Engin Altay: Damadının tamtakır ettiği hazineyi milletin emrine versen ne olur?

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Hazinemiz hamdolsun tamamen esnafımızın, milletimizin emrindedir” sözleri için, “Damadının tamtakır ettiği hazineyi milletin emrine versen ne olur? Boş kasa milletin emrinde olsa ne olur, esnafın emrinde olmasa ne olur? Beşli Çete’nin hak edişlerini tıkır tıkır ödüyorsun, ayıp Sayın Erdoğan... Çok da vatandaşla göz göze gelemiyor, uzaktan çay fırlatmakla yetiniyor. İnsan biraz utanır” yorumunu yaptı.

11 Şubat 2021 Perşembe, 14:37
Engin Altay: Damadının tamtakır ettiği hazineyi milletin emrine versen ne olur?
Abone Ol google-news

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, TBMM’de basın toplantısı düzenledi.

Altay’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde: 

'BORÇLANDIĞINI GÖRMEK GARABET, DENETİM DIŞINDA OLMASI UCUBELİK'

Üzülerek ve ibretle görüyoruz ki tek adam yönetiminde, tek adam rejiminde, şanlı Türk devleti her gün biraz daha çürütülüyor. Devlet çürüyor, çürütülüyor. Ehliyet ve liyakatin yerini partizanlık, torpil, pişkinlik, emanete ihanet ve yağma aldı. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde de ‘varlık fonu’ diye bir kavram var. Dünyanın hiçbir yerinde borçlanan varlık fonuna rastlamadık. Dev bir hacim, ama adeta bunların artı verip gelecek kuşaklara varlık bırakılması anlayışıyla kurulmuş olan Varlık Fonu’nun, Türkiye’de borçlandığını görmek bir garabet, denetim dışında olması da ucubeliktir. TBMM adına denetim görevi yürüten Sayıştay, Varlık Fonu’na karışmıyor.

'BİR ÜLKENİN CUMHURBAŞKANI ‘KANUNLARI BOŞVER’ DER Mİ?'

Şimdi size devletin çürümesinin yeni ve farklı örneğini anlatacağız. 27 Mayıs 2019 tarihinde VakıfBank Yönetim Kurulu üyeliğine atanıyor Sayın Abdi Serdar Üstünsadi atanıyor ve aynı gün ya da hafta VakıfBank Genel Müdürü oluyor. VakıfBank’ın, Halk Bank’ın ve Ziraat Bank’ın yönetim kurulu üyesinin alayı AK Partili. Geçmişte AK Parti’de vekillik, yöneticilik yapmış arkadaşlarımız. Allah çarşılarına pazar versin. Bu utanmazlığın pik yaptığı nokta. Orta yerde 5411 sayılı bir Kanun var. Bu kanunun 25. maddesi banka genel müdürlerinin nasıl olacağını düzenliyor. Erdoğan ne yapıyor? ‘Boş ver sen onu. ’Bir ülkede cumhurbaşkanı, devlet başkanı, başbakan, ‘kanunu boş ver’ der mi ya? Ne ayıp. Hiç mi yoktu elinde bu bankaya genel müdür koyabileceğin adam? ‘Ben yaptım oldu’ dersen Erdoğan, ben de sana derim ki; ‘sen tek adamsın bunları diktatörler yapar’ derim.

'KANUNLARA UYMAYA DAVET EDİYORUM'

Devlet dediğin şeffaf olur, hesap verebilir olur. Çürüyen bir devlet, talana açık, yağmaya açık, suistimale açık ve yanlış üstüne yanlış. Sayın Erdoğan’a TBMM’de çıkan kanunlara uymaya davet ediyorum. Anayasal açık hüküm vardır, görevi makamı ne olursa olsun herkesin kanunlara uyma gibi bir mecburiyeti vardır, kimse kaynağını anayasadan almadığı bir yetkiyi kullanamaz. Sen önce kanunlara uymayı öğren, Anayasa Mahkemesi kararlarına saygı göstermeyi bil, Anayasa’yı uymayı öğren sonra gel.

'AYRICALIKLI FETÖ’CÜLER HALA VAR'

Görüyorum FETÖ ile mücadelede göze batan çöpler, halının altına saklanıyor. Serdar Atasoy, albaylıktan tuğgeneralliğe terfi ettiriliyor ve Kara Kuvvetleri İstihbarat Başkanı olarak görevlendiriliyor. 2017’de bu arkadaş FETÖ soruşturması geçirmiş takipsizlik almış, Kara Kuvvetleri Komutanı Ümit Dündar bu terfiye karşı çıkıyor. Kara Kuvvetleri Komutanı, terfiyen tuğgeneral olan vatandaşı atandığı göreve başlatmıyor, sakıncalı görüyor. Soruyorum Sayın Erdoğan’a: Kara Kuvvetleri Komutanı’nın bu uyarasına rağmen Serdar Atasoy nasıl atandı, neden terfi etti, neden atandı? Adamı şimdi tutukladılar FETÖ’cü diye, senin Kara Kuvvetleri Komutanın uyarmış ‘bu atama doğru değil’ diye. Şimdi adam tutuklanmış, neyse ki itirafçı olmuş, şimdi adli kontrolle dışarda, bu adama yine kıyak var. Bu adamın kerameti ne Erdoğan? Askeri öğrencileri bile didikleyip hapislerde tutarken, bir albayı ısrarla tuğgeneral yapmanın derdi muradı, sana bunu yaptıran, bunlara cevap ver. Ayrıcalıklı FETÖ’cüler, imtiyazlı FETÖ’cüler hep olmuştur. Hala da var.

'AŞININ TAHMİNİ OLMAZ, TAKVİMİ OLUR'

Talep var, kapasite var, kampanya var, ne yok aşı yok. Niye yok? Başından beri bir şey söylüyorum. Aşı işini kampanyası olmaz. Aşının tahmini olmaz, takvimi olur. Dünyanın en büyük ülkeleriyle aşık atıyorsun, hepsi takvimini yapmış tıkır tıkır yürüyor. Biz her gün yeni takvim yeni tahmin. Şimdi deniyor ki 130 milyonluk aşı sözleşmesi yaptık. 50’sini düş. 90 milyon aşı demek Türkiye’nin hemen hemen bu işini çözer. Günde elli bin kişiyi aşılayamıyorsun. Bunun siyaseti polemiği de olmaz, buradan AK Parti’ye yumruk atmak için söylüyor değilim. Devlet şeffaf olur, devlet net olur.

'BOŞ KASA MİLLETİN EMRİNDE OLSA NE OLUR'

Beyefendi diyor ya, ‘hazineye milletin ve esnafın emrine verdim’ diyor. Damadının tamtakır ettiği hazineyi milletin emrine versen ne olur? Bizi kıskanıyor dediğin Almanya'nın ortaya koyduğu, 414 milyar dolar, sen 7 milyar dolar. Damada Merkez Bankası kasasını boşalttırmasaydın, belki sen de 20 milyar dolar koyardın. Boş kasa milletin emrinde olsa ne olur esnafın emrinde olmasa ne olur? Beşli Çetenin hak edişlerini tıkır tıkır ödüyorsun, ayıp Sayın Erdoğan... Çok da vatandaşla göz göze gelemiyor, uzaktan çay fırlatmakla yetiniyor. İnsan biraz utanır. Almanya'da, Fransa’da esnafın borç batağındayız diye feryat ettiğini duymuyoruz. Hiçbir Avrupa ülkesinde askıda ekmek yok. Erdoğan, milletin derdi başka senin ki başka... Millet ‘ekmek’ diyor ‘iş’ diyor ‘aşı’ diyor, sen diyorsun ki bunların alayı ‘terörist’… Bu milleti bu toplumu gererek nereye varacaksın.

'DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ DİYE PAZARLAYAMAZSIN'

Organize bir şekilde bazı kamu görevlileri; toplumun değer yargılarına, hassasiyetlerine karşı provokatif saldırılarını sürdürüyor. İmam Profesör Mehmet Boynukalın, sufle veriyor. ‘Laiklik çıkarılsın’ buyurmuş. Sen laiklikle ne derdin var onu bilmem. Toplumun sinir uçlarına provokatif söylemleri düşünce özgürlüğü olarak pazarlayamazsın. Sayın Devlet bahçeli acaba bu imam efendi hakkında yorum yapacak mı?

AMERİKA SEN KARIŞMA

İster Amerika, isten Rusya, ister Fransa, ister Almanya hiç fark etmez. Hiçbir ülke Türkiye Cumhuriyeti’ni küçük düşürecek iş içinde olamaz. Amerikalı senatörlerin yazdığı mektupta, Türkiye aşağılanıyor. Daha AK Parti’den tık yok. Evet Türkiye’de hukuk ve demokrasi alanında daralma var ama Amerika sen işine bak, gölge etme başka ihsan istemiyoruz. Amerika’nın Türkiye’ye verecek bir demokrasi dersi yok. Amerika'nın ayarına ihtiyacımız yok. Amerika sen bu işe karışma. Türkiye'de CHP var Türkiye'de Millet İttifakı var.

'TBMM OTORİTESİNE KARŞI GÜÇ GÖSTERİSİNDE BULUNMA'

Enis Berberoğlu milletvekilimizin, 14'ncü Ağır Ceza’da üç gün önce verilen ikinci Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında verilen kararı bugün Meclis Başkanlığı’mıza intikal etti. İnşallah en kısa sürede karar TBMM bilgisine sunulmak suretiyle, Enis Berberoğlu, parlamento sıralarında 83 milyon vatandaşımız için bizlerle devam edecek. Ama enteresan bir şey oldu. 14. Ağır Ceza, bir intikam alırcasına Enis Berberoğlu’nun yeni fezlekesini değiştirmiş, hadde bak, cürete bak. Yepyeni bir fezlekeyi yollamış, ne diyeyim, milletten utanmaz, Allah’tan korkmaz, korksa korka Erdoğan’dan korkar. Sayın Erdoğan, bunlar Allah’tan korkmuyor, senden çekiniyorlar, biraz ayar ver, biraz hukukun içinde kalsınlar. 14 Ağır Ceza Başkanı’na bir uyarı daha yapıyorum: TBMM otoritesine karşı güç gösterisinde bulunma, haddini bil.