Bakan Ergin'den, muhalefete eleştiri

Adalet Bakanı Sadullah Ergin, ''Dünyanın neresinde bir anamuhalefet partisi lideri, referanduma gidecek bir değişiklik için 'mahkemeye gideceğim' diye peşinen irade beyan etmiştir?'' dedi.

27 Nisan 2010 Salı, 18:55
Abone Ol google-news

TBMM Genel Kurulu'nda, Anayasa değişikliği teklifinin HSYK'nin yapısıyla ilgili 23. maddesi üzerinde konuşan Ergin, HSYK'nin yapısıyla ilgili yüksek yargı organlarının başkanları, ilerleme raporları ve istişare ziyaret raporlarında eleştiriler yapıldığını kaydetti.
Getirilen teklif hakkında ''bize sorulmadı, bize danışılmadı'' gibi şikayetlerin gündeme getirildiğine işaret eden Ergin, bunların doğru olmadığını söyledi. Yargı Reformu Strateji Belgesini hazırlarken tüm yargı paydaşlarıyla istişare ettiklerini, ortak toplantılar yaptıklarını, başsavcı ve adalet komisyonu başkanlarıyla çeşitli toplantılar yapıldığını kaydeden Ergin, ''En son Kızılcaham'da tüm paydaşlarla yapılan ve üzerinde ilkeler anlamında mutabakata varılan kurallar bir araya getirilerek Bakanlar Kurulunda kabul edildikten sonra Avrupa Komisyonuna takdim edildi'' dedi.

Yargıtay, Danıştay Başkanlığı ve HSYK üyelerinin resmi görüşlerini içeren dosyaları gösteren Ergin, şöyle konuştu:
''Teklifle, talepler içerisinde karşılanmayan bir tek husus vardır, Bakan ile Müsteşar kurulda bulunmasın. Biz, bu yapı içinde bugüne kadar Kurulun yapısına yönelik, hem Kurul hem de Bakanlığa getirilen eleştirilerin tamamına yakınını bu paketle karşılamışız. Bir tek Bakan ile Müsteşar'ın Kurul'a katılmaması yönünde, ilk 2-3 istişari ziyaret raporunda bu yönde görüşler var. Ama son raporlarda Bakan ile Müsteşarın kurulda kalmasına dönük görüşler de var.

HSYK'nın hazırladığı rapor var. Üyelerden Ali Suat Ertosun, 'çoğunluğun görüşüne katılmadığını, Adalet Bakanı Kurulda bulunmalı ve Kurulun Başkanı olmalıdır' demiş. Çünkü siyasetle yargı arasında bir irtibat kurmak, Parlamento ile yargı arasında irtibat kuracak bir siyasi makama ihtiyaç var. Parlamentoya karşı olan işlemlerden dolayı gidip hesap vermesi gereken bir muhatap lazım. Bunu belirtmiş. Kendisiyle yaptığımız Yargıtay Başkanımız, 'Müsteşar çıksın ama Bakan Kurulda kalabilir' demiş.''

Ergin, 2008 yılında Fransa Anayasası'nın değiştiğini hatırlatarak, ''Fransa Anayasası'nın yeni versiyonundaki modeline de varsanız, biz Adalet Bakanlığı olarak bu formüle de hazırız'' dedi.


''Pazarlık olmaz, müzakere olur"

Madde üzerinde milletvekillerinin sorularını da yanıtlayan Ergin, teklifi kamuoyuyla paylaştıktan sonra Meclis içinde ve dışındaki siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerine gittiklerini ifade etti. Ergin, ''Bu Parlamento çatısı altında her parti, Parlamento dışındaki siyaset kurumu ve sivil toplum örgütleriyle görüştük, görüşüyoruz, bundan sonra da görüşmeye devam edeceğiz. Ancak herhangi bir pazarlık söz konusu olmaz. Müzakere olur. Bizim getirdiğimiz teklife karşı başka bir teklifle gelinebilir'' diye konuştu.

2007 seçimlerinden önce ve sonrasında bütün zeminleri yokladıklarını anlatan Ergin, şöyle konuştu:
''Teklifi Meclise getirmeden önce de gruplarımızı ziyaret ettik. Biri grubumuz 'kapağını açmayız', bir diğeri 'gelip çaylarını içer giderler' dedi. Uzlaşı dediğiniz şey, karşılıklı iradelerin buluşabilmesidir. 'Ben görüşmem, paylaşmam' diyen bir yapıyla bunu yapma şansımız olamaz.

Adalet Bakanının 'Anayasa Mahkemesine gitmezseniz bu pakette değişiklik yaparız' gibi sözü olmamıştır. Orada gazetecinin sorduğu soruya cevap vermişimdir. Ama sizin anladığınız gibi konuşmuş olsam bile, peki dünyanın neresinde bir anamuhalefet partisi lideri, referanduma gidecek bir değişiklik için 'mahkemeye gideceğim' diye peşinen irade beyan etmiştir? Böyle bir anamuhalefet lideri var mıdır dünyada? Sayın Baykal, bugün grup konuşmasında 'sen ne hakla bize Anayasa mahkemesine gitmezseniz gitmeyin gibi telkinde bulunursun' diye ifade buyuruyor. Ben de aynı mantıkla şu soruyu soruyorum; Sayın Baykal 184 milletvekilinin iradesiyle Parlamentoya sunulan bir teklife hangi hakla 'şu maddeleri çıkartın' diye teklif yapabiliyorsunuz, öneri getirebiliyorsunuz?''


''Tasarıyla hakim ve savcıların tepesinde boza pişirilir"

CHP Mersin Milletvekili İsa Gök, eski Van Başsavcısı Ferhat Sarıkaya'nın meslekten ihraç edildiğinde HSYK'nın Başkanının Adalet Bakanı Cemil Çiçek olduğunu belirterek, ''Sizlerin imzasıyla oldu. Dünyanın neresinde bir Adalet Bakanı Erzincan Başsavcısı'nı arar da 'tutuklama yapma' diye talimat vermeye kalkar? Dünyanın neresinde Adalet Bakanı Sayın Cemil Çiçek, Kurul toplantılarını bloke eder ve 'benim istediğim Yargıtay, Danıştay üyeleri olacak' diye olay çıkarır?'' dedi.

Gök, Meclis Başkanı Şahin'i göstererek, ''Dünyanın neresinde Adalet Bakanı, Deniz Fenerinden dolayı 'Bizim çocukları salıverin' diye Alman Büyükelçisine ricada bulunur? Dünyanın neresinde bir Adalet Bakanı Müsteşarı, Beşiktaş Adliyesinin yan tarafında otelde, tutuklanacak insanlar için tutuklayacak sorgu hakim ve savcılarıyla görüşme yapar? Ama bunlar Türkiye'de oluyor. Bu tasarıyla yargının bağımsızlığı değil, hakim ve savcıların tepesinde boza pişirilir'' görüşünü savundu.

Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, Gök'ün kendisine yönelik sözleriyle ilgili olarak, Bakanlığı döneminde Alman Büyükelçisi'nin Antalya'da tutuklu bir Alman gencinin durumuyla ilgili olarak görüştüğünü belirterek, ''Kendisine, 'Sizde olduğu gibi biz de de yargı bağımsızdır ve talimatla hareket etmez' dedim'' diye konuştu.

Gök'ün ''Ben Alman yetkililerinin ifadelerine dayanarak söyledim'' demesine Şahin, ''Siz Türk yetkililerine mi Alman yetkililerine mi inanıyorsunuz?'' karşılığını verdi.