Deniz Feneri kuryesine suçüstü yapıldı

Türkiye ve Almanya'da sürdürülen Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturmalarda zanlılar arasında yer alan Mehmet Sıddık Balıkçı Aydın'da 'villa' satmaya çalışırken suçüstü yakalandı.

30 Nisan 2010 Cuma, 06:03
Abone Ol google-news

Deniz Feneri e.V’nin ikinci başkanlığını yapan, eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman’ın kurduğu şirketlerin ortakları arasında yer alan Mehmet Sıddık Balıkçı, nisan ayı başında Didim’de 10 milyon TL değerindeki gayrimenkulü elden çıkarmak istedi.

Satış işlemi için İstanbul’daki bir banka şubesine Balıkçı adına 10 bin TL yatırıldı. Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyasında yer alan isimlerden Balıkçı’nın bu girişimini önledi. Başsavcılık ilk önce Didim’deki gayrimenkule tedbir koydu, daha sonra bankadaki parayı bloke etti. Balıkçı’nın adı Deniz Feneri e.V. iddianamesinde 850 bin Avro’yu Türkiye’ye götüren isim olarak geçiyor.

Türkiye’deki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturma dosyasındaki önemli isimlerden Mehmet Sıddık Balıkçı’ya “Aydın-İstanbul-Ankara” hattında suçüstü yapıldı. Hem Türkiye’de hem Almanya’da soruşturulan isimler arasında yer alan Balıkçı’nın önemi halen Deniz Feneri e.V. davasından Frankfurt’ta hapis yatan Mehmet Gürhan’ın dernek başkanlığı yaptığı dönemde (7 Nisan 2001-17 Kasım 2006 tarihleri arasında) derneğin ikinci başkanlığını yapmasından geliyor. Türkiye’deki ikameti Ankara olarak gözüken Balıkçı, Almanya’da Deniz Feneri e.V’ye akan paralarla kurulan bazı şirketlerde de Gürhan, Karaman ve Akman’la birlikte hissedar olarak gözüküyor.

Soruşturmanın önemli isimlerinden Balıkçı, bu ayın başında Aydın Didim’de 10 milyon TL değer biçilen gayrimenkulü satmaya çalıştı. Satış işlemi için İstanbul’daki bir banka şubesine 10 bin TL yatırıldı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı satış işlemi yapılmadan Didim’deki gayrimenkule tedbir koydu; bankaya yatırılan parayı da bloke etti. Balıkçı’yla anlaşılan fiyatın yüksekliği Ankara’daki savcılık yetkililerinin de dikkatini çekti. Savcılık yetkilileri Balıkçı’nın bu girişiminin ardından Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne yazı gönderdi.

 

İddianamedeki balıkçı

Balıkçı’nın adı Almanya’daki Deniz Feneri e.V. iddianamesinde özetle şöyle geçiyordu:

“28 Mart 2003 tarihi itibarıyla Deniz Feneri e.V’nin resmi muhasebesine, kasadan 650.183,39 Euro’luk bir ‘Çıkış’ geçirilmiştir. Kayıt metni olarak da ‘Eşya yardımı (M. Balıkçı)’ yazılmış. Toplam meblağın teslim alındığına dair herhangi bir makbuz, belge yoktur. Sanık Firdevsi Ermiş’in ifadelerine (18 Aralık 2007 tarihli ifade tutanağı) göre, faturalar kendisine verildiği zaman meblağ, hiçbir zaman kasadan keş olarak ödenmemiş. Kasada da zaten bu kadar para yokmuş. Sanık Gürhan kendisine (Ermiş’e), bu paranın Türkiye’ye keş olarak gönderilen paralarla hesaplanacağını söylemiş, hatta Balıkçı’nın bu hacimli bir para meblağını Türkiye’ye götürdüğünü de aşağı yukarı hatırlıyormuş. Deniz Feneri e.V’nin gayriresmi muhasebesinde, 21 Mayıs 2003 tarihli ve ‘TR Mehmet Balıkçı kanalıyla’ kayıt metni altında 200 bin Euro’luk bir kayıt mevcut.”