Akran zorbalığı nedir?

Akran zorbalığı, bir veya bir grup çocuğun aynı yaş grubundaki bir veya birden fazla çocuğa, kasıtlı ve sistematik olarak psikolojik, fiziksel ya da cinsel şiddet uygulamasıdır. Peki akran zorbalığı nelerden kaynaklanır, nasıl önlenir, ebeveynler çocuklarını akran zorbalığından nasıl koruyabilir? Çocuk Ergen Psikiyatrisi Dr. Öğr. Gör. Muhammed Mehtar akran zorbalığını anlattı.

29 Mart 2020 Pazar, 12:23

Çocukluktan erişkinliğe doğru süren olumsuz karşılıklı iletişim, etkileşim ve arkadaşlık edinememenin tohumlarının okul öncesi dönemde atılmaya başlandığına dikkat çeken Çocuk Ergen Psikiyatrisi Dr. Öğr. Gör. Muhammed Mehtar, "Saldırganlık kendini şiddet veya zorbalık şeklinde gösterebilir. Zorbalığı şiddetten ayıran en temel özellikler amaca yönelik olması, süreklilik ve güç dengesizliğin varlığıdır! Akran zorbalığı, fiziksel olarak daha büyük, güçlü, baskın, ün salmış birisinin veya grubun sistematik bir şekilde gücü kötüye kullanarak kendilerinden daha küçük veya güçsüz birisini, amaçlı ve sürekli olarak incitmesi, hırpalaması ya da rahatsız etmesi ile sonuçlanan bir saldırganlık türüdür. Zorbalığın temelinde karşı tarafa egemenlik kurma ve korkutma arzusu yatmaktadır. Zorbalıkta, karşı tarafa yönelik bir tehdide tepki olmaksızın süreklilik arz eden ve ortada bir güç dengesizliğinin olduğu amaçlı bir saldırganlık halidir. Genelde akranlardan ilgi görmek, istenileni elde etmek, güçlü hissetmek ve onu göstermek, karşındakini kontrol etmek ve egemenlik sağlamak gibi çıkar amaçlı bir saldırganlık söz konusudur" dedi.

ZORBALIKTA ŞİDDET ÇEŞİTLİ ŞEKİLLERDE ORTAYA ÇIKABİLİR

Mehtar, "Zorbalık kendini fiziksel, sözel, siber, dolaylı ve cinsel saldırı olarak gösterebilir. Fiziksel zorbalık vurma, sarsma, düşürme, eşyalarını alma veya zarar verme, itme, çekme, tükürme, ısırma ve benzeri şekillerde görülürken sözlü zorbalık ad takma, kızdırma, alay etme, sataşma, dalga geçme, küçük düşürme, küfür etme, iftira atma, karşı tarafın cinsiyeti veya fiziksel özellikleri hakkında yorum yapma biçimlerinde ortaya çıkıyor. Siber zorbalık cep telefona rahatsız edici mesajlar ve mail göndermek, sohbet programlarını (Whatsapp, Facebook Messenger, Telegram vs.) veya sosyal iletişim araçlarını (İnstagram, Facebook vs.) kullanarak rahatsız etmek ve habersiz bir şekilde onun ismini ve fotoğraflarını kullanarak uygunsuz web sayfası hazırlamak gibi davranışlar olarak görülebilir. Zorbalık ayrıca dolaylı yollardan da uygulanabiliyor. Mağdurları karşılarına almadan onları incitmek için haklarında dedikodular yayma, gururunu kırma, rezil etme, olumsuz şekillerde taklit etme, yalnızlaştırma, görmemezlikten gelme, arkasından çekiştirme, günah keçisi yapma, diğer akranlarının haklarında kötü düşünmelerini sağlama gibi davranışlar söz konusu olabiliyor. Cinsel zorbalık, karşı tarafı cinsellik ile ilgili davranışlarda bulunmaya zorlama, cinsel amaçlı kullanma, dokunma, öpme gibi davranışlarla uygulanabiliyor." diye ifade etti.

ÇOCUKLARIN YÜZDE 15-50'Sİ ZORBALIĞA MARUZ KALIYOR

Zorbalığa maruz kalanların arkadaşlarınca korunamamaları zorbalık davranışlarını pekiştirdiği bilinir diye belirten Mehtar,  "Süreklilik durumunda mağdur olan çocukların içine kapanıp yaşıtlarından izole olmaya başladıklarını ve zorba olanların kurbanlarına hakimiyet kurmak ve zarar vermek amacıyla daha güçlü hissettikleri, saldırgan davranışlarını devam ettirdikleri ve yaşıtlarıyla olumlu sosyal ilişkiler kurma çabasında olmadıkları görülür. Böylece akran zorbalığı hem mağdurun hem de zorbanın olumsuz etkilendikleri bir durum haline gelir. Ortalama olarak çocukların %15-50 oranında zorbalığın herhangi bir çeşidine maruz kaldıkları bilinir. 4 ile 6 yaş diliminde gelişmeye başlayan zorbalık durumu yeterince müdahale edilmediğinde okul dönemi boyunca devam ediyor ve yetişkinliğe dek uzanıyor" ifadelerini kullandı.

MAĞDUR DA ZORBA DA OLUMSUZ ETKİLENİYOR

Akran zorbalığının iki ayağı var zorbalığı uygulayan ve zorbalığa maruz kalan.  Çocuk Ergen Psikiyatrisi Dr. Öğr. Gör. Muhammed Mehtar her iki tarafın da durumdan olumsuz şekilde etkilendiğini vurguluyor ve ekliyor "Mağdurların okula gitme isteksizliği yaşadıkları, evlerinden ayrılmaktan korktukları, kendilerini suçladıkları ve ciddi özgüven eksikliği deneyimledikleri gözlemlenmektedir. Yetişkin dönemde ise iş yerlerinde problemler yaşayabildikleri, kendilerini ifade etmede ve savunmada zorlandıkları, anlamlı düzeyde sağlıklı ilişki kuramadıkları, kaygı ve depresyonun yanı sıra intihar eğilimlerinin de fazlaca olduğu görülmüştür.
Zorba olanların ise ergenlik ve ileriki dönemlerde kanuna aykırı davranışlarda bulunma, alkol ve maddeleri fazlaca tüketme, saldırganlık, suça karışma ve hapse girme oranları yüksek oluyor.
Hem zorbalık yapmanın hem de zorbalığa maruz kalmanın çocukların ruhsal gelişiminde ciddi sorunlara yol açabileceği, daha mutsuz ve ruhsal çökkünlük ortaya çıkarabileceği, başka ruhsal sorunlara zemin hazırlayabileceği, ciddi akademik, sosyal, ve duygusal sorunlara yol açabileceği bir gerçektir."

AİLE İÇİ İLİŞKİLER ÇOK ÖNEMLİ

Mehtar, "Zorba olanlar genellikle ebeveynleri ile ilişkilerinde güvensiz bağlanma gösteren, kaygı düzeyleri düşük, saldırgan davranışlar sergileyen, zayıf aile içi ilişkilerine sahip, ebeveynlerini olumsuz algılayan, baskın ve saldırgan davranışlar gösteren ailelerden gelen, muhtemel ev içi şiddet, ihmal veya istismar gibi durumlara maruz kalmış olabilen çocuklar olup içsel dünyalarını farklı şekillerde dışarıya yansıttıkları düşünülmektedir. Bu özelliklerin araştırılması ve bilinmesi müdahale konusunda yardımcı ve faydalı olacaktır.

Kurban olanlar genelde sosyal uyumu iyi, daha güvensiz ve güçsüz, liderlik becerileri düşük, akranlarından farklı fiziksel özelliklere sahip  (kısa, uzun, şişman, zayıf, kepçe kulak, öğrenme güçlüğü çeken, fiziksel engelli, kronik hastalığa sahip vs.), korkak, özgüven seviyeleri düşük, kaygıları yüksek ve çekingen yapıdadır. Ve genellikle mağdur çocukların anneleri dostça ve gereğinden fazla korumacı bir tutum izleyen, babaları ise uzak ve soğuk olan bireylerdir"dedi.

AKRAN ZORBALIĞI İLE SAVAŞTA ÇOK YÖNLÜ BİR MÜCADELE GEREKİR

Zorbalığa karşı müdahale programları çok odaklı ve hem kurban hem de zorba merkezli yönetilmelidir diyen Mehtar, "Psikoeğitim çerçevesinde ailelerin, sosyal çalışanların, aile hekimleri ve diğer sağlık çalışanlarının, öğretmenlerin, okullarda çalışanların bilgilendirilmesi ve eğitilmesi, şüpheli durumların tanınması için gerekli bilgilerin paylaşılması, önlemlerin alınması, aile içindeki dinamiklerin incelenmesi ve varsa ruhsal hastalıkların tedavisinin sağlanması, hem kurbanın hem de zorbanın psikolojik destek ve terapi programlarına alınmaları ve varsa psikiyatrik durumların medikal tedavisi, duruma şahitlik eden akranlarının eğitilmesi ve bu konuda neler yapabilecekleri hakkında seçeneklerin anlatılması, hukuk sistemi açısından incelenmesi ve gerekli adımların atılması gibi çok yönlü bir mücadele gerektirmektedir" ifadelerini dile getirdi.

EBEVEYNLER ÇOCUĞU SUÇLAMAK YERİNE GÜVEN VERİCİ BİR TUTUM SERGİLEMELİDİR

Zorbalığa maruz kalan çocukların ebeveynleri tutumlarında destekleyici ve güven veren bir hal almaları gerekir, çocuğu suçlayıp kendini neden korumadığı hakkında hesap sormak veya koruması için şiddet içeren yaklaşımlar öğretmek gibi olumsuz çözümler sunmaktan kaçınmalılar. Bu tür durumlarda çocuğun onlarla veya güven duyduğu bir büyükle olayı paylaşabileceği ve destek alabileceği güvencesini vermeleri gerekir ve gerektiğinde profesyonel destek almaları gerektiğini aklında tutmaları önemli… Unutmamalı zorbalık bir çeşit sinsi şiddet durumudur.


Çocuk Ergen Psikiyatrisi Dr. Öğr. Gör. Muhammed Mehtar