Alman Hükümeti'nden SETA yanıtı: Finansör Albayraklar

“Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları” adlı raporla gazeteci fişlediği gerekçesiyle tepki çeken SETA’ya ilişkin Sol Parti tarafından Alman hükümetine soru önergesi verildi. Alman hükümeti'nin verdiği yanıtta SETA’nın AKP ile ilişkisinin bilindiğine dikkat çekilerek, Albayrak ailesi SETA'yı finanse edenler arasında bulunduğu belirtildi.

14 Kasım 2019 Perşembe, 12:59
Abone Ol google-news

DW Türkçe'de yer alan habere göre, muhalefetten Sol Parti'nin Federal Meclis Grubu, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) hakkında Alman hükümetine bir soru önergesi verdi. Önergede SETA ile AKP arasındaki ilişkiye, vakfın en çok merak edilen finansmanına dair sorular yer aldı. 

‘ALBAYRAK AİLESİ FİNANSÖR'

Alman hükümeti SETA ile ilgili soruların büyük çoğunluğu yanıtsız bırakırken, vakfa ve mali kaynağına ilişkin ilk soruya verilen yanıtta ise Albayrak ailesine işaret edildi. Vakfın başında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın ağabeyi Serhat Albayrak bulunurken, mali kaynakla ilgili soruya Alman hükümetinin verdiği yanıt şu oldu:

“Federal Hükümet’in bilgisine göre SETA bir devlet kuruluşu değildir. Merkezi Ankara’dadır, İstanbul, Brüksel, Washington, Kahire ve 2017’den beri de Berlin’de bir şubesi bulunmaktadır. Hükümete yakın olan kuruluş büyük ölçüde Albayrak ailesi tarafından finanse edilmektedir.”

"AKP İLE YAKINLIĞI DA BİLİNİYOR"

SETA ile ilgili Alman Federal Meclisi'ne soru önergesi veren Sol Partili Ulla Jelpke, Federal Hükümet'e vakıf ile AKP arasındaki bağa yönelik bilgisini de sordu. Buna cevapta Alman hükümeti, ikisi arasındaki bağdan haberdar olduğunu kaydedip, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ile Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın daha önce SETA’da çalıştıklarına dikkat çekildi.

SETA'NIN FİŞLEMESİ TEPKİ ÇEKMİŞTİ

SETA, geçen yaz kamuoyuna sunduğu "Uluslararası Medya Kuruluşlarının Türkiye Uzantıları" başlıklı rapor, hem Avrupa hem de Türkiye'de tepkilere neden olmuştu. Gazetecilik meslek örgütleri belgeyi, "gazetecilerin fişlenmesi” olarak nitelemişti. Raporda SETA, gazetemiz Cumhuriyet, Birgün, Evrensel, birçok uluslararası medya kuruluşunda çalışan Türk gazeteciler fişlenmişti. Medyanın üstündeki baskıyı artırma amacı taşıyan fişlemede Cumhuriyet’in haberlerini paylaşmak suç gibi gösterilmişti.