"Amacımız kalıcı bir anlaşma sağlamak"

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs'ta yürütülen müzakere sürecinde, "yaşayabilir, kalıcı bir anlaşma sağlamayı hedeflediklerini" söyledi.

18 Haziran 2010 Cuma, 12:31
Abone Ol google-news

KKTC Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte Çankaya Köşkü'nde düzenlenen ortak basın toplantısında, seçim tebrikleri ve başarı dilekleri için teşekkür etti. Cumhurbaşkanı Gül'e müzakereler hakkında bilgi aktardıklarını belirten Eroğlu, "Her zaman, Anavatan Türkiye ile işbirliği içinde olduğumuzu söylüyoruz, Kıbrıs konusu her iki ülkenin de ulusal davası" dedi.

Seçim sürecinde, "müzakereleri koparacağı yönünde suçlamalarla karşı karşıya kaldığını" ifade eden Eroğlu, "seçildikten sonra ilk işinin müzakereleri bırakıldığı yerden başlatmak olduğunu" söyledi. Eroğlu, "Müzakere masasındaki hedefimiz, yaşayabilir, kalıcı bir anlaşma sağlamak" dedi.

Bu hedefe sadece kendi arzularıyla ulaşamayacaklarını belirten Eroğlu, Rum tarafının da aynı arzuyu, niyeti ortaya koyması gerektiğini kaydetti.

Eroğlu sorunsuz bir şekilde geçen seçim sürecine de değinerek, "seçimlerin, KKTC'nin demokratik, kendi kendini yöneten bir ülke olduğunu ortaya koyduğunu, demokrasinin kazandığını" belirtti.

KKTC Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin ortaya koyduğu, komşularla sıfır sorun politikasını desteklediklerini, "Türkiye'nin bilinçli politikasının, artık Orta Doğu, Kafkaslar ve Balkanların güçlü güvenilir bir devleti olduğunu gösterdiğini" söyledi.
Bunun Kıbrıs Türkünü onurlandıran bir sonuç olduğunu bildiren Eroğlu, "Türkiye'deki gelişmeler bizi her zaman mutlu etti" dedi.

"Şimdi geriye Kıbrıs'ta bir anlaşmaya imza koyma kalmaktadır" diyen Eroğlu, Kıbrıs sorununun didiklenmeyen tarafının kalmadığını, onun için yıl sonuna kadar anlaşmaya varılabileceğinden bahsedilebilindiğini kaydetti.

Eroğlu, BM Genel Sekreteri ve Kıbrıs'taki temsilcisinin yıl sonuna kadar anlaşma olması beklentisini ifade etmesinin, hem cesaret verici olduğunu, hem de karşı tarafın bir anlaşmaya varma niyetinde olup olmadığını ortaya çıkarması bakımından önemli olduğunu söyledi.

KKTC Cumhurbaşkanı Eroğlu, KTHY'nin yaşadığı sorunlarla ilgili bir soru üzerine, bir yıldır havayollarını kendi ayakları üzerinde tutma uğraşı içinde olduklarını belirterek, bu konuda sıkı bir çalışma içinde olunduğunu bildirdi.

Stratejik ortaklık arayışı ile yola çıkıldığını ifade eden Eroğlu, daha sonra ortak işletme çerçevesinde bazı havayollarıyla görüşüldüğünü, bazı sendikaların tekliflerinin olduğunu söyledi. Eroğlu, son bir değerlendirme yapıldıktan nihai bir karara varılabileceğini ifade etti.

 

"Türkiye, sonuna kadar Kıbrıslı kardeşlerinin yanında olacaktır"

''Türkiye, sonuna kadar Kıbrıslı kardeşlerinin yanında olacaktır. Ana vatan daima yavru vatanın yanında olacaktır'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, bunu bütün Kıbrıs Türklerinin bilmesini istediğini söyledi. Gül, şöyle konuştu:

''Maddi ve manevi her sahada onların güvenliği, refahı bizim için çok önemlidir. Akdeniz'in bir barış adası haline gelmesi, bizim büyük vizyonumuzdur. Bu vizyonu, çerçevesi içerisinde garantör ülkeler olarak Türkiye ile Yunanistan ve Kıbrıs'ın tamamı, hep beraber, Doğu Akdeniz'i çok büyük bir işbirliği alanı haline getirebiliriz.
Bu anlamda herkese görev düşmektedir. Avrupa Birliği'ne (AB) büyük görev düşmektedir. AB üzerine düşen sorumlulukları, en iyi şekilde yerine getirmelidir ve bu problemin ileride AB'nin, büyük vizyonunu, stratejik konularını yeri geldiğinde nasıl zehirlediğini de görmek durumundadır. O bakımdan bu meselenin çözümü için herkes elinden geleni yapmalıdır. Türkiye'nin vizyonu gayet açıktır. KKTC de tüm iyi niyetini çözümle, diyalogla, problemlerin çözümü yönünde net adımları atmaktadır. Ümit ediyorum ki, bu hem Kıbrıs Rumları, hem de bütün dünya tarafından iyi şekilde anlaşılır ve hep beraber iyi neticeye varırız.''


''Heyetin arkasındayız''

Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, ''Türkiye Cumhuriyeti, BM parametreleri altında yer alan, iki toplumlu, iki bölgeli ve siyasi eşitliğe dayalı federasyon temelinde tek egemenliğe nasıl bakıyor?'' şeklindeki soru üzerine, müzakereleri Derviş Eroğlu'nun yürüttüğünü, özel temsilcinin de Eroğlu'na yardımcı olduğunu söyledi.

''Ben doğrusu burada teknik konulara girmek istemedim. Çünkü bu müzakere safhasının ve müzakere sürecinin meseleleridir'' diyen Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu:

''(Çözüm oldu) dendiğinde problem yaşanmamalı ve bu çözüm de kalıcı bir çözüm olmalıdır. Beraber yaşanabilir bir çözüm olmalı. Bu çözüm artık bütün tereddütleri, istikrarsızlığı gidermeli, Kıbrıs Türklerinin de Kıbrıs Rumlarının da gelecekle ilgili herhangi bir güvenlik kaygıları olmamalı. Bunun parametreleri, çok ana parametrelerle bellidir. Bunun müzakerelerini heyet yürütmektedir, Sayın Cumhurbaşkanı yürütmektedir. Biz de bu heyetin arkasındayız. Bir garantör ülke olarak bu heyetin arkasındayız ve her türlü yardımı yapmaya da hazırız, yapıyoruz.
Tekrar söylemek isterim, vizyonumuz gayet açıktır, bunu her ortamda söylüyorum, Türkiye, Yunanistan, ikisi de garantör ülkedir. Ve Ada'nın tamamını, bütün Doğu Akdeniz'i bir işbirliği alanı haline getirebiliriz. Bunun için uğraşmamız lazım. Ama bunun olması için işte gerçekçi, Ada'nın bütün gerçeklerini dikkate alan kapsamlı bir çözümün de karşılıklı yapılması gerekir.''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir başka gazetecinin, ''Yıl sonuna kadar bir çözüm sağlanamazsa bir B planınız var mı?'' sorusu üzerine de, ''BM Genel Sekreteri de aslında raporunda zamanın aleyhe çalıştığını söylüyor. Yani, müzakereler, 2010, 2012, bir 5 sene daha, onun cumhurbaşkanlığı, bunun cumhurbaşkanlığı dönemi, bunlar böyle olmaz. Bunun bir çizgisinin olması gerekir. Arzu ederdik ki, geçen sene bu iş bitsin, bitmedi. Bu sene bitmesi gerekir'' dedi.

KKTC'nin bütün iyi niyeti ve rasyonel davranışını bütün dünyaya gösterdiğini dile getiren Gül, Eroğlu'nun ne konu varsa görüşülmesini, konuşulmasını istediğini, en zor konuları görüşmeye başladığını, KKTC'nin bu cesareti gösterdiğini söyledi.
''Dolayısıyla karşı taraf da aynı cesareti göstermeli ve neticeye hedefli bir süreç olmalı'' diyen Gül, şunları kaydetti:

''Eğer bu böyle olmazsa, sorumluluğun nasıl olduğunu, nerede olduğunu, uluslararası camia, BM, özel temsilci, genel sekreter, Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri, bütün bunlar görüyorlardır. Eğer bir netice çıkmazsa, şüphesiz ki KKTC kendini ispatlamış bir ülkedir, kendini ispatlamış bir demokrasisi vardır. Ekonomisi giderek güçlenmektedir. Türkiye her türlü desteği vermeye devam edecektir. Ayrıca, gördünüz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Avrupa hukuku. Bu hukukun içerisindeyiz hepimiz. Onlar da verdikleri kararlarla KKTC'nin taşınmaz mallarla ilgili kurduğu komisyonun bir iç hukuk düzeni olduğunu ve bunun geçerli olduğunu, bunu onaylamışlardır. Bu süreçte, KKTC kendi üzerine düşeni yapacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de her türlü desteği sonuna kadar KKTC'ye vermekte geri kalmayacaktır. Maddi, manevi, diplomatik, her türlü desteği...''
Toplantıda Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, KKTC Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün ve öteki yetkililer de hazır bulundu.