraflarını, Kafes operasyonu eylem planını da AİHM’ye sundu.

'KOMPLO' AÇIKLAMASI

Şık ve Şener’in tahliye edildiği 12 Mart 2012’den 16 gün sonrasını taşıyan ve dönemin Adalet Bakanlığı Müsteşarı Kenan Özdemir’in imzasıyla hükümet adına AİHM’ye verilen savunmada Ergenekon davasının seyrine ilişkin uzun anlatımlara yer verildi. Şık’ın cezaevinden çıkarken yaptığı, “Bu komployu kuran hâkimler ve savcılar cezaevine girdikten sonra adalet yeniden sağlanacak” açıklaması da Ergenekon bağının bir kanıtı gibi sunuldu.

Şık’ın yazdığı Kitaptan ötürü tutuklanmadığı öne sürülerek, “Başvurucu, Ergenekon olduğu iddia edilen örgütün talimatları çerçevesinde ve bir kitap yazma değil davanın işlevsiz kalması amacıyla bu projeyle kasten işbirliği yapmakla suçlanmıştır. Kendisine karşı bir kamu davası, Ergenekon örgütüne, onun talimatları doğrultusunda, kara propaganda araçlarını kullanarak amaçlarından birini gerçekleştirmek için kasten yardım ettiği gerekçesiyle açılmıştır” denildi.

Haberin tamamını okumak için tıklayın