Diş teli sırası 6 yılda geliyor

Kamudan, ağız ve diş ağız sağlığı hizmetleri almak günümüzde neredeyse imkansız. Diş çekimi, kanal, dolgu tedavisi için aylar sonrasına randevu alabiliyorsanız şanslı sayılıyorsunuz. Ancak ortodonti yani çene ve yüz bölgesindeki bozukluklarının tedavisi yapılacak, diş teli takılacak hastalar için durum o kadar da kolay değil.

27 Aralık 2015 Pazar, 11:59
Abone Ol google-news

Örneğin Marmara Üniversitesi (MÜ) Diş Hekimliği Fakültesi’nden ortodonti tedavisi için 4 ile 6 yıl gibi uzunca bir süre sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz. Sıranın size geldiğinde ise randevu tarihinizi unutmuş, tedavinizi paranız ile özel bir klinikte yaptırmış bile olabilirsiniz. Ancak maddi durumunuz buna yetmiyorsa yıllarca sıranın size gelmesini beklemelisiniz.

Beklerken yaşınız da 18’i geçtiyse tellerin ve tedavi sürecinin tüm parasını ödemek zorunda kalabilirsiniz. Aslında bu durum pek çok kamu hastanesinde böyle. Yıllarca sıra bekleyen hastalar “Hani sağlık hizmeti ücretsizdi ve kuyruklar bitmişti. Yıllarca sıra beklemek adeta işkence” diyerek duruma tepki gösteriyor. 

AKP hükümetinin sık sık dile getirdiği “hastanelerde kuyruklar bitti” söylemi gerçeği yansıtmıyor. Özellikle diş tedavilerinde sorunlar büyük. Bir üniversite ya da kamunun Ağız Diş Sağlığı Merkezi’ne giderek ücretsiz hizmet almak isteyen yurttaş, yıllarca randevu sırasının kendisine gelmesi için beklemek zorunda kalabiliyor. Kamu hastanelerinde yaşanan sorunu yerinde görmek için Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ne gidiyoruz. Eylül ayında Nişantaşı’ndan Maltepe Başıbüyük’e taşınan MÜ Diş Hekimliği Fakültesi’ne vardığımızda inşaatın halen devam ettiğini görüyoruz. Hastanenin içinde bir yandan inşaat çalışması sürerken; bir yandan hastalar koridorda bekliyor. Öyle ki ndodonti yani kanal tedavilerinin yapıldığı bu bölümün aylardır hizmet vermediğini, bunda malzeme eksikliği ve bu bölümün kurşun kaplı olmamasının neden olduğunu öğreniyoruz. Ortodonti bölümünde çıktığımızda ise buradaki hastaların birçoğunun 10-18 yaş arası çocuk ve gençler olduğunu görüyoruz. Sırada bekleyenlerle konuşmaya başlıyoruz. Birçok hasta tedavisi devam ettiği için isim vermekten kaçınıyor. 
 
18 yaşını geçerseniz para ödemek zorundasınız
 
Hastaların anlattıklarına bakıldığında, ortodonti tedavisi için yıllarca beklendiğini görüyoruz. Ortodonti tedavisinde eğer hasta 18 yaşından küçük ise yalnızca malzeme parasını ( diş teli, braket gibi) ödeyerek tedavisine başlıyor. Bu da 500 lira ile bin lira arasında değişen rakamlar oluyor. 18 yaşından büyük olmanız durumunda ise malzeme ve tüm tedavi masraflarını ödemek durumunda kalıyorsunuz. Bu da ortalama 2.500-3.000 arasında değişiyor. Üniversitede konuştuğumuz bir diş hekimini, hasta yüklerinin çok fazla olduğunu belirterek, yalnızca kendisinin bir günde 120 hastayı muayene ettiğini anlatıyor. Bir başka diş hekimi ise her hastanın üniversite hastanesine gelerek hizmet almasının doğru olmadığını belirterek “Buralarda daha komplike vakalar tedavi edilmeli. Tek dişinde çarpıklık olan hasta da buraya gelince yükümüz daha da artıyor. 5-6 yıl sonrasına randevular verilmek durumunda kalıyor” diyorlar. 
 
“Tanıdık varsa sıranız biraz daha kısalıyor”
 
Oğlunun ortodonti tedavisi gördüğünü anlatan anne H. Y “Oğlumun damak problemi vardı. Geniş bir tedavi planlanıyordu. 12 yaşındayken buraya başvurduk. 1,5 yıl kadar hareketli damaklık takıldı. 900 lira malzeme parası verdik. Sonra tel takılması gerektiği söylendi. Yeniden tel için sıraya girdik. Sıranın gelmesini bekliyoruz. 5 yıldır ortodonti tedavisi için sırada bekleyen arkadaşlarımız var. Tanıdığı olan araya birilerini sokarak randevusunu öne alıyor. Tanıdığı olmayan ne yapsın. Bu kadar beklemek olur mu?” diye soruyor. Ayşe B. adlı kişi ise oğlunun doğuştan çene problemi ile dünyaya geldiğini ve bebeklikten bu yana tedavi gördüklerini anımsatarak “Oğlum şuan 16 yaşında. Diş teli yeni takıldı. 18 yaşından küçük olduğu için yalnızca 600 lira gibi bir malzeme yani tellerin parasını verdik” diyor.
 
“Doktorlardan memnunum ancak sıra çok fazla”
 
Üst dişlerine tel takılan 18 yaşında Merve ise 6 yıl sonra sıranın kendisine geldiğini söyleyerek, şunları anlatıyor: “Üst ön dişimin bir tanesinde çarpıklık vardı. 3-4 ay önce tel takıldı. 900 lira tel parası verdim. Buradaki doktorlar çok iyi ve deneyimliler. Ancak uzun süre sırada beklemek gerçekten çok zor. Üniversite taşınınca gidip gelmem de zorlandı.”
16 yaşındaki Büşra ise dişlerine tel takılması için 4 yıl sırada beklediğini söyleyerek “Dişlektim. Dişlerimin düzelmesini istiyordum. Araştırdım ve bu konuda Marmara Üniversitesi’nin çok iyi olduğunu öğrendim. Tedavi için 9 yaşında hastaneye geldik. 4 yıl sıra bekledim. 3 yıldır da tel takılı. Birkaç güne tellerim çıkmış olacak” açıklamasını yapıyor.
 
“MÜ sözünü tuttu, 6 yıl sonra sıramın geldiğini hatırlattı”
 
30 yaşındaki Moti Romi ise 2007 yılında diş tedavisi görmek için gittiği MÜ ortodonti bölümünden 6 yıl sonrasına randevu verildiğini, bu kadar bekleyecek durumu olmadığı için özel bir merkeze giderek diş tedavisini yaptırdığını söylüyor. Romi, şöyle devam ediyor: 
“Hastaneye gittiğimde 8 tane fazladan gömülü dişimin olduğu tespit edilmişti. Durum böyle olunca profesyonel bir hizmet almak istedim, bu nedenle MÜ’ye gitttim. Diş çekimi ile ilgili başvurum oldu. Ortodonti tedavisi de yapılabilir denildi. Hastanenin camında bir kağıtta ‘6 ile 7 yıl arasında bekleme süresi’ olduğundan bahsediliyordu. Ben o kadar sürmez diye başvurumu yaptım. Durumum acil olduğu için özel bir merkeze giderek tedavimi yaptırdım. Geçtiğimiz yıllarda ise üniversiteden evime bir mektup geldi. MÜ’den mezun olduğum için eve gelen zarfın da üniversitemdeki bir etkinliğe davet mektubu olduğunu düşündüm. Böyle bir başvuru yaptığımı bile tamamen unutmuştum. Mektubu görünce bayağı şaşırdım. Marmara Üniversitesi sözünü tuttu ve gerçekten 6 yıl sonra o mektubu bana gönderdi. Buna çok şaşırdım.”
 
“Kamudaki sorun bu şekilde çözülemez”
 
İstanbulDiş Hekimleri Odası Başkanı Murat Ersoy ise kamuda diş tedavisinde yaşanan sorunun çözümünün devletin özel muayenehanelerden ağız ve diş sağlığı hizmeti satın alması ile mümkün olabileceğini söylüyor. “Kamuda çalışan, üniversitede çalışan diş hekimleri ile Türkiye’deki ağız ve diş sağlığı problemlerini çözmek mümkün değil” diyen Ersoy, şöyle devam ediyor: “Ülkemizde kamunun diş hekimliği hizmetlerine bakışı tedavi edici odaklı. Ne yazık ki koruyucu ve önleyici hizmetler üzerinden bu hizmetler yürümüyor. Koruyucu ve önleyici hizmetler üzerinden yürütmediğiniz hiçbir sistemde ağız ve diş sağlığı hizmetleri açısından başarılı olmanız mümkün değil. Ülkemizdeki ağız ve diş sağlığı göstergeleri, ne yazık ki bizden çok daha geri durumda olan ülkelerin düzeyinde. Ağız-diş sağlığı hizmetlerinin çözümü, kamuya yatırım yapmakla olmaz. Sorunun orta ve uzun vadede azaltılabilmesi ancak serbest, özel çalışan muayenelerin sisteme entegre edilmesinden geçer. Biz, dişhekimleri odası olarak diyoruz ki serbest çalışan diş hekimleri de SGK anlaşmalı olarak hizmet versin. Devlet bu durumu, maliyeti ve denetleme yapamayacağını bahane ederek kabul etmiyor. Oysa biliyoruz ki maliye de bunu kurtarır, denetlemeler de yapılabilir.”