Engin Altay hakkında soruşturma başlatıldı

CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Engin Altay hakkında bir televizyon programındaki sözlerinden dolayı soruşturma başlatıldı. Altay, yaptığı açıklamada, ""Devletin koruması altında olması gereken kişisel verilerini, birkaç oy fazla alabilmek için yandaş basın aracılığıyla ortaya saçanlar hakkında hiçbir adım atmayan yargının, yandaş basın ve trollerin operasyonu üzerine harekete geçmesi, adalet sisteminin geldiği nokta açısından da ibretliktir. Bu kadarına da pes" dedi.

27 Mart 2019 Çarşamba, 10:45
Abone Ol google-news

<video:1315494>

CHP Grup Başkanvekili  ve İstanbul Milletvekili Engin Altay hakkında katlıdığı bir televizyon programındaki sözlerinden dolayı soruşturma başlatıldı. Altay, dün KRT TV'de yayımlanan “Siyaset Gündemi” isimli programda "31 Mart’ta bütün yaşananlar yani siyasi tablo ortada ama bunun üzerine aklıyla alay edildiğini düşünen vatandaşlarımız Erdoğan’dan ve Bahçeli’den, bay dumur ve bay kamburdan hücrede bunun hesabını soracaktır...” ifadelerini kullanmıştı. Bu ifadeler üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Altay hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret, Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve tehdit suçları"dan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Altay, hakkında soruşturma başlatılmasının ardından yazılı bir açıklama yaptı. Altay, açıklamasında konuşmasının iktidara yakın medya tarafından çarpıtıldığına dikkat çekerek, algı operasyonu yürütüldüğünü savundu.

ENGİN ALTAY'DAN AÇIKLAMA

Altay'ın açıklaması şöyle:

KRT TV’de 26.03.2019 tarihinde yayınlanan “Savaş Kerimoğlu ile Siyaset Gündemi” programında 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlerle ilgili açıklamam, aklı evvel “yandaş basın” tarafından çarpıtılarak, bir algı operasyonu yürütüldüğü görülmektedir.

KRT TV’de yaptığım açıklamanın deşifre metni; “Kararsızların yüzde 80’i kesinlikle Cumhur ittifakı diye adlandırılan kambur ittifakının adaylarına oy vermeyecekler. Başka partilere de verebilirler. Saadeti var bunun, Vatan partisi var. Millet İttifakı var. Falan filan. Ama millet bu korku iklimi içerisinde, çok korkutursanız ne yapar hücreye girince kimse görmüyor, bir Allah bir kendisi. Basacak intikamını öyle alacak. 31 Mart’ta bütün yaşananlar, siyasi tablo ortada, ama bunun üzerine aklıyla alay edildiğini düşünen vatandaşlarımız, Erdoğan’dan ve Bahçeli’den bay dumur ile bay kamburdan hücrede bunun hesabını soracaklar. Benim aklımla alay etme diyecekler” şeklindedir.

Metinden de anlaşılacağı gibi; hücre olarak ifade edilen yer oy kullanma kabinidir.

Bu açıklamalardan, Erdoğan ve Bahçeli’ye yönelik “cezaevi” tehdidi çıkarılması, ancak yandaş basının ve trollerin haber zekasıyla açıklanabilecek bir durumdur. Bu tablo; Cumhur İttifakı’nın kaybetme korkusunun, yandaş basının olmayan aklını da başından aldığını göstermektedir.

Yandaş basının çarpıtmaları üzerinden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma başlattığı bilgileri gelmektedir.

Anayasa’nın “suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz” hükmüne rağmen, istihbarat kurumlarının fişlemeleriyle insanları terörist ilen etmeye kalkan, hukuksuz-ahlaksız fişleme belgelerini basına servis eden, vatandaşların devletin koruması altında olması gereken kişisel verilerini, birkaç oy fazla alabilmek için yandaş basın aracılığıyla ortaya saçanlar hakkında hiçbir adım atmayan yargının, yandaş basın ve trollerin operasyonu üzerine harekete geçmesi, adalet sisteminin geldiği nokta açısından da ibretliktir.

Bu kadarına da pes…

Her şey milletimizin gözü önünde yaşanıyor. Milletimiz, tüm bunları değerlendirecek ve 31 Mart’ta kokuşmuş düzene gereken dersi sandıkta verecektir.