DSP, destek isteyecek

DSP, 12 Eylül'ün araştırılması için TBMM Başkanlığına vereceği önergesine TBMM'de grubu bulunan siyasi partilerden destek isteyecek.

22 Eylül 2010 Çarşamba, 08:59
Abone Ol google-news

DSP genel Başkan Yardımcısı Hasan Macit, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, 12 Eylül 1980 darbesinin ülkede yarattığı siyasi, toplumsal ve ekonomik yıkımın tam anlamıyla ortaya çıkarılması için önerge vereceklerini belirtti. Macit, ''Biz, birilerin kollanıp birilerin yargılanmasını doğru bulmuyoruz'' dedi. Macit, önergelerinin gerekçesinde şunlara yer verildiğini kaydetti:
''12 Eylül'ün siyasal, sosyal ve ekonomik hedefleri vardı: Siyasal hedefi; tüm yurtsever ve Atatürkçü güçleri dağıtmak ve onları güçsüz hale getirmek... Ekonomik hedefi; 24 Ocak ekonomik kararlarını uygulamaya sokmak, karma ekonomik sistemden liberal sisteme geçmek ve sosyal devleti ortadan kaldırmak... Sosyal hedefi ise Türkiye'yi çağdaş demokrasi değerlerinden uzaklaştırmak ve ülkemizi yeşil kuşak teorisine uygun olarak bir Ortadoğu ülkesi haline getirmek... 12 Eylül bu üç hedefinde de başarıya ulaşmıştır. Türk demokrasisine kara bir leke olarak düşen bu dönem araştırılmalı ve gerçekler gün yüzüne çıkartılmalıdır.''

Araştırma önergesi vermek için yeterli sayılarının bulunmadığını anımsatan Macit, imza desteği istemek için bugün AKP, CHP ve MHP gruplarını ziyaret edeceklerini kaydetti.


"Özal da var"

Bir soru üzerine Macit, ''birilerinin kollanmasıyla neyi kastettiklerinin'' sorulması üzerine, şunları söyledi:
''AKP seçim meydanlarında demokrasi kahramanları olarak sayın Menderes ve sayın Özal ile birlikte sayın Tayyip Erdoğan'ın afişlerini asmıştı. 12 Eylül'de idamların altında imzası olan ve o dönemin ekonomik sorumlularından olan Sayın Özal da vardır. Bunların da tamamının kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini düşünüyoruz. 12 Eylül'de görev yapmış, kararlarına imza atmış, idamların onaylanması için Danışma Meclisine göndermiş bir kişinin demokrasi kahramanı olarak sayın başbakan ile birlikte afişlerinin bulunması açıkçası sayın Tayyip Erdoğan'ın demokrasi anlayışını ne olduğunu gösteriyor. Dönemin emniyet müdürleri, valileri, Danışma Meclisi ve hükümeti de bu sorumluluğa ortaktır.''