Cameron’lu Britanya AB’nin ‘taçlı belası’

Britanya’da yasama yılı, sembolik lider kraliçenin hükümetin yazdığı programı okumasıyla başladı. AB referandumu en çetrefilli madde.

28 Mayıs 2015 Perşembe, 11:50
Abone Ol google-news

Britanya’da 7 Mayıs seçiminden Muhafazakâr Parti’nin tek başına iktidar çıkması sonrası dün parlamento yeni yasama yılına başladı. Kraliçe 2. Elizabeth tarafından okunan hükümet programında Başbakan David Cameron, AB üyeliğiyle ilgili “çıkma-kalma” referandumu düzenleyeceğini doğruladı. Britanya’nın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne uyumunu sağlayan 1998 tarihli İnsan Hakları Yasası’nı iptal edip yerine Britanya Haklar Yasası çıkarma girişimi ise programda yer almadı. Bu konuda parlamentoda görüş alış verişi yapılacak.

AB’ye başağrısı

Yunanistan’ın Avro’dan çıkıp çıkmayacağı sorununu bile çözememiş AB için yeni başağrısı, Lordlar Kamarası’ndaki tahtta tacını takıp tören kıyafetini kuşanan 89 yaşındaki kraliçenin ağzından şöyle ifade edildi: “Britanya, AB ile ilişkisini yeniden müzakere edecek ve tüm üyelerin yararına olacak şekilde AB reformlarını devam ettirecek. Bunun yanısıra AB üyeliğinden çıkıp çıkmama konusunda en geç 2017 sonunda referanduma gidilmesini sağlayacak yasa hazırlanacak.”

Diken üstü

Yani Londra, 2017 sonuna dek AB, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden çıkıp çıkmayacağı konularında birliği diken üstünde tutacak. Cameron, Britanya’ya göçmen gelmemesi, AB vatandaşlarının eşit haklara sahip olmaması, AB içindeki seyahat serbestisinin Britanya’da uygulanmaması, emek ve finans piyasasında başına buyrukluk talepleriyle ilgili AB’den ödün koparırsa, referandumun AB’de kalmaktan yana sonuçlanacağı hesabı yapıyor. Ama kontrolü kaybeder ve aksi sonuç çıkarsa, bağımsızlık aşığı ve AB sevdalısı İskoçya’nın Birleşik Krallık’ı terk etmesinden AB’de yeni siyasi-ekonomik kriz çıkmasına uzanan felaketlere yol açabilir.

Britanya’daki kemer sıkma karşıtlarının protesto gösterileriyle karşıladığı hükümet programının ana hatları şöyle:

Sırada AB turu

“Gelir vergisi, KDV ve sigorta oranlarının artırılmasına 5 yıl yasak. Çocuklar için haftada 30 saat ücretsiz bakım. 12 milyar sterlinlik tasarruf kapsamında hane başı sosyal yardımların 26’dan 23 bin sterline inmesi. İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda’ya daha fazla yetki devri. Parlamentoda İngiltere ile ilgili yasalarda sadece İngiliz vekillerin oy kullanması.” Kraliçe’den sonra kürsüye çıkan Cameron, bugün hem AB referandumu yasasını sunacak hem de Paris, Varşova, Berlin turuna çıkarak AB reformları için pazarlığa başlayacak.

Monarşiden bağımsızlığın sembolü...



Londra’da her yasama yılındaki tören, Ada’nın yaşlı kıtadan apayrı bir dünya olduğunu ortaya seriyor. Dün Buckingham Sarayı’ndan atlı arabayla Westminster’daki tarihi parlamentoya gelip “Tanrı Kraliçeyi Korusun” milli marşı eşliğinde giren 2. Elizabeth ile eşi Edinburgh Dükü Philip, Lordlar Kamarası’ndaki tahtlara oturdu.

3 kez çalınan kapı

Ardından milletvekillerini Lordlar Kamarası’na Kraliçe’yi dinlemeye davete giden kraliyet temsilcisinin yüzüne Avam Kamarası’nın kapısı sertçe kapatıldı. Temsilcinin 3 kez daha çalması
üzerine kapı açıldı ve Kraliçe’nin Avam Kamarası’ndaki asası alınarak Lordlar Kamarası’na geçildi. Vekillerin gelişiyle Kraliçe konuşmasına başladı. Konuşma parşömene el yazısıyla yazılıyor ve mürekkebin kuruması en az 3 gün alıyor. Tören, parlamentonun ve siyasetin monarşiden bağımsızlığını simgeliyor. Kraliçe sağ salim dönene dek Buckingham Sarayı’nda bir vekili “rehin” tutuluyor.