Doğaçlama Seyyar Satıcısı

Yazının başlığındaki ifade, Şikago’lu efsanevi alto saksofoncu Lee Konitz’in kendine taktığı sıfat. 1927 doğumlu Konitz, 15 Nisan günü 9 yaşındayken Covid-19 ile ilgili zatürree nedeniyle hayata veda etti.

17 Nisan 2020 Cuma, 06:00
Doğaçlama Seyyar Satıcısı
Abone Ol google-news

Ben büyük ustayı ilk kez 2007 yılında Ortaköy’deki İstanbul Jazz Center’da dinlemiştim. Ülkemize bir sonraki ziyareti bundan dokuz yıl sonra, 26 Şubat 2016 akşamı CRR’de gerçekleşmişti. O akşam oğlum dediği piyanist Walter Lang eşlik etmişti kendisine.

Tamamı doğaçlama performanstan oluşan konsere başlarken “Uzun yoldan geldik. Bu akşam burada biraz ses çıkaracağız. Ne olduklarını bilmiyoruz ama umarım iyi şeyler olur” demiş, 80 dakikalık konserin ardından da kulis kapısının arkasında plaklarımızı imzalamıştı. Sekiz yaşında klarnetle başlamış müziğe Konitz, ardından tenor sonra da saksofona geçmişti.

19 yaşında hayatını değiştirecek bir hoca ile, piyanist Lonnie Tristano ile tanışmış; onun okulundan yetişmişti. Konitz Tristano’nun mürekkebini yalamıştı ama yanı sıra Charlie Parker, John Coltrane ve Miles Davis’i de iyi özümsemiş; buna rağmen kendi gibi kalmayı başarmıştı. Zira zeki ve analitik kafalı bir sanatçıydı, özeleştiri konusunda bilinen en cömert müzisyenlerin başında geliyordu. Miles’ın “Birth of the Cool” albümündeki “Israel” adlı parçanın Konitz yorumu, ders kitaplarında okutulacak kadar önemliydi.

Bundan sonra artık caz camiasının parlayan yıldızlarında bir olmuş, siyah müzisyenler arasında yükselen nadir karakterlerden bir haline gelmişti. Ellili yıllarda sahip olduğu soyut, parlak çizgiler cazdaki en iyi doğaçlamacılardan biri olarak kabul görmesine kapı açmıştı. Altosunu vibratosuz çalıyor, zarif bir sound çıkarıyor, histen ziyade mantığa dayalı doğaçlamalar üretiyordu. Avangard müzik ile de flört halindeydi Konitz.

Yetmişli yıllarda son derece orijinal dokuzlu topluluklar kurmuş, ayrıca ikili dinletilerde de harikalar yaratmıştı. Sadece saksofoncuları değil, sahip olduğu müzik felsefesiyle farklı türlerde çalan enstrümantalistleri de etkisi altına almıştı. Uzun kariyerinde iki yüzün üzerinde plakta çalmıştı Konitz. Sadece büyük ustalarla değil, gençlerle de epey mesai yapıyordu ve hayatının son dilimine kadar aktifti. Lee Konitz’den geriye caz tarihine çok büyük bir miras, bana da (izlediğim konserden) imzalı plakları kaldı geriye.

Murat Beşer ([email protected])