Ergenlik yaşı 2 yıl öne geldi

Ergenlik yaşı tüm dünyada 2 yıl öne geldi. Okullarda kapsamlı cinsel eğitim verilmemesi pek çok riski beraberinde getiriyor.

23 Şubat 2019 Cumartesi, 23:54
Abone Ol google-news

Ergenlik yaşı tüm dünyada 10 yaşın altına düştü. Pek çok ülkede okullarda farklı yaşlardaki çocukların gelişimsel özellikleri dikkate alnarak eğitim programlarında ergenlerin cinsiyet eğitimi konularına geniş yer ayrılıyor. Bilinçlendirici eğitim programları yürütülüyor. Ülkemizde ise bu eğitimler, gerçek bağlamından kopartılarak ders konuları içinde “leylek ve melek” hikâyeleri ile geçiştiriliyor, üreme organları sağlık eğitiminden öteye geçmeden yüzeysel biçimde sunuluyor.

Türkiye Anne Çocuk Ergen Sağlığı Enstitüsü’nce “Cinsel Rüşt, Ergenlik, Evlilik Yaşı, Evlilik Öncesi Cinsel Yaşam, Cinsel İstismar’’ başlıklı bir rapor hazırlandı. Raporda, okullarda bu yönde eğitim verilmemesinin yol açabileceği sorunlar şöyle sıralanıyor:

- Artan evlilik öncesi cinsel deneyim kadın hayatının daha riskli hale gelmesi ile sonuçlanır. Fazla sayıda partner, istenmeyen ergen gebelikler ve anne ölümleri, istemli kürtaj, cinsel şiddete maruziyet, HIV ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, alkol, sigara ve madde bağımlılığı, depresyon ve intihar oranlarında artışın yanı sıra toplumsal değerlerden uzaklaşma, ilerdeki evlilik hayatında sorunlar, aile kuramama, yalnızlık, eğitim hayatına son verme ve yoksulluk.

- Artan namus cinayetleri.

- Artan pornografi bağımlılığı ve sonucunda; sağlıksız cinsel eğilimler geliştirme tehlikesi, cinsel kimliklerin bozulması, ensest ilişki ve cinsel istismar oranlarında artış, kadın ve çocukların sömürülmesi, onur ve haklarının ellerinden alınması.

- Artan resmi nikâhsız evliliklerde kadının sağlık hizmeti alma konusunda daha çok mağduriyet yaşaması.

‘Okulöncesinde başlamalı’

CHP Tekirdağ milletvekili Candan Yüceer, “seni leylekler getirdi” benzeri yanıtların geçerliliğinin kalmadığına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Artık çocuklar akıllı telefonlardan, tabletlerden her türlü bilgiyi alıyor. Oralardan aldıkları bilgilerin ne kadar sağlıklı ve gerçek olduğu tartışmalı. Bu yüzden cinsellik eğitimi okulöncesi dönemde ailelerde ve sonrasında okullarda verilmeli. Cinsel eğitim denilince yalnızca üreme sağlığı anlaşılmamalı, toplumsal boyutunun, psikolojik boyutunun da ele alınması lazım. Milli Eğitim Bakanlığı vakıf ve derneklere yetki devri yapmaktan, bu tür eğitimlere vakit ayırmıyor. Toplumsal cinsiyet hususunda bile birilerinin yönlendirmesi ile projelerden vazgeçiyor. Cinsel eğitimin olmadığı ortamlarda sapkın ilişkiler ve davranışlar artıyor.”

‘DÜNYADA ÖRNEKLERİ VAR’

Eğitimci Alaattin Dinçer, “Yaşanan olumsuz tablonun önlenebilmesi için, okulda ergenlik ve okul temelli cinsiyet eşitliği ile ergenlerin sağlık eğitimi programları dünyanın pek çok ülkesinde çözüm yöntemi olarak kullanılmaktadır. Bu ülkeler, farklı yaşlardaki çocukların gelişimsel özelliklerini dikkate alarak eğitim programlarında ergenlerin cinsiyet eğitimi konularına geniş yer ayırıyor’’ dedi. 

Türkiye’de 2014-2016 arasında uygulanan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Eğitimi’’ projesi dışında okullarda yapılan herhangi bir çalışmanın bulunmadığına dikkat çeken Dinçer, “Süreci ilerletecek herhangi yeni bir proje yapılmaması, 2014 yılında yapılan projede hedeflenen sonuçların yaygınlaştırılarak sürdürülmemiş olması, toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi konusuna bile tahammül edilemediğini,soruna yaklaşımda ve hareket tarzında mesafeli, edilgen, irrasyonel ve doktriner tutumun sürdürülmekte olduğunu göstermektedir’’ diye konuştu.