Dersim için tarihi karar

Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi, Dersim'de 14 Ağustos 1938'de iki aileden 24 kişinin katledilmesine ilişkin etkin soruşturma yürütülmesine karar verdi. Kesin ölüm sebeplerinin belirlenmesi için toplu mezar açılacak.

23 Ağustos 2014 Cumartesi, 23:58
Abone Ol google-news

Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi, Dersim katliamı sırasında 14 Ağustos 1938’de iki aileden aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 24 kişinin topluca öldürülmesine ilişkin etkin soruşturma yürütülmesine hükmetti. Kararla, Hozat’ta bulunan toplu mezar açılarak DNA örneği alınacak ve ölenlerin kesin ölüm sebepleri belirlenecek.

Dersim katliamı sırasında Baran ve Canan ailesinden 24 kişi Hozat ilçesine bağlı Karabakır Köyü Saka Sure mevkiinde topluca öldürüldü. Yakınlarının topluca öldürüldüğü yerde anıt mezar yaptırmak isteyen aile üyeleri, geçtiğimiz Haziran ayında kazdıkları alandan insan kemikleri çıkması üzerine kemikleri yeniden gömerek anıt mezar yapımını durdurdu. Avukat Cihan Söylemez aracılığıyla Hozat Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran aileler, yakınlarına ait olduğunu ileri sürdükleri kemiklerle ilgili detaylı inceleme yapılmasını talep etti. Ancak ailelerin bu talepleri Başsavcılık tarafından zamanaşımı gerekçe gösterilerek reddedildi.

Takipsizlik kararının kaldırılması talebini değerlendiren Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi takipsizlik kararını kaldırarak olayla ilgili etkin soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmetti. Mahkeme kararında, kemiklerin teknik incilemeye tabi tutulması gerektiğini vurgulayarak, kesin ölüm sebebinin araştırılmasını istedi.

 

Acılara su serpildi

Avukat Cihan Söylemez, Türkiye’de yargının ilk kez bu yönde bir karar aldığını vurgulayarak, “Verilen karar sevindiricidir. Türkiye’de ilk defa bu kararla 38’le ilgili acılara bir su serpilmiş oldu” dedi. Mahkemenin kararının ardından ilk defa bir toplu mezarın açılarak inceleme yapılacağını anlatan Söylemez, “Cenazeler, 76 yıl sonra defnedilmek üzere ailelerine teslim edilecek. Bu şu açıdan önemli. Dersim 38 davası sorunu hem yakın siyasi tarihimizin önemli bir tartışma konusuydu. Buna rağmen ne yasal boyutta ne da yargısal boyutta yol kat edilememişti” diye konuştu.