Ecevit'i andılar

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in ölümünün 5. yılı nedeniyle düzenlenen anma törenine, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i bizzat davet ettiğini belirterek, "Aslında bu toplantı merhum Bülent Ecevit'in demokrasi idealini ve yüksek hoşgörüsünün anlamlı bir fotoğrafıdır. Ülkenin bugün getirildiği tahammülsüz ve demokrasi dışı, politik, kültürel ortamı düşündüğümüzde, bu fotoğrafın bazıları için uyarıcı ve eğitici olmasını isterim" dedi.

05 Kasım 2011 Cumartesi, 10:29
Abone Ol google-news

Eski Başbakanlardan Bülent Ecevit'in ölümünün 5. yılında, CHP Ankara İl Başkanlığı tarafından JW Marriott Hotel'de düzenlenen törenle anıldı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in katıldığı anma törenine Rahşan Ecevit ise 'soğuk algınlığı' nedeniyle katılamadı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu burada yaptığı konuşmada, bugün CHP'nin "değerli" bir genel başkanını anmak için toplandıklarını ifade ederek "Ne mutlu ki bu toplantıyı, arkasında bizler için sadece gururla göğsümüzü kabartacak olumlu bir hayatı ve ulusu için pek çok hizmeti anı olarak bırakan, büyük bit devler ve siyaset adamının ardından yapıyoruz" dedi. Bugün Ecevit'i kendisinin değil 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in anlatacağını belirten Kılıçdaroğlu, Demirel'i bizzat davet ettiğini kaydetti.

Kılıçdaroğlu, "Tarihe mal olmuş büyük devlet adamını yine onun en büyük siyasi rakibinden, ve tarihe mal olmuş başka bir devlet adamından dinleyeceğiz" dedi. Demirel'in de Ecevit gibi hayatını demokrasi mücadelesine adamış bir lider olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, "Aslında bu toplantı merhum Bülent Ecevit'in demokrasi idealini ve yüksek hoşgörüsünün anlamlı bir fotoğrafıdır. Ülkenin bugün getirildiği tahammülsüz ve demokrasi dışı, politik, kültürel ortamı düşündüğümüzde, bu fotoğrafın bazıları için uyarıcı ve eğitici olmasını isterim" dedi.

'CHP genel başkanlarının en büyük özelliği...'

Demirel'e seslenen Kılıçdaroğlu, "Sayın Cumhurbaşkanım buradan hem CHP'ye hem de onun her biri kahraman olan merhum genel başkanlarına laf söyleyenlere değinmek isterim. Şunu çok iyi bilsinler ki; CHP'nin tarihi aynı zamanda baştan sona Türkiye'nin emperyalizmle mücadelesinin tarihidir. CHP tarihinden ve onun her biri büyük kişilik olan genel başkanlarından alınacak çok ders vardır. Çünkü CHP genel başkanların tartışmayacak en büyük özelliği sömürgeciliğe karşı tavizsiz ve çelik gibi duruşlarıdır. Bu duruş Atatürk'ten Baykal'a kadar CHP genel başkanlarının değişmez ortak duruşu, olumlu tavrıdır" dedi.

Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesini yürüten kadrolarına "hiç bir ahlaki, tarihi, siyasi anlayış ortaklığı bulunmayanlardan", İsmet İnönü'yü, Bülent Ecevit'i anlamalarını beklemediklerini ifade ederek, "Bu insanlar adeta devleti yeniden kurmuş, yeni bir rejim icat etmiş, Türkiye'yi sıfırdan inşa etmiş gibi davranmaktadırlar. Bu kadro maalesef Türk ulusunun yüksek refah, kadir kıymet bilirlik erdemlerinden zerre kadar nasiplenmemiş bir kadrodur. Biz ise sadece kendi siyasi parti büyüklerimize değil, bu ülkeyi ayakta tutmuş hizmet vermiş, büyük kalkınma çabalarına imza atmış her devlet adamımıza büyük minnet duyguları beslemekteyiz ve beslemeye de devam edeceğiz" dedi. Kılıçdaroğlu, Demirel'i kendilerinin en özel günlerinden biri olan merhum Ecevit'in ölüm yıl dönüme davet etmelerinin bu yönüyle de anlaşılmasını istedi.
 

'Barışmasını bilmeyen kavga etmemeli'

Anma töreninde, Ecevit'in seçim mitinglerinden kesitler sunan "Halkın İktidarını Kuracağız" adlı belgesel film gösterildi. Belgesel filmi, Kılıçdaroğlu ve Demirel dikkatle izlerken, solandan da zaman zaman alkışlar yükseldi. Belgesel filmde, Ecevit'in bir miting konuşması sırasında "Adalet Partisi çağın gerisinde kalan bir partidir" sözleri salonda gülüşmeye neden olurken, yine miting alanındaki "Süleyman başvekil, işçi köylü aç sefil", "Katil İktidar" yazılı pankartlar da dikkat çekti. Demirel film gösterimini gülümseyerek izledi.

Gösterimin ardından ise 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel bir konuşma yaparak Ecevit'i anlattı. Merhum Bülent Ecevit'i saygı ve rahmetle andığını ifade eden Demirel, Kılıçdaroğlu'na daveti nedeniyle teşekkür etti. Demirel, "Bu davet bir olgunluk numunesidir, bir uygarlık numunesidir. Tartışılacak hiçbir tarafı yoktur ve aslında bir demokratik hareket numunesidir" dedi. "Barışmasını bilmeyen kavga etmemeli" diyen Demirel, siyaseti kendileri için değil halk için yaptıklarını ifade ederek, geçmişte birbirleri ile yaptıkları mücadelelerin hepsinin Türkiye için olduğunu söyledi. Demirel, Rahşan Ecevit'i de saygıyla selamladığını ifade ederken, baş sağlığı diledi.

Demirel, Ecevit'in kendisinin son Başbakanı olduğunu belirterek, "Biz birbirimizin değerini anlamakta gecikmiş olabiliriz ama ben Sayın Ecevit'i son Başbakan tayin ederken, onların bana karşı bakışı da böyleydi, bunun hatırlatılmasını isterim. Ecevit'in vefatı üzerine Türk kamuoyuna şunu söylemiştim; 'ülkemizin değerli devlet ve siyaset adamlardan, eski başbakanlardan Sayın Bülent Ecevit'in vefatını teessürle öğrendim'. Bu teessür bugün de devam etmektedir" dedi. Demirel, siyasetçilerin birbiri hakkında yanılabileceklerini ama bunların "kan davası" olmaması gerektiğini vurguladı.
 

'Güvercinle ortaya çıkınca, biz de ona uyduk'

Ecevit'in 45 yıl boyunca siyaset yapmasının çok önemli bir olay olduğunu belirten Demirel, "Milletvekili olarak gireceksiniz, 45 sene sonra Başbakan olarak anılacaksınız. Bunun çok misalleri yoktur. Kaldı ki bu 45 sene Türkiye'nin ve dünyanın çok çalkantılı dönemleridir" dedi. Ecevit'in 45 senelik süre içinde, 10 defa genel seçime girdiğini belirtirken, "Bakalım 10 defa genel seçime girmiş kaç kişi olacak Türkiye'de? Bir gerçek var; bir adam 10 defa genel seçime girmeye tahammül etmiş ve inmiş, çıkmış, batmış, çıkmış, kaybolmuş, geri gelmiş ama ipin ucunu salmamış" dedi.

Demirel, devirlerin siyasetçileri, siyasetçilerin de devirleri etkilediğini ifade ederken, geçen 40- 45 yıl süresince birbirlerini etkileyen iki kişi varsa, bunların kendisi ve Ecevit olduğunu söyleyerek, "Siz zannediyor musunuz ki biz birbirimizden bir şey öğrenmedik. Birbirimize en kızgın olduğumuz zamanlarda bile çok şey öğrenmişizdir" dedi.

Demirel, "Merhum Ecevit yollara çıkıp da kasketi giyip, mavi gömleğiyle, seçim otobüsüyle güvercinle falan ortaya çıkınca Türk siyasetine yepyeni bir şey geldi. Biz de ona uymak mecburiyetinde kaldık. Bu yarıştı. Yarışta eğer yarışanlar ne kadar güçlüyse, yarış da o kadar keyiflidir. Halat çekiyorsunuz, bir ucundan o, bir ucundan siz çekeceksiniz. 'Niye bu adam bu halata asılıyor' diye darılmak yok" dedi.

'Aynı denizi beraber seyrediyoruz'

Demirel, 1980 askeri darbe dönemine değinirken 1973'te cumhurbaşkanını CHP ile birlikte anlaşarak seçtikleri, 1980'de ise seçemediklerini kaydetti. Demirel, "Seçtiklerimizden kimse bahsetmez, 'seçemediler' derler. Siyaset böyledir zaten herkes kara ortaktır" diye konuştu. 12 Eylül dönemine kadar Ecevit'le karşılıklı bir mücadele için olduklarını anlatan Demirel, "Ama bu mücadele fairplay, iniyor, çıkıyor ama hepsinin kaynağı millet ve bunun olduğu yer de parlamento başka bir yer değil. Bunu biz gerçekleştirdik. Bu bir görevdi" dedi.

12 Eylül sabahı eski bakanlardan Nahit Menteşe'nin kendisine 'Gelibolu'ya gideceksiniz, Sayın Ecevit'le beraber, eşleriniz de alabilirsiniz' dediğini anlatan Demirel, İstanbul'dan Gelibolu'ya helikopterle giderken, Bülent ve Rahşan Ecevit'in önde, Nazmiye Demirel ve kendisinin arkada oturduğunu, sonra kendisinin fabrikaları göstererek, "Şunları biz yapmıştık" dediğini söyledi. Nazmiye Demirel'in ise kendisine dönerek, "Yaptınız da ne oldu, nereye gidiyorsun?" dediğini belirtti.

Demirel, Zincirbozan askeri tesislerinde kaldığı dönemde ise, kendisine "Ecevit'le konuşuyor musunuz" diye sorduklarında, "Birbirimizle konuşmuyoruz da, aynı denizi beraber seyrediyoruz" dediğini aktardı.

'Biz devlet, asker düşmanı olmadık'

Kendilerinin her iki partinin insanı olarak devlet düşmanı olmadıklarını, asker düşmanı olmadıklarını belirten Demirel, "Yapılanı da kabul etmedik ama dedik ki sabır lazım. Biz demokrasi için mücadele ettik. Bedelini biz ödedik, 'vatan sağolsun' dedik" diye konuştu. Ecevit'in milletvekili olarak başladığı siyaseti inişler, çıkışlar, itişler, kakışlar, meydanlar, zindanlar derken Başbakan olarak bitirdiğini belirterek, "Allah rahmet eylesin" dedi.

Demirel, "Bizim birbirimizle mücadele ettiğimiz yıllardaki hedefimiz neydi? Biz ülke bütünlüğüne, barışa, milletin refah ve mutluluğuna, demokratik ve laik cumhuriyete, sosyal hukuk devletine, Atatürk ilkelerine sadakatle bağlıydık. Belki aramızdaki fark; biz daha çok büyümeyi, pastayı büyütmeyi, merhum Ecevit ise 'büyüme, küçülme tanımam ne varsa taksim edelim'i savunmuştur. Bu bir doktrin meselesidir" dedi.
 

'Siz bir şey yapmadınız diyenler, 1960 ile 200 Türkiye'sine vicdanla baksın'

Demirel, 1960'da aldıkları Türkiye'de adam başı gelirin 300 dolar, 2000 yılının Türkiyesi'nde ise 3 bin dolar olduğunu, 1960'da 300 köyde, 2000 Türkiye'sinde 35 bin köyde elektrik olduğunu, 1960'ta her şeyin dışarıdan alındığını, Türkiye'de sadece 7 üniversite olduğunu 2000 yılında ise 100'e yakın üniversite kurulduğunu belirterek, "Bunları çalkantılı yıllardaki hükümetler yaptı. Onun içindir ki; 'siz sadece itiştiniz, kakıştınız, bir şey yapmadınız' diyenlerin bir 1960'a, bir de 2000 Türkiyesi'ne vicdanla bakmalarını istiyorum" diye konuştu.