"Başbakan karpuz siyaseti yapıyor"

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Erdoğan'ın dün partisinin Meclis grubunda yaptığı konuşmaya tepki göstererek "Başbakan karpuz siyaseti yapıyor dışı yeşil, içi kırmızı" diye konuştu.

12 Ağustos 2009 Çarşamba, 09:56
Abone Ol google-news

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün partisinin Meclis grup toplantısında Kürt açılımı ve MHP'ye yönelik sözlerini değerlendirdi. AKP'nin 'Türk milletini inkar edip, milleti halklara bölme siyaseti' karşısında MHP olarak kararlı bir tutum sergilediklerini ifade eden Vural, Başbakan'ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye 'acımasızca saldırıda' bulunduğunu söyledi. Bahçeli'yi 'sorunun parçası olarak gösterenlerin aslında sorunun kendisi' olduğunu belirten Vural, "MHP olarak bu milleti çözdürmemeye, bin yıllık kardeşliği bozdurmamaya kararlıyız. Ne günahımız var, bu milletin kardeşliğini sevmek suç mu, kurşun sıkanlarla mücadele edelim demek suç mu? Bu ülkeyi birbirini anlamaz hale getirmeyin demek suç mu? Herkes kendine gelsin" dedi.


"AKP grubu ağlama duvarına döndü"

Başbakan Erdoğan'ın 'kardeşlik projesi' adı altında 'düşmanlık projesi'ne kılıf oluşturmak için 'anaların gözyaşı olmasın' dediğini savunan Vural, şöyle konuştu:
"AKP grubu ağlama duvarına döndü. Hamaset ve gözyaşlarıyla, projelerine ambalaj oluşturuyor. Bu gözyaşları keşke inançlar hortumlandığında aksaydı. Başbakan anaların gözyaşı üzerinden, kan üzerinden siyaset yapıyor. Başbakan şehide 'kelle' dediğinde, 'askerlik yan gelip yatma yeri değil' dediğinde neredeydiniz? Bu coğrafyada milyonlarca ananın gözyaşı var. Başbakan'a Anadolu ruhunu hissetmesini, bu topraklar nasıl vatan yapılmış bunu iyi hissetmesini tavsiye ediyorum."


"Şehitliğin hiçbir anlamı yok mu?"

Başbakan Erdoğan'a "Şehitliğin hiçbir anlamı yok mu, onlar sadece ölü mü? 'Şehitlere ölü demeyin' diyen Bakara Suresi'nin anlamı yok mu?" sorusunu yönelten Oktay Vural, "Teröristle şehitlere aynı mertebede tutmak nasıl bir anlayış Sayın Başbakan. Grup konuşmasında 'iki taraf' diyor. Terör örgütüne taraf diyor. Bir başbakan terörle mücadele edenlerin yanında değilse kimin yanındadır?" diye konuştu.


"Sen bedel ödeyeceksin de bu millete ödetmeyeceğiz"

Erdoğan'ın Kürt açılımı konusunda gittiği yolun Türk milletinin yolu olmadığının farkında olması gerektiğini kaydeden Vural, Başbakan'ın 'bedel ödemeye hazır oldukları'na ilişkin sözlerine de "Sen zaten bedel ödeyeceksin de biz bu millete bedel ödetmeyeceğiz. Sizin yaptığınız hataların bedelini siz ödeyeceksiniz ama bu millete bedel ödettirmeyeceğiz. Siz dönüşmüş olabilirsiniz ama bu milletin milli kimliği ve kültürü değişmez" karşılığını verdi.


"Erdoğan'ın konuşması Yeşilçam retoriği..."

Başbakan'ın yaptığı konuşmalarda sürekli geçmişi karaladığını ve kendi dönemini aklamaya çalıştığını öne süren Vural, Erdoğan'ın geçmişle hesaplaşma anlayışında hep 'Cumhuriyetle hesaplaşma ' olduğunu savundu. Erdoğan'ın dün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmayı "Yeşilçam retoriği" olarak da nitelendiren Vural, Erdoğan'ın hem 'bin yıllık kardeşlik'ten bahsettiğini hem de yürüttükleri projenin 'kardeşlik projesi' olduğunu söylediğini kaydeden Vural, "Kardeşlik varsa bugün ne yapmak istiyorsunuz? Bu Karpuz siyasetidir. Dışı yeşil, içi kırmızı. Muhafazakarız diyenler inanç hortumculuğu yapıyorlar, milliyetçiyiz diyenler milli kimliği ve kültürü bozuyor. Tam bir münafık siyaset. Sayın Başbakan ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün" diye konuştu.


"Başbakanlık sıfatını bıraksın da konuşsun"

Başbakan Erdoğan'ın yaptığı konuşmada, harçları protesto eden öğrencilere adap dersi verdiğini de hatırlatan Vural, "Başbakan herkese adap dersi veriyor. 'Artistlik yapma', 'ananı da al git' derken, şehide 'kelle' dersen, işadamlarına 'alışmış kudurmuştan beterdir' derken, sen ne yapıyordun? Başbakan'a tavsiyem yaptığı konuşmalarda, başbakanlık sıfatını başbakanlıkta bıraksın. Yoksa Türkiye Cumhuriyeti başbakanı gibi hitap etsin. Herkese hakaret ediyor. Sen kimsin. Bu millet senin hakaretlerini dinlemek için mi sana oy verdi. Başbakan bu konuşmaları yaparken başbakanlık sıfatını bıraksın da konuşsun" dedi. Konuşmasında, İçişleri Bakanı'nın CHP ve MHP dışında yürüttüğü Kürt açılımıyla ilgili görüşmeleri de eleştiren Vural, "Sayın Bakan bu devletin projesi diyor. Ancak yanında AKP yöneticileri var. Madem devlet projesi AKP yöneticilerinin ne işi var? Bu devleti, parti devleti gibi gören bir siyaset anlayışının sonucudur. Bu proje doğrudan doğruya AKP'nin parti çalışmasıdır" dedi.


"Başbakan'ın kendisi eğri milleti de eğri sanıyor"

Vural, Başbakan Erdoğan'ın isim vermeden kendisine yönelik 'edep dışı bir üslup kullandığı' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine "Edepten bahseden sayın Başbakan mı? Takdiri size bırakıyorum?" dedi. Milli terbiye ve aile ahlakına sahip olduğunu kaydeden Vural, "Başbakan karnından konuşmasın. Açıkça yüreklice çıksın söylesin, ben ne söylemişim, ne yapmışım? Başbakan kendisi eğri. Kendisini düzeltse milleti de düz görecek. Ancak kendisi eğri olduğu için milleti de eğri görüyor" dedi.


"Dağdakileri AKP listesinden milletvekili yapın"

Vural, AKP Adana Milletvekili Dengir Mir Mehmet Fırat'ın "200 PKK'li dışındaki dağdaki PKK'lilerın affedilmesi" yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine "Bunların çözüm dedikleri husus belli. PKK ile mütareke, müzakere ve af getirmektir. Öcalan'lı açılım diyenler AKP'li milletvekilleri değil mi? İmralı muhatap alınmalı diyenler AKP'li milletvekilleri değil mi? Emine Ayna ile ne farkları var bunların? Bu da diyor ki; 200 tane hariç affedin. Tatile göndersinler millet parasıyla, onu da teklif ederler. İspanya'yı tatile gönderin bunları, çok yoruldular dağda. Herhalde bunu teklif edecekler. Madem bu kadar açılıp saçılıyorken AKP, madem çok demokratiksiniz, o halde getirin onları AKP listesinden milletvekili yapın. Çok daha demokratik olursunuz. Herhalde bunu da önereceklerdir diye düşünüyorum. " şeklinde konuştu.


"Arınç Aydınlar'ı anarken salavat getirsin"

Vural, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın kendisine yönelik "Nerelisin diye sorsanız Tilloluyum der" şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:
"Diyarbakır doğumluyum. Asıl nüfusum Siirt. Köyü de Aydınlar. Allaha şükür bu coğrafyayı vatan yapan bir ecdadın evladıyım. Türk milletinin bir evladıyım. Sayın Arınç'ın o yörenin ismini ağzına alırken Salavat getirmesinde fayda var. Ne olacak, Norşin dedi, Diyarbakır'a Amed mi, Hakkari'ye Çölemerik mi diyecekler? İstanbul'a Konstantinapolis, İzmir'e Smryna mı diyecekler? O zaman çok mu demokratik olacaklar?"

 

Erdoğan'a DTP sorusu

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Meclis Başkanlığı'na sunduğu soru önergesinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 5 Ağustos 2009'da DTP eşbaşkanlarıyla bir görüşme yaptığını ve 'Başbakan' sıfatıyla görüşmediğini belirttiğini hatırlattı. Erdoğan'ın yaptığı görüşmeye İçişleri Bakanı'nın da danışman sıfatıyla katıldığını belirten Vural Başbakan Erdoğan'a şu soruları yöneltti:
"PKK'ye terör örgütüdür demedikçe DTP ile görüşmem demenize rağmen bu görüşmeyi yapmış olmanıza yönelik bir eleştiriyi bu seferde ben DTP ile Başbakan sıfatıyla 'görüşmedim' demek suretiyle cevaplamayı da düşünüyorsunuz? Sizce böyle bir cevap milletimizi tatmin edecek midir? Bu görüşmede Başbakan sıfatınızı kullanmadığınızı ifade etmenize rağmen bütün basın organlarında 'Başbakan Erdoğan'ın yaptığı görüşme' olarak yer almıştır. Bu ifadeyi kullananlar hakkında tekzip metni gönderdiniz mi? Başbakanlık sizin şahsınıza verilmiş olduğuna göre Başbakanlık sıfatını şahsınızdan nasıl ayırıyorsunuz? Başbakan sıfatını bugüne kadar hangi hallerde kullanmadınız? İçişleri Bakanı ne zamandan beri danışmanınız olmuştur? Bunun hukuki bir dayanağı var mıdır? Bu görüşmede başbakan sıfatını kullanmadığınıza göre Başbakanlık müşaviri Yalçın Akdoğan hangi sıfatınızla beraber bu toplantıda olmuştur? Başbakan'ın olmadığı yerde 'Başbakanlık Müşaviri'nin görevi ne olmuştur?"