"Cezaevi yönetimi aşırı keyfi, sert, otoriter"

BBC, cezaevlerinde yaşanan isyanlara ilişkin, BDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü'nün, cezaevi yönetiminin tutuklu ve hükümlülere karşı aşırı keyfi, sert ve otoriter olduğu, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün ise "cezaevi sistemi çok kapalı" görüşlerine yer verdi.

20 Haziran 2012 Çarşamba, 10:50
Abone Ol google-news

Cezaevlerinde yaşanan isyanlarının nedenleri ve çözüm yolları tartışılmaya devam ediyor.

BBC Türkçe, Şanlıurfa E tipi cezaevinde çıkan yangın sonucu 13 tutuklu ve hükümlünün hayatını kaybetmesi ve ardından da Adana, Gaziantep ve Karaman cezaevlerine sıçrayan isyanların nedenlerine ve çözüm yollarına dikkat çekti.

Haberde, Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun çeşitli cezaevlerine düzenlediği ziyaretler sonucunda yayınladığı raporlara göre, birçok cezaevinde kapasitenin üzerinde tutuklu ve hükümlü bulundurulduğu ve bunun havasızlık, temizlik, hükümlü ve tutuklular arasında gerginliklerin oluşması gibi sorunlara yol açtığı belirtildiği aktarıldı.

Kürkçü: Cezaevi yönetimi aşırı keyfi, sert, otoriter

BBC Türkçe'ye konuşan, Şanlıurfa cezaevini ziyaret eden komisyon üyelerinden BDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü, cezaevi yönetiminin tutuklu ve hükümlülere karşı aşırı keyfi, sert, otoriter ve çoğu zaman ideolojik bir saldırganlık içinde olduğunu belirten Kürkçü "Susuzluk, havasızlık, anlayışsızlık, baskı hepsi bir araya gelince bir yangın için bütün yanıcı maddeler bir araya toplanmış oluyor" dedi.


İnsan Hakları İzleme Örgütü : Cezaevi sistemi çok kapalı

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye araştırmacısı Emma Sinclair-Webb ise, cezaevlerinden çok sayıda şikâyet yapıldığını ancak gereken tedbirlerin alınmadığını söylerken, cezaevi sisteminin çok kapalı olduğunu belirtti.

Sinclair-Webb, akraba ya da avukat değilseniz, cezaevlerini ziyaret etmek için çok ağır ve uzun prosedürler gerektiğini ve birçok insan hakları kurumunun izin alamadığını belirterek, sorunların ancak şeffaf ve denetime açık bir sistem geliştirilebilirse çözülebileceğini savundu.

 

"Ulusal İnsan Hakları Kurumu  çok yetersiz"

İşkenceyi Önleme Derneği'nin Avrupa ve Orta Asya uzman Matthew Pringle da, Meclis gündeminde olan Ulusal İnsan Hakları Kurumu'nun önleyici mekanizmanın rolünü yerine getirmek için çok yetersiz olduğunu söyledi.

Yasa tasarısını incelediklerini belirten Pringle, tasarının sivil toplum örgütlerine danışılmadan hazırlandığını ve çok zayıf kaldığını belirterek, "Eğer Türkiye'de Ulusal İnsan Hakları Kurumu yasası mevcut haliyle geçerse uluslararası standartlarla uyumlu olmayan bir mekanizma kurulmuş olacak" görüşünü dile getirdi.

Pringle ayrıca, "Hükümetler, bu adımları atmak için yeterince kaynakları olmadığını öne sürüyor. Ancak mesele sadece cezaevi sistemini değiştirmek değil aynı zamanda uygulamaları ve tavrı değiştirmek. Dolayısıyla bu sadece para ile ilgili değil" dedi.