Çalışma Bakanlığı'na mektup

DİSK, katılmama kararı aldığı yarınki Üçlü Danışma Kurulu toplantısına ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na bir mektup gönderdi. DİSK'in gönderdiği mektupta, "Üçlü Danışma Kurulunun bir işlevi kalmadı" ifadesine yer verildi.

18 Ekim 2011 Salı, 10:37
Abone Ol google-news

DİSK'in dün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına, Sendikalar Kanunu ve Toplu Sözleşme Kanunu Taslakları ile 19 Ekim Çarşamba günü yapılacak olan Üçlü Danışma Kurulu Toplantısı hakkında gönderdiği mektubun içeriği belli oldu. DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün ve DİSK Genel Başkan Yardımcısı İsmail Yurtseven'in imzası ile gönderilen mektupta, DİSK neden üçlü danışma kuruluna katılmadığı hususunda Bakanlığa bilgi veriyor.

Türkiye'de 24 Ocak 1980 Ekonomik Kararları'yla başlayan ve 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle kurumlaştırılan yapının, günümüze kadar varlığını sürdürdüğünün ifade edildiği mektupta, bu dönemde ucuz işgücü istihdamının temel gelişme politikası olarak belirlendiğine, Türkiye sanayisinin rekabet gücünün emeğin ucuzluğu üzerinden sağlandığına, bunun en temel aracının ise bugün de yürürlükte olan 2821 sayılı Sendikalar Kanunu ve 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt yasaları olduğuna işaret ediliyor.

Mektupta; Türkiye'de bu amaçla Toplu Sözleşme uygulamasının ve grev hakkının sınırlarının olağanüstü dar tutulduğuna ve bu nedenle 2821 ve 2822 sayılı sendikal yasaların sendika üyeliğine, sendikal faaliyetlere, toplu sözleşme düzenine, grev hakkının kullanmına ilişkin hükümlerinde Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) sözleşmelerine, sendikal özgürlüklerle ilgili evrensel kurallara ve Avrupa Birliği'ne üyelik koşullarına aykırılık gösteren çok sayıda düzenlemeye sahip olduğuna dikkat çekiliyor.
 

Gelinen nokta hayal kırıklığı

12 Eylül 2010 Anayasa değişikliklerinden sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Bilim Kuruluna hazırlattırılan ve uzun bir dönemdir Üçlü Danışma Kurulu'nun gündeminde bulunan Sendikalar Kanunu ve Toplu Sözleşme Kanunu görüşmelerinde, özellikle Toplu Sözleşme Kanununda gelinen aşamanın hayal kırıklığı yarattığının ifade edildiği mektupta, "Bu tasarılar Türkiye'nin günümüzde yaşadığı gelişmeleri ve karşı karşıya bulunduğumuz değişim ihtiyacını göz ardı eden bir anlayışla ele alınmaktadır. Özellikle Toplu İş Sözleşmesi yasa tasarısının bugünkü şekliyle yasalaşması halinde askeri cunta tarafından çıkarılan 2822 sayılı yasanın bir benzeri olmaktan başka sonuç yaratması mümkün değildir" deniliyor.

Anayasa değişikliğine rağmen; tek düzeyli toplu sözleşme düzeninin korunmasında direnerek konfederasyonların ve sendikaların çerçeve sözleşme, işkolu sözleşmesi yapma hakkını tanımayan, toplu Sözleşme hakkını; tüm işçilerin kullanabileceği bir hak olarak tanımlamayan, sendikal hak ve özgürlüklerin kullanılmasını engelleyen işkolu, işletme ve işyeri barajlarını koruyan; yıllarca süren yetki uyuşmazlıklarına çözüm getirmeyen; genel grev, hak grevi dahil bütün grev engellerini ve yasaklarını, grev ertelemelerini, zorunlu tahkimi koruyan; bir yasanın reform olarak nitelendirilemeyeceğinin altının çizildiği mektupta, ILO sözleşmelerine, Avrupa Sosyal Şartı'na ve Türkiye'nin sendikal hareketinin ihtiyaçlarına uymayan Sendikalar Yasa Tasarısı hükümleriyle Toplu İş Sözleşmesi Yasa Tasarısı'nın yetersiz olduğu, bu şartlarda yarın yapılması planlanan Üçlü Danışma Kuruluna katılmanın bir yararı bulunmadığı ifade ediliyor.
DİSK, iktidarı, Anayasa'nın 90. Maddesine uygun hareket etmeye, hükümet olarak yükümlülüklerini yerine getirmeye; Üçlü Danışma Kurulu'nun diğer bileşenlerini de uluslararası sözleşmelerle belirlenmiş ve Anayasa ile güvence altına alınmış haklara saygı göstermeye ve 12 Eylül yasaklarına karşı çıkmaya davet ediyor.