ARTER’de Özgürleştiren İnsansız Mekânlar

Arter’de 16 Mart -15 Temmuz tarihleri arasında izlenebilecek ressam Can Aytekin’in “Boş Ev” ve mimar Ali Mahmut Demirel’in “Ada” isimli eşzamanlı kişisel sergileri açıldı.

20 Mart 2018 Salı, 21:09
Abone Ol google-news

Arter’de 16 Mart -15 Temmuz tarihleri arasında izlenebilecek ressam Can Aytekin’in “Boş Ev” ve mimar Ali Mahmut Demirel’in “Ada” isimli eşzamanlı kişisel sergileri açıldı. İki serginin “boş ev” gibi seçilen kavramları, yerleştirmesi bire bir aynı değil ama birçok ortaklıklar var. Her iki sergide çelişkiler barındırsa da insan faktörü ortadan kalktığında mekânların özgürleştiğini düşünüyor.

Aytekin’in ‘Boş Ev’i

Arter’in ilk iki katında yer alan Can Aytekin’in “Boş Ev” sergisi maketten yola çıkıyor, üç boyuttan iki boyuta uzanıyor. Eda Berkmen’in küratörlüğünü yaptığı sergide Aytekin, “Boş Ev” maketini de ortaya koyarak her türlü detaydan, eşyaların ağırlığından ve yaşamsal gereksinimlerin kalabalığından arındırılmış bir evin bölümlerini tuvallere taşıyor. Resimlerin çıkış noktası Aytekin’in geçmişinde var olmuş dede evi. Bu ev, sanatçının belleğinde sergi mekânının da dahil olduğu türlü benzer mekânlarla iç içe geçtikten sonra en yalın, en temel haliyle tuvale aktarılıyor, başka mekânları, anıları, hayalleri çağrıştırıyor. Sergide sanatçının 2005’ten sonra ürettiği beş seriden, “Boş Ev” Ie ilintili, farklı tekniklerin öne çıktığı bir seçki de yer alıyor. Berkmen’in sergi kataloğunda betimlediği, Aytekin’in yapıtları esas olarak sonuçla değil, sürecin kendisiyle ilgili. Değişim, dönüşüm ve belirsizliğin yaşamın tam da özü olduğu fikrine dayanıyor.

‘Post-Apokaliptik Ütopyalar’

Arter’in ikinci katında, Başak Doğa Temür’ün küratörlüğünü yaptığı Ali Mahmut Demirel’in İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Ada” yer alıyor. Sergide, “Post-Apokaliptik Ütopyalar” başlıklı yeni video serisi “Kuyu”, “Fabrika” ve “İskele” ile ilk deneysel video çalışmalarından “Hortum” bir arada sergileniyor. “Post-Apokaliptik Ütopyalar” Demirel’in insan referansı ortadan kalkınca mekânı nasıl algılayabileceğimize ilişkin yaptığı denemelerden doğmuş, terk edilmiş yapıları gözlemlediği bir seri. “İskele” (2015) Hollanda’da 1959-2013 yılları arasında faal olmuş bir eğlence ve dinlence tesisinde; “Kuyu” (2017) Bodrum’da, Turgutreis sırtlarında yer alan, 19. yu¨zyıldan kalma bir sarnıçta; “Fabrika” (2018) 1903’ten 2000’lerin başına kadar Detroit’te faaliyet göstermiş bir fabrikada çekilmiş. “Kamera aracılığıyla yapıyla diyaloğa girmeye çalışıyorum, orda var olmaya veya varlığımı unutarak onun bir parçası olamaya çalışıyorum” diyen Demirel, tasarladığı müziğin de yardımıyla ütopyaları izleyiciyle paylaşıyor. Arter işbirliğiyle 37. İstanbul Film Festivali’nde Demirel’in “Post-Apokaliptik Ütopyalar” serisinin esin kaynağını oluşturan The Last of England (Derek Jarman), Stalker (Andrei Tarkovsky) ve Kuyu (Metin Erksan) filmleri yer alacak.