‘Beş Benzemez’in çağrısı...

Aşkın Güngör, ilginç buluşları da barındıran yeni bir maceraya çıkarıyor okurunu. Hem de içtenlikli, sımsıcak bir anlatımla... Ve ince bir derenin sessizliğiyle gıdıklayıp duruyor merakımızı.

26 Şubat 2021 Cuma, 00:02
Abone Ol google-news

Desen: MURAT SAYIN

Kitaplar bizimle daha kapaklarını açmadan konuşmaya başlarlar. Taşıdığı renk, adı, yazarı, kapak görseli, arka kapak yazısı... Öyle ki bu kısa konuşma bitmeden ayrıldığımız da olur kimi kitaplardan. Ömür boyu bağlanmalar -unutulmaz kapaklarla karşılaşsak da- epey sonradır. Aşkın Güngör’ün dizi macerasının üst başlığı, daha baştan başka bir yere, farklılıklarımızla güzeliz, değerliyiz oyununa çağırıyor. Sevmek için bile anlaşmanın gerekmediği şu dünyada arkadaşlık ve dayanışma için ille de tıpatıp benzerlikler aramanın anlamsızlığı ortada değil mi?

Çağıran, kucaklayan, merak uyandıran kapağı tıklatıp içeri girince Beş Benzemez’den Zırzır karşılıyor bizi. Tıpkı bir elin parmakları gibi birbirinden farklı arkadaşları, “hazırcevap, tatlı geveze Çeçe; dâhi ve obur Tontiş; ayrıntı uzmanı, karate ustası Çatçut; yarı Türk yarı Amerikalı Okyes”le bir solukta tanıştırıyor. Ekibin,kitaba dönüşmüş ilk macerası, Yerçekimi Hırsızı’nı da anımsatıyor.


BAŞKA PENCEREDEN BAKMAK

Okumaya durduğum her ne olursa olsun ille de aklıma “Sahi, şu gökyüzü altında söylenmedik söz, yazılmadık macera kaldı mı?” sorusu düşer. Sonra Hulki Aktunç’un, “Yazıyorum çünkü hâlâ yan yana gelmemiş kelimeler var.” dediğini anımsarım. Ardından Fethi Naci’nin “İnsan tükenmez.” seslenişi düşer benimle yola. Ve ardı ardına çevrilir sayfalar. Şimdi sırada yazarın tutkuyla ortaya koyduğu yolculuğa katılmak, onun merakına arkadaş olmak vardır.

Aşkın Güngör, Beş Benzemez’in ikinci macerası Dinozorlar Şehri’nde hepimizi; merakımızı diri tutmaya, çevremizde olup biteni merak etmeye, öğrenmekten yorulmamaya çağırırken kendimizi daha iyi tanımanın kestirme yolunun ancak farklı olan, farklı düşünen, başka pencerelerden de bakabilen dostlarımızın varlığıyla olası olduğunu alttan alta sezdiriyor.

Yazarın, sanatçının bizim için kurguladığı dünyanın sınır tanımazlığını anımsayarak Dinozorlar Şehri’nde bir gün kimi insanların dinoinsanlara dönüştüğünü, çevredekilerin de kısa sürede bu değişimi olağan karşıladığını söyleyelim. Böyle başlıyor macera ve iş yine başa (Beş Benzemez’e) düşüyor!

İYİ KİTAP, SORULARI ÇOĞALTIR

İnadım inat kişilere mi yakıştırırız “dinozor” lakabını? Peki, ne demektir dinozor? Nereden çıkıp gelmiş de konuk olmuş bizim eve?

Neden sürekli değişim içindeyiz? Ya olup bitene çabucak uyum sağlayıp geri adım atmalarımız? Kimi zaman hatalarımızı kabul etmemekte neden ayak diriyoruz? İnsan mıdır kötü olan?

Dinozorlar Şehri, her iyi kitap gibi çoğalttı sorularımı... Değilse yazar, kimi ilginç buluşları da barındıran yepyeni bir maceraya çıkarmıştı beni. Hem de içtenlikli, sımsıcak bir anlatımla... Elbette bütün bu sorular ve daha fazlası, inceden akan bir derenin sessizliğiyle gıdıklayıp duruyor merakımızı.

Beş Benzemez-Dinozorlar Şehri / Aşkın Güngör / Bilgi Yayınevi / 166 s. / 10+ / 2021.