Anadolu yersincabı biyoçeşitlilik projesi

Anadolu Grubu, biyoçeşitliliğin korunması hedefleri kapsamında, Anadolu yersincabı türünün neslinin devamına katkı sağlayacak bir proje yürütüyor.

27 Nisan 2021 Salı, 15:11
Anadolu yersincabı biyoçeşitlilik projesi
Abone Ol google-news

Anadolu Grubu,  çevre politikası kapsamında önemli bir yere sahip olan biyoçeşitlilik alanında Hatay Tabiatı Koruma Derneği ile iş birliği yaparak, Anadolu yersincabı türünün korunmasına ve neslini sürdürmesine katkıda bulunmak üzere bir biyoçeşitlilik projesi yürütüyor.

Biyoçeşitlilik ve ekolojik dengenin sağlanması açısından çok önemli bir tür olan ve popülasyonu giderek azalan Anadolu yersincabı, Uluslararası Doğa Koruma Birliği’nin (IUCN) kırmızı listesinde “tehlikeye yakın”’ kategorisinde sınıflandırılıyor. Konya Karapınar’da yürütülen ekolojik araştırmalarda 350 birey Anadolu yersincabının tespit edildiği proje ile biyoçeşitliliğin yanı sıra toprak, su ve diğer doğal kaynakların korunması ve daha verimli kılınması amaçlanıyor.

‘BİYOÇEŞİTLİLİK, GEZEGENİMİZ İÇİN BİR YAŞAM DESTEK SİSTEMİ’

Anadolu Grubu İcra Başkanı Hurşit Zorlu, başlıca faaliyet alanları olan bira, meşrubat, perakende ve tarım sektörlerinde sürdürülebilirliğin ve biyoçeşitliliğin korunmasının birbiriyle doğrudan ilişkili olduğu bilinciyle hareket ettiklerini söylüyor. Zorlu, biyoçeşitlilik alanında uluslararası organizasyonlar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte çalışarak yerel ekosistemleri geliştirmeye yönelik faaliyetler yürüttüklerini söyledi ve şöyle devam etti:

“Biyoçeşitlilik, gezegenimiz için bir yaşam destek sistemi. Dünya nüfusu gittikçe artıyor ve geçim kaynaklarımız gezegenimizin biyolojik çeşitliliğine bağlı. Hiç şüphe yok ki ekosistemler, türler ve genler eskisine nazaran daha hızlı kayboluyor veya zarar görüyor. Bu kayıplar, gezegenimizin doğal zenginliğini ve yaşamın sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Doğaya yapılacak en önemli yatırımın biyolojik çeşitliliği muhafaza etmek, nadir ve tehdit altındaki türleri, canlı popülasyonlarını ve doğal alanları koruma altına almak olduğuna inanıyoruz. Bizler, iş dünyası olarak biyolojik çeşitliliğin korunmasında hayati ve olumlu bir rol oynayabiliriz. Anadolu Grubu olarak bu alandaki sorumluluğumuzu yerine getirmek için çalışıyor ve şirketlerimizin faaliyet gösterdikleri sektörlerle ilişkili biyoçeşitlilik çalışmaları hayata geçiriyoruz”


EKOLOJİK DENGE İÇİN ÖNEMLİ BİR TÜR

Dünya üzerinde çok sınırlı bir yaşam alanına sahip olan ve daha çok Anadolu’da yayılım göstermesinden dolayı Anadolu yersincabı adını alan bu tür, özellikle İç Anadolu bozkırlarında, yer altında yaşayan bir kemirici tür. Anadolu yersincabı habitatının bozulmasının türe yönelik en önemli tehdit olduğunu dile getiren Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Konya Karapınar’da gerçekleştirilen ekolojik araştırma çalışmalarında, düzlük bozkır ve tepelik olmak üzere 15 farklı alanda yaklaşık olarak 350 birey Anadolu yersincabının varlığı tespit edildi. Anadolu yersincabının soy devamlılığı, insan kaynaklı nedenlerle yaşam alanlarının tahrip edilmesi, bozulması ve parçalanması sonucunda ciddi tehlike altında. Anadolu yersincapları, bulundukları alandaki ekosistemin doğallığının, olgunluğunun, zenginliğinin ve sağlıklı işleyişinin göstergesi olan bayrak türlerden biri. Bitki popülasyonunu dengede tutuyor ve toprağın havalanmasını sağlıyorlar. Gömdükleri kabuklu yiyeceklerle yörenin bitki çeşitliliğini zenginleştiriyor ve  bu sayede daha iyi bir toprak yapısının oluşmasını sağlıyorlar. Bu açılardan bakıldığında ekolojik dengenin sağlanmasında oldukça önemli bir role sahip olan bu türün korunması hayati bir mesele. Karapınar, Anadolu yersincaplarının dünyada yoğun olarak varlık gösterdiği az sayıda bölgeden biri. Projemizle bölgede yaşayan insanlara, Anadolu yersincaplarının burada olmasını bir şans ve fırsat olarak gördürecek bir bilinç aşılamayı hedefliyoruz. Böylece türün, ülkenin korunması gereken doğal bir varlığı olarak değerlendirilmesini sağlamak istiyoruz. Çeşitli yapılaşmaların, yol çalışmalarının, ağaçlandırmaların ve tarımsal faaliyetlerin, türün varlığını gözetecek şekilde yürütülmesi için öneriler oluşturuyoruz. Ayrıca türe yönelik diğer tehditlerin önüne geçilmesi için bilinçlendirme çalışmaları yürütüyoruz.”