'AKP devrimin düşmanı'

12 Mart'ta Deniz Gezmiş'le THKO, 12 Eylül'de TDKP davasından yargılanan Mustafa Yalçıner, AKP'nin 12 Eylül'le hesaplaşma söyleminin sahtekârlık olduğunu iddia etti

05 Eylül 2010 Pazar, 07:38
Abone Ol google-news

Anayasa değişiklik paketinin halk tarafından oylanmasına kısa bir süre kala, AKP tarafından başlatılan 12 Eylülle hesaplaşma söylemine 12 Eylülde işkence görüp yıllarca hapis yatarak bedel ödeyen 1980 öncesi kitlesel sol/sosyalist hareketlerin önderleri karşı çıktı. 12 Mart döneminde Deniz Gezmişle birlikte Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) davasından, 12 Eylül döneminde de Türkiye Devrimci Komünist Partisi (TDKP) davasından yargılanan Mustafa Yalçıner de referandumda Hayırdiyeceğini açıkladı. Yalçıner, referandum süreciyle ilgili görüşlerini Cumhuriyete anlattı:

Erdoğan da Evren gibi bizim çocuklardan: Kafalara saksı mı düştü? 30 yıl sonra yeni mi akıllara geliyor 12 Eylül? Erdoğan da 30 yıl geçtiğini bilmez mi?.. Biliyor, ama işine gelmiyor. 12 Eylülcülerinbizim çocuklarolduğunu biliyor. Kendisi de aynı çocuklardan. Siyasal İslamın 12 Eylül ve 12 Eylülcüler tarafından beslenip palazlandırıldığını bilmez mi, biliyor. 12 Martçılar yeniden parti kurması için Erbakanı kaçtığı yurtdışından getirtmişlerdi. Evren de her konuşmasına Kurandan ayetle başlardı. Fethullahçılık 12 Eylül günlerinde aldı yürüdü. Yurtiçi ve dışında okul zincirleri, devlet ve Amerikalı emperyalistlerle birlikte kuruldu. Din dersi o zaman zorunlu kılındı. Ama en önemlisi,yeşil sermayeo zamandanhamuduyla yutmaya, palazlandırılmaya başlandı. RP öyle büyüdü. Belediyeler öyle alındı. Hükümet olmanın önü böyle açıldı. Erdoğan halkın 12 Eylüle karşı öfkesini istismar etmektedir. AKP, sağlamlaştırmaya giriştiği 12 Eylül Anayasası’nı meşrulaştırmaktadır.

Erdoğan da Gülen gibi ağlak: Erdoğanın gösteriş için bile olsadevrimciler içinağlayabilmesi inandırıcı değil. Kapitalist düzenin savunucusu ve yürütücüsü Erdoğan devrimin ve devrimcilerin can düşmanıdır. Sosyalizm, komünizm dendiğinde tüyleri diken diken oluyor. Hem böyle bir gelenekten geliyor, hem bugün de devrimin asıl gücü ve devrimcilerin sözcülüğünü üstlenme çabasında oldukları işçi ve emekçilere, halka, kapitalist düzenin bir yürütücüsü olarak, elinden gelen her araç ve yöntemle saldırıyor. Aldatma, küfür, aşağılama, cop, gaz, yetmediğinde silah Erdoğan, tıpkı Gülen gibi ağlak ve gözyaşlarını siyasal etki için kullanıyor; ama yine de ne için ve kimler için ağlayacağını iyi biliyor. Pehlivanoğluna ağlıyor örneğin.

Elinizi tutan mı vardı?: Evren, Erdoğan ve AKP tarafından baş tacı edilmiş ve el üstünde tutulmuştur. 12 Eylülle hesaplaşma gibi, zamanaşımı tartışması da sahtedir ve gerçekleri örtmek içindir. Evreni ve sair darbecileri yargılamaya niyeti olanın elini tutan yoktu bugüne kadar. Ergenekon soruşturmasında subaylar, generaller başlangıçta darbe suçlamasıyla mı tutuklandılar? Çoğu hastalandı ya da bırakıldı; ancak generallerin içerialınabilecekleri de görüldü. Evrenin de, belki anayasal engel olduğu için darbe suçundan değil, ama binlerce başka suçtan, içeri tıkılması olanaklıydı. İsteyen yapardı. 12 Eylülle hesaplaşmaya ilişkin tüm AKP söylemi sadece aldatıcıdır. Önemli olansa, AKPnin bugünkü Amerikancı, neoliberal, halk düşmanı gerici burjuva saldırgan politikalarıyla kendi egemenliğini ve kapitalist düzeni pekiştirme gayretidir.

AKPyi desteklemek devrimcilere düşmez: Devrimciler hiçbir zaman düzeni savunmadılar. Hep değiştirmek için mücadele ettiler. Evetdüzen demektir, düzenin pekiştirilmesi demektir. Yüksek yargıyı hâkimler oligarşisinin mi, cumhurbaşkanının mı belirlemesi, halk belirlemeyecek olduktan sonra, ne kadar önemlidir? Halktan yana olmayan, düzeni zayıflatmayacak bir değişikliğeEvetdemek, gericilik içindeki çekişmelerde taraf olmak devrimcilerin kitabında hiç yazmamıştır. Gerici düzen partisini ve politikalarını desteklemek devrimcilere düşmez.