Birinci Ergenekon davası yarın devam edecek

Birinci Ergenekon davasının görülmesine yarın 104. duruşmayla Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde devam edilecek.

23 Ağustos 2009 Pazar, 08:04
Abone Ol google-news

Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara ilişkin 8 sanıklı dava dosyasının birleştirilmesiyle 94 sanıklı hale gelen birinci Ergenekon davasının görülmesine, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yarın yapılacak 104'üncü duruşmayla devam edilecek.

Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen davanın 4 Ağustos'ta yapılan duruşması, 20 gün sonraya ertelenmişti.

Birinci Ergenekon davasının, İstanbul Cumhuriyet Savcıları Zekeriya Öz, Nihat Taşkın ve Mehmet Ali Pekgüzel tarafından hazırlanan, 450 klasörden oluşan 2 bin 455 sayfalık iddianamesinde, emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün, ''kişiyi, yerine getirdiği kamu görevinden dolayı tasarlayarak öldürmeye azmettirmek'' ve ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor.

Küçük'ün diğer suçlamalarla ilgili olarak da 194 ile 435 yıl arasında hapsi talep edilen iddianamede, Doğu Perinçek'in de ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor.

Perinçek'in TCK'nin 220. maddesinde yer alan ''örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır'' hükmü uyarınca ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevinden dolayı tasarlayarak öldürmek'' suçundan da ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen iddianamede, Perinçek'in diğer suçlamalara ilişkin de 192 ile 417 yıl arasında hapse çarptırılması talep ediliyor.

İddianamede, Küçük ile Perinçek'e ilişkin sevk maddeleri arasında Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kanunu'nun 73. maddesi ile Telsiz Kanunu'nun 32. maddesinin de bulunması dikkat çekiyor.

Diğer sanıklardan Cumhuriyet gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı İlhan Selçuk ile Kuvayımilliye Derneği Başkanı emekli Kurmay Albay Mehmet Fikri Karadağ'ın da ''cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi talep ediliyor.

İddianamede, Selçuk ve Karadağ ile eski İÜ Rektörü Kemal Yalçın Alemdaroğlu ve Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol'un da TCK'nin 220. maddesinde yer alan ''örgüt yöneticileri, örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan dolayı ayrıca fail olarak cezalandırılır'' hükmü uyarınca ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevinden dolayı tasarlayarak öldürmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapsi isteniyor.

Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin'in ''kişiyi yerine getirdiği kamu görevinden dolayı tasarlayarak öldürmeye azmettirmek'' ve ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek'' suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istenen iddianamede, bu sanıkların, diğer suçlamalara ilişkin olarak da 217 ile 500 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırılmaları talebinde bulunuluyor.

İddianamede, avukat Kemal Kerinçsiz'in de aralarında bulunduğu diğer 79 sanığın ise değişik suçlamalardan 1 ile 74 yıl arasında değişen hapsi isteniyor.


Danıştay'a saldırı davasında karar ve bozma

Birinci Ergenekon davasıyla birleştirilen Danıştay'a yönelik saldırıya ilişkin davaya bakan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, yapılan yargılama sonucu sanık Alparslan Arslan'ı, ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine yeni bir düzen getirmeye, fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'', ''Danıştay 2. Dairesi Başkanı Mustafa Yücel Özbilgin'i, tasarlayarak ve yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmek'' suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırmıştı.

Mahkeme heyeti, Osman Yıldırım, Erhan Timuroğlu ve İsmail Sağır hakkında da ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya, yerine yeni bir düzen getirmeye, fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek'' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş, cezalar TCK'nin 62. maddesi uyarınca müebbet hapis cezasına çevrilmişti.

Sanık Süleyman Esen de ''cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya ve yerine başka bir düzen getirmeye teşebbüs etmek amacıyla kurulan silahlı suç örgütünün üyesi olmak'' suçundan duruşmalardaki olumlu hal ve tavırları da göz önüne alınarak 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırılmıştı. Esen'e ayrıca, ''patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak'' suçundan 3 yıl 11 ay 15 gün hapis cezası verilmişti.

Sanıklar hakkında ''patlayıcı madde bulundurmak ve taşımak'', ''kişiler arasında korku, kaygı ve panik yaratacak şekilde patlayıcı madde kullanmak'', ''tasarlayarak ve yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüse yardım etmek'' suçlarından çeşitli hapis cezaları da veren mahkeme heyeti, sanıklardan Aykut Metin Şükre, Ayhan Parlak ve Salih Kurter'in de üzerlerine atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlarını kararlaştırmıştı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, temyiz incelemesinde, Alparslan Arslan'ın da aralarında bulunduğu 8 sanık hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen kararı oy birliğiyle bozmuştu.

Dairenin kararında, ''tüm dosya kapsamına göre, sanıkların mensubu bulundukları iddia edilen örgütün niteliği, atılı suçların vasfının belirlenmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi yönünden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan Ergenekon davası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunun iddia edilmiş olması karşısında, öncelikle davaların birleştirilmesinde zorunluluk bulunduğuna'' işaret edilmişti.