Gökçe, İzmir'in afetlerle mücadelesini ve kentsel dönüşümü anlattı

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, İzmir'de yaşanan deprem, sel felaketleri ve koronavirüs salgınına karşı Büyükşehir Belediyesi'nin yürüttüğü "kriz belediyeciliğini", katıldığı programda anlattı. Gökçe, deprem sonrası hızlanan kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin, "Kat sıkıştırma, emsal değişiklikleri gibi hak kaybına neden olan sorunları çözmek için Büyükşehir Belediye Meclisi pazartesi günü olağanüstü toplanacak" dedi.

27 Şubat 2021 Cumartesi, 18:08
Gökçe, İzmir'in afetlerle mücadelesini ve kentsel dönüşümü anlattı
Abone Ol google-news

İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Buğra Gökçe, TELE1'de yayınlanan "Ege'den Esintiler" programında, İzmir'in salgınla ve afetlerle mücadelesini ve deprem sonrası hız kazanan kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 

Salgın sürecinde İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı çalışmalara değinen Gökçe, "Koronavirüsle mücadele için tüm görev dağılımlarını yaptık. Strerilizasyondan maske dağıtımına kadar her alanda eksikleri tamamladık. Şuan maske sorunu yok ancak salgının ilk günlerinde maske bir sorunken maskematiklerle bu eksiği kapattık ve maskematikleri dünya literatürüne İzmir kazandırdı. Salgınla mücadele çalışmalarımız sürüyor." dedi. 

'DEPREME HAZIRDIK'

Gökçe, Büyükşehir Belediyesi'nin 30 Ekim'de meydana gelen deprem sırası ve sonrasındaki çalışmalarına ilişkin ise
"Deprem Afet toplanma alanlarımız belli, buralarda yapıya izin vermedik, ranta açmadık. Afetin ardından toplanılacak yerler hazırlandı. Çadırlarımız anında bu alanlara kuruldu.Depremin ilk günü 259 çadır kurduk. Daha sonra AFAD geldi ve AFAD da çok büyük bir efor sarf etti. Bu işler için ekiplerimiz daha önceden eğitim aldılar. İzmir'in toplanma alanları ve deprem sonrasındaki tüm organizasyonlara İzmir Büyükşehir Belediyesi hazırdı. Hazırlıklarımız, bizleri arayıp yardım etmek isteyen belediyelere örnek oldu. Türkiye'nin her yerinden yardım yağdı. Depremzedelere gıda yardımından sosyal - psikolojik yardıma kadar her şeyi organize ettik. Şuanda hâlâ bazı depremzede ailelerimizi tüm giderlerini karşılayarak Uzundere'deki konutlarımızda misafir ediyoruz." ifadelerini kullandı. 

SEL FELAKETİ

İzmir’de yaşanan sel felaketine değinen Gökçe, kentin en son 1995 yılında yaşadığı sel felaketinde 4 saat içinde metrekareye yaklaşık 100 kilogram yağış düştüğünü hatırlatarak, "Bu yağışta metrekareye 126 kilogram su düştü, bu çok ciddi bir rakam. Güzelyalı semtinde 150 kilogram yağdı ve tarihin en büyük miktarı” dedi. İklim krizine dikkat çeken Gökçe sel baskından doğan zararların telafisi için Büyükşehir Belediyesi'nin devrede olduğunu, gelecekte yaşanabilecek olası afetlere karşı ise çalışmaların sürdüğünü kaydetti. 

"BİR TEK UZAYLILAR GELMEDİ"

Afetlerle ve salgınla mücadelede Başkan Tunç Soyer’in tüm belediye çalışanlarını her zaman motive ettiğini anlatan Gökçe, “Başkan göreve geldiği günden bu yana bir tek uzaylılar gelmedi. Onun liderliğinde bu afetleri aşacağız. İzmir’de çok kuvvetli bir organizasyon çalışıyor. Deprem, tsunami, hortum gibi afet geldiği andan itibaren etkilerini kaldıracak kuvvetli bir kurumsal yapı ile çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.

KENTSEL DÖNÜŞÜM 

Kentte depremin ardından hızlanan kentsel dönüşüm çalışmalarına ilişkin Dr. Gökçe, "Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Bayraklı bölgesinde 7 yerde dönüşümün temelini attı. Diğer tarafta az hasarlı orta hasarlı binalarda yaşayan yurttaşlarımızın durumu var; çok sayıda konutta tedirginlik yaşıyorlar." dedi. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, kentsel dönüşüm çalışmalarını yüzde 100 uzlaşı anlayışıyla kendi yerinde yürüttüklerini dile getiren Gökçe, "Vatandaşlar tapuları belediyeye vermek suretiyle başvuruyorlar. Biz onların vekili olarak ihaleye çıkıyoruz. Bu konutları dönüştürüp noter huzurunda kura çekilerek teslim ediyoruz. Bu Türkiye'de eşi olmayan bir dönüşüm modeli." ifadesini kullandı.

MECLİS OLAĞANÜSTÜ TOPLANIYOR

Kentsel dönüşümle ilgili en önemli sorunlardan olan "kat sıkıştırma"lara ilişkin bilgi aktaran Gökçe, "Eskiden binaların yapımı sırasında yükseklik metre ile belirleniyordu. Bu nedenle yıkılan alanlarda 7 kat olmadı gereken binaları müteahhitler kat aralıklarını azaltarak her kattan 20'şer 30'ar santim çalarak 8 kat yapmışlar. Yasa daha sonra çıkınca metre/yüksekliğe göre değil kata göre sınır getirildi. Bu tür binaların dönüşümü sırasında vatandaşlar sorun yaşıyor. Müteahhitler de bu binaların yapımında ya daire elde edecekler ya da para almaları gerekiyor. Yeni yönetmeliğin getirdiği hak kayıpları var. Emsal değişiklikleri var. Tüm bu sebeplerden dolayı vatandaş dönüşüm sürecine girmez oldu. Bu ve benzer durumlar için Büyükşehir Belediyemiz bir çalışma yürüttü; komisyonlarımız hazırlandı. Bu pazartesi günü meclisimiz olağanüstü toplanıyor.  Yapı ölçeğinde yapılacak çalışmalarla daha az hak kaybıyla, daha kolay bir kentsel dönüşüm için çareleri Büyükşehir Belediyemiz tartışacak." diye konuştu.