CHP'nin Yeniden Yapılanması ve Programı (2)

30 Ağustos 2011 Salı, 06:14
Abone Ol google-news

CHP’nin sosyal demokrat kimliğini belirleyen en önemli ilke toplumda sosyal adaleti sağlamak olmalı, parti öncelikle bu ilkeyle özdeşleştirilmelidir. CHP, bu gidişata ivedi olarak dur diyeceğini, bunun için yasal boşlukların derhal giderileceğini, haksız ve spekülatif kazanç sağlama yollarının kapatılacağını, öncelikle de vergide adaletin sağlanacağını somut örneklerle halka anlatmalıdır.

Sosyal demokrat bir partinin temel dayanağı, öncelikle emeğiyle geçinen tüm insanlar ve bunların örgütleri olmalıdır: İşçiler, memurlar, emekliler, işsizler, çiftçiler, esnaf, üniversite gençliği ve bu insanların sendikal örgütleri. CHP zaman kaybetmeksizin öncelikle toplumun bu kesimleriyle doğrudan ve çok yakın bir diyaloğa ve gerekli alanlarda dayanışma ve eylem birliğine girmelidir. Geniş halk kitleleri dediğimiz bu kesimlerin hak ve çıkarlarını savunan partinin CHP olduğu, izlenen politikalarla kanıtlanmalıdır. İktidara gelinmesi halinde, bu insanlar için nelerin nasıl yapılacağı somut olarak açıklanmalıdır.

CHP programının, dış politika başta olmak üzere, işsizlik, gelir dağılımındaki adaletsizlik, eğitim-öğretim, sağlık, ulaşım, tarım, enerji, kentleşme, altyapı, doğa ve çevrenin korunması gibi her bir konuya ilişkin somut çözüm önerilerini ve projelerini ortaya koyması gerekir.

CHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesini oluşturan ve her zaman övünebileceği bir tarihi geleneğe sahiptir. Bu temel felsefe ve ana ilkeler arasında ülkenin vatandaşlık anlayışına dayanan ulusal bütünlük, geniş halk kitlelerinin sorunlarını ana görevi bilen halkçılık, kendini toplumun gereksinimlerine göre sürekli yenileyebilmek anlamına gelen devrimcilik, toplumda farklı dini inançlara devletin eşit davranması ve dinin siyasete ve ekonomik çıkarlara alet edilmemesini öngören laiklik, devletin vazgeçemeyeceği görevleri arasında bulunan eğitim, sağlık, altyapı hizmetleri, ulaşım ve geri kalmış bölgelere ekonomik yatırımları öngören devletçilik politikalarından, CHP’nin vazgeçmemesi ve hatta ödün vermemesi gerekir.

CHP sosyal adalet ve sosyal devlet kimliğiyle bilinmelidir!

Kanımca, Türkiye’de geniş seçmen kitlelerinin, ivedi çözüm istedikleri en önde gelen ve can alıcı diyebileceğimiz altı temel sorunu vardır. AKP iktidarı bu konuların tartışılmasını, yapay gündem konuları oluşturarak başarıyla engellemektedir. CHP’nin ana muhalefet partisi olarak aşağıdaki ülke sorunlarını sürekli gündeme taşıması ve asıl gündemi gölgeleyen yapay konulara ve polemiğe olabildiğince girmemesi gerekir.

CHP ısrarla şu konuları işlemelidir:

1. İşsizlik sorunu. Neredeyse çalışma yaşındaki her 5 kişiden birinin sorunu işsizliktir. Yüzde 20’ye varan işsiz kesimin eş ve çocuklarını da göz önünde bulundurursak, Türkiye nüfusunun üçte biri, işsizlikten doğrudan veya dolaylı olarak etkilenmekte ve yakınmaktadır. Araştırmalar göstermektedir ki, işsizlik halkın en öncelikli sorunudur. AKP’nin en başarısız olduğu alan işsizliğe çözüm bulamadığı gibi, artışını da önleyememesidir.

2. Toplumda sosyal adalet, özellikle AKP iktidarı döneminde çok büyük oranda yok edilmiştir. Bir yanda dürüst yollardan geçimini sağlamaya çalışan veya iş bulamayanlar; diğer yanda ise yasalardan kaynaklanan boşlukları ve hatta yasadışı yolları kullanarak aşırı gelir sağlayan ve halk dilinde “yeni zenginler” olarak adlandırılanlar arasındaki uçurum ile gelir dağılımındaki dengesizlik, geniş kitleleri çok ciddi olarak rencide etmektedir. CHP’nin sosyal demokrat kimliğini belirleyen en önemli ilke toplumda sosyal adaleti sağlamak olmalı, parti öncelikle bu ilkeyle özdeşleştirilmelidir. CHP, bu gidişata ivedi olarak dur diyeceğini, bunun için yasal boşlukların derhal giderileceğini, haksız ve spekülatif kazanç sağlama yollarının kapatılacağını, öncelikle de vergide adaletin sağlanacağını, somut örneklerle halka anlatmalıdır.

3. Eğitim-öğretim konusu, devletin en temel görevidir. Devlet, yurttaşlarına en iyi olanakları sağlayarak, gelir durumu ne düzeyde olursa olsun, okul çağındaki tüm çocukların, okulöncesi, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretimde şans eşitliğine sahip olmalarını sağlamak zorundadır. Eğitim ve öğretimin bir vatandaşlık hakkı olarak iyi donanımlı devlet okullarında parasız yapılacağı, CHP’nin önemle üzerinde durması gereken bir konu olmalıdır. Eğitim ve öğretimin son yıllarda artan ölçüde özelleştirme politikaları önlenerek, her çocuğa ve gence ücretsiz olarak en iyi eğitim-öğretim olanağı sağlanacağı özenle belirtilmelidir.

4. Kürt sorunu. Kuşkusuz CHP’nin üzerinde önemle durması ve çözüm araması gereken son derece önemli bir konudur. Terör uygulayan ve bunu savunanlarla diyaloğu reddederek, anayasanın değişmez ilk üç maddesinden ödün vermeksizin, Kürt halkının kültürel haklarının sağlanması, Kürtçenin, resmi dil ve okul dili Türkçenin yanı sıra, anadil dersi olarak öğrenilebilmesi ve bölgede kamu destekli yatırımlarla işsizliğin giderilmesi, CHP’nin temel yaklaşımı olmalıdır.

CHP yaptığı genel çalışmaları ve Büyük Millet Meclisi’ndeki girişimleri hakkında öncelikle kendi üyelerini ve parti örgütlerini e-posta yoluyla doğrudan bilgilendirmelidir. Bu bilgiler üyeler üzerinden de daha geniş kesimlere ulaştırılmaya çalışılmalıdır.

CHP’nin parti içi ve topluma açık eğitim çalışmalarına önem vermesi, bu amaçla bir vakfın kurulması gerekmektedir. Partide yüz binlerce eğitilmiş kişinin seçimlerde aktif görev alabilmesi ancak bu yoldan sağlanabilir. CHP, üniversiteler, bilim insanları, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarıyla konusal alanlarda işbirliğine gitmeli; toplantılar, forumlar, sempozyumlar ve gerektiğinde kitlesel eylemler düzenlemelidir.

CHP’nin gençlik ve kadın kollarının çok daha aktif hale gelmesi için onlara gerekli maddesel ve personel olanakları sağlanmalıdır. Geniş genç kitlelere gençlik kollarının, kadınlarımıza da kadın kollarının ulaşabileceği unutulmamalıdır.