"Başbakan yanılıyor! Nüfusumuz azalmıyor"

Türk Tabipleri Birliği (TBB), İşsizlik ve eğitimsizlik düzeylerinin yüksek, üreme sağlığı hizmetlerine erişimde birçok eşitsizliklerin olduğu Türkiye'de, Başbakanın üç çocuk istemesinin yanlış olduğunu belirtti.

14 Mayıs 2010 Cuma, 09:28
Abone Ol google-news

TBB tarafından yapılan yazılı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın en az 3 çocuk söylemi eleştirilerek, "Başbakan'ın herkes üç çocuk yapsın önerisi babaca bir nasihat mi yoksa Türkiye'nin önümüzdeki en az 30 senelik geleceğini değiştirecek önemli bir karar mı? Nüfusun kararlı duruma geldiği iddiasıyla Genel Sağlık Sigortası'nı yürürlüğe koyan imzayı atan bir Başbakan'ın doğurganlığın artışından ne gibi bir beklentisi olabilir?" soruları soruldu.

"Başbakan bu söylemin arkasında olduğunu hatta üç çocuk değil, en az üç çocuk istediğini kamuoyuyla paylaştı, her nikah şahitliğinde de vurgulayacak gibi duruyor" ifadesinde bulunulan açıklamada, "Anlaşıldığı üzere üç çocuk devlet politikası haline getirilecek. Nitekim Kırıkkale Valisi üç çocuk yapma şartıyla yoksullara ücretsiz gelinlik dağıtacağını açıkladı" denildi.

Türkiye, aile planlaması konusunda yürütülen çalışmalar sonucunda 45 yıl gibi bir zaman diliminde toplam doğurganlık hızını yüksek doğurganlık hızı olan 5 çocuktan, nüfusun kendini yenileyecek düzey olan 2 çocuğa hızla düşüren nadir ülkelerden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada şöyle devam edildi:

"Bu doğurganlıkla 2008 yılında 74,8 milyon olan nüfusumuzun 2025'de 87,8 milyon kişi olması beklenmektedir. 65 yaş üstü nüfusumuz da halen tüm nüfusun sadece yüzde 5,7'sini oluşturmaktadır. Türkiye nüfusunun yüzde 26,8'ini doğurgan çağda kadınlar oluşturmaktadır ve nüfusun yaklaşık yüzde 50'si de 25 yaş altındadır. Yani nüfusumuzun azalacağı öngörüsü doğru değildir. En az 30 sene daha istihdam ihtiyacı olan genç sayısı artacaktır."
 

Üç çocuk politikası ağır sonuçlar doğurur

Üç çocuğun devlet politikası haline gelmesinin öncelikle kadınlar olmak üzere tüm toplum üzerinde ağır sonuçlarının olacağı savunulan açıklamada, Türkiye'de ki araştırma kurumlarının yayınladığı verilere değinildi.

Doğurganlığın artmasının eğitim ve sağlık düzeyi göstergelerinde gerilemeye yol açacağı ifade edilen açıklamada şunlar kaydedildi:

"Türkiye Ulusal Anne Ölümleri Çalışması 2005'in bulgularına göre anne ölümlerinin yüzde 5'i gebeliği önleyici hizmetten yararlanamamaktan ötürü olmaktadır.
Türkiye'de 2009 TÜİK verilerine göre işsizlik tüm nüfusta yüzde 14, genç nüfusta ise yüzde 25,2. Kayıt dışı istihdam son iki yılda artmakta (yüzde 43) ve beş çocuktan biri de çalışmak zorunda kalmaktadır.
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün verilerine göre kadınların istihdamdaki payı yüzde 22'dir ve çalışanların da yüzde 64'ünün sosyal güvencesi yoktur. Çalışan kadınların yüzde 38'i ücretsiz aile işçisi olarak çalışmaktadır. Büyük çoğunluğu da bakım hizmetleri vermektedir. Uygulanan politikalar sonucu Türkiye toplumunun büyük kısmı artık kentte yaşamaktadır. Kentte üç çocuğun beslenme, barınma, eğitim masrafları daha yüksektir. Kreşler ücretli ve yüksek fiyatlıdır. Üç çocuk demek kadının çalışma ve sosyal yaşamdan soyutlanması, eve kapatılmasıyla eş anlamlı hale gelmektedir. Bu ise ailelerin daha da yoksullaşmasına yol açacaktır.
2008 Türkiye Nüfus Sağlık Araştırması'na göre Türkiye'de doğurgan çağdaki kadınların yüzde 26,9'u aile planlaması hizmetlerinden yararlanmamaktadır. Bu oran kırsal kesimde ve Doğu Anadolu'da yaşayan, eğitim düzeyi düşük kadınlarda daha yüksektir. Sağlıkta dönüşüm çerçevesinde uygulamaya konulan talep eksenli aile hekimliği modeli ise özellikle koruyucu sağlık hizmetlerini sunma konusunda yetersizdir."

"Türkiye'nin saygın araştırma kurumlarının yayınladığı veriler Sayın Başbakan'ın yanlış bilgilendirildiği ve yönlendirildiğine işaret ediyor" denilen TBB açıklamasına şöyle devam edildi:

" İşsizlik ve eğitimsizlik düzeylerinin yüksek, üreme sağlığı hizmetlerine erişimde birçok eşitsizliklerin olduğu ülkemizde kadınların önünde birçok engelin bulunduğu ülkemizde, Siirt'te tecavüz edilen kız çocuklarının töhmeti sosyal olamayan devletin üzerinde dururken Sayın Başbakan üç çocuk isteyemez, istememeli."