Çekilme protokolü yok

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, çözüm sürecinin zorluklarını ve taleplerini anlattı.

02 Mayıs 2013 Perşembe, 06:43
Abone Ol google-news

BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, PKK’nin 8 Mayıs’ta çekilme süreciyle ilgili “protokol-pazarlık” yapılmadığını savundu. Murat Karayılan’ın “Kürtlere statü” isteminin ancak “demokratik özerklikle” olacağını belirten Demirtaş, talepleri karşılanmazsa “muhalefetlerini doruğa çıkaracaklarını” söyledi.

Demirtaş, Meclis’te bir grup gazeteciyle sohbetinde, Kürt sorunu konusunda yürütülen müzakerelerde gelinen aşamayı değerlendirdi. Süreci kendi açılarından olabildiğince “şeffaf” yürüttüklerini belirten Demirtaş’ın sorulara verdiği yanıtlar özetle şöyle:

Protokol yok: Murat Karayılan, hiçbir açıklamasında biz bu pazarlığı yaptık demedi. Tam tersine “biz karşılıksız çekiliyoruz” dedi. Geri çekilme hükümet için reformlar yapma konusunda imkân sağlıyor, ortam yaratıyor. Dolayısıyla hükümet bu ortamı doğru değerlendirmeli, yasal, anayasal reformlar yapmalı. Yoksa “bir anlaşmaya varıldı, madde madde üzerine çalışıldı, işte protokolle veya uzlaşma ile geri çekilme başladı” şeyi doğru değil. Bizim taleplerimiz belli ki Kemal Kılıçdaroğlu da söylüyor; seçim barajından ifade özgürlüğüne, gösteri hakkından demokratik siyasi partiler yasasına, özel yetkili mahkemelere kadar... Aşağı yukarı “bizim yol temizliği” dediğimiz CHP’nin de neredeyse birebir Meclis’e sunduğu tekliflerin benzeridir.

AKP yapmazsa: AKP kabul edecek mi etmeyecek mi göreceğiz önümüzdeki günlerde. Etmezse siyasi muhalefetimizi doruğa çıkartacağız, yaptırmak için uğraşacağız. Verilmiş bir söz yok. CHP ile ayrıştığımız nokta budur. AKP kendiliğinden yapmayacak bunu, keşke yapsa. Ama yapmayacak. Biz zorlayarak yaptıracağız. Çünkü AKP ile demokrasi çıtamız, demokrasi anlayışımız aynı değil.

Statü, demokratik özerkliktir: (Karayılan’ın statü talebi sorusu üzerine) Bizim bu konudaki önerimiz BDP olarak özerkliktir. Sadece Kürtler için değil, bütün Türkiye için öneriyoruz. Onun kabulü demek aslında Kürtlerin statüsünün kabulü demektir. İlle isminin özerklik olması gerekmiyor. Ama yönetimde söz sahibi olmaktır statü. Özerklik, çekilmenin koşulu değil, mücadelemizin gerekçesidir.

CHP ile AKP’ye karşı mücadele: (“CHP ile yan yana gelinebilir mi” sorusu üzerine) İkinci aşama dediğimiz demokratikleşme aşamasında CHP ulusalcı hassasiyetleri bir kenara bırakıp, sosyal demokrat hassasiyetleri öne çıkarırsa birlikte AKP’ye karşı demokrasi mücadelesi yürütebiliriz.

3. aşama zor: Barış artık ete kemiğe bürünüyor. O nedenle daha umutluyuz. Özellikle 2. aşama hızlı ilerlesin, reformlar hızlı yapılsın. Ama tümüyle çözmek de çok kolay değil. Bir-iki yıl içerisinde olabilecek şey de değil. Herkesin bir gözü İran’da, bir gözü Suriye’de olacak. Oralarda sular durulmadan burada kalıcı, nihai 3. aşama dediğimiz şey çok zor gibi gözüküyor. Ama Türkiye’de savaş olmayacaktır buna inanıyorum. Türkiye’de bir daha o günlere geri dönülmeyecektir.