AYM: Yaşama tehdit değilse ateş etmeyin

İran sınırında dur ihtarına uymayanlara ateş açılması davasında AYM içtihat niteliğinde bir karar verdi: “Yaşadığı köye giden kişinin yaşamını tehlikeye düşürmeyen başka önlemlerle yakalanması mümkün.”

05 Kasım 2019 Salı, 22:31
AYM: Yaşama tehdit değilse ateş etmeyin
Abone Ol google-news

Anayasa Mahkemesi (AYM), güvenlik güçlerinin ‘dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle kaçan araçlara ateş açmasıyla ilgili içtihat niteliğinde bir değerlendirme yaptı. AYM, İran sınırında kaçakçı olduğu düşünülerek, dur ihtarı yapılan ve buna karşın kaçan kamyonete ateş edilmesi, içerisindeki 10 yaşındaki çocuğun atılan taşla yaralanması olayında askerlere verilen takipsizlik kararını kaldırdı. 

Van’ın Çaldıran ilçesinde bulunan Yavuz Selim Hudut Karakolu’nda görevli askerler, 15 Eylül 2011’de saat 03.00 sıralarında askeri yasak bölgede bir kamyonet ile bir minibüse kaçak eşya yüklendiğini tespit etti. Askerleri fark eden kaçakçılar bölgeden uzaklaşırken, içlerinden birisi av tüfeği ile ateş açtı. Kamyonetin Sarıçimen köyüne doğru kaçmaya başladığını gören askerler, diğer karakoldaki askerlere haber verdi. Saat 04.00 sıralarında ise komşusunun kaybolan koyunlarını aramak için dışarı çıktığını savunan Nezir Depren’in kullandığı ve içinde 10 yaşındaki yeğeni A.D.’nin olduğu kamyonet, köye doğru giderken, askerler tarafından durdurulmak istendi. Kamyonet durmayınca, keskin nişancı tüfeği ile ateş edildi, askerlerin attığı bir taş ise camı kırarak çocuğun başına çarptı. A.D. bu nedenle baygınlık geçirdi. Kamyonet, köye doğru yoluna devam etti. Depren’in şikayeti üzerine açılan soruşturmada askeri savcılık, 12 asker için takipsizlik kararı verdi. Kamyonetten askerlere ateş açıldığı savunulan kararda, askerlerin silah kullanma yetkisini kullandığı belirtildi. 

DOSYA YENİDEN AÇILDI

AYM ise Depren’in başvurusu üzerine soruşturmanın eksik yapıldığına karar verdi. AYM, kapatılan soruşturma dosyasının yeniden açılmasına ve başvurucuya 36 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Kararda, olayı aydınlatabilecek ve sorumluların tespitine yarayabilecek bütün delillerin toplanmadığı, soruşturmanın makul bir özenle yürütülmediği vurgulandı. Başvurucunun işlediği düşünülen kaçakçılık suçunun başkalarının hayatı veya vücut bütünlükleri yönünden tehlike doğurmadığının dikkate alındığını belirten AYM, “Bu durumda dur ihtiranı uymasa bile yaşadığı köye doğru giden başvurucunun yaşamını tehlikeye düşürmeyen başka tedbirlerle de yakalanmasının mümkün olup olmadığı hususları değerlendirilmemiş, yalnızca olaya karışan askerlerce tutulan tutanaklar ve bu tutanaklar doğrultusunda verilen beyanlar nazara alınmıştır. Bu itibarla soruşturmada varılan sonucun elde edilen tüm delillerin kapsamlı, nesnel ve tarafsız bir analize dayandığını söylemek mümkün değildir” değerlendirmesi yapıldı.