'Fişlemeleri şiddetle kınıyoruz'

TÜDEF Genel Başkanı Ali Çetin, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden burs alan 15 bin öğrencinin terör örgütü bağlantısının araştırılmasıyla ilgili olarak fişlemeleri şiddetle kınadıklarını söyledi. DSP Denizli milletvekili Hasan Erçelebi ise bu konuyla ilgili soru önergesi verdi.

24 Ağustos 2009 Pazartesi, 08:49
Abone Ol google-news

Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Ali Çetin, Ergenekon soruşturmasını yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı vekilliğinin talimatıyla Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden burs alan 15 bin öğrencinin terör örgütü bağlantısının araştırıldığı yönündeki haberlere atıfla ''fişlemeleri şiddetle kınadıklarını'' bildirdi. Çetin yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'de, ''Türk tipi demokrasi'' denilen bir yönetim modelinin uygulandığını savunarak, iktidarların değiştiğini, ancak fişleme mantığının aynı kaldığını kaydetti.

Çetin, özetle şu görüşleri dile getirdi: ''Demokrasi bu ülkede bir türlü gelişemiyor. Her gelen kendi korku imparatorluğunu kuruyor. Her gelen demokrasiyi sadece kendisi ve yakın çevresi için istiyor. Çünkü hiçbiri gerçek anlamda demokrat değil. Demokrasi bu ülkede gelişmiyor, her filiz attığında acımasızca budanıyor ve yok ediliyor. Üstelik bunu 'ya ülkeyi kurtarmak' ya da 'demokrasiyi kurmak' üzere iktidara el koyanlar aynı şevkle ve ihtirasla yapıyorlar. Biz tüketiciler olarak gerçek bir demokrasiyi istiyoruz. Yurttaşlarımızın düşünceleri, görüşleri, dili, dini, mezhebi veya ırkı için fişlenmesini bir insanlık suçu olarak görüyoruz. Biz tüketiciler hem özgürlük, hem iş, hem aş istiyoruz. Ne aç karnına camekanların dışına bakma hürriyeti, ne de bir kölenin tokluğunu istiyoruz. Bu ülkede hürriyetin elini kolunu sallayarak dolaşmasını istiyoruz.
Fişlemeleri şiddetle kınıyoruz.''

 

Erçelebi: Niçin yapılıyor, kapsamı ne?

DSP Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden burs alan 15 bin öğrenci hakkında Emniyet Müdürlüğü'nce ''araştırma yapıldığı'' iddialarıyla ilgili soru önergesi verdi.

Erçelebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına sunduğu yazılı soru önergesinde, şu soruları yöneltti: ''Böyle bir soruşturmaya niçin gerek duyulmuştur, kapsamı nedir? Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği dışında öğrencilere burs veren derneklerden, hakkında soruşturma yapılan başka dernek var mı? Üniversite öğrencileri arasında yaygın faaliyet gösteren vakıf cemaatlerden Emniyetçe soruşturma yapılan var mı? Varsa son 7 yılda hangileri hakkında yapılmıştır, sonuçları nelerdir?''

 

CHP'li Köktürk de konuyu meclise taşıdı

CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk de, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nden (ÇYDD) burs alan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğünce "terör örgütleriyle bağlantılarının bulunup bulunmadığının" araştırılması Meclis gündemine getirdi. CHP'li Köktürk, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, "Tarafınızca 'demokratik açılım' adı altında, İmralı'dan tehditler savuran Bölücübaşı'nı bile aracılar vasıtasıyla muhatap alan bir politika izlenirken, amacı 'Atatürk ilke ve devrimlerini korumak, geliştirmek, çağdaş eğitim yoluyla çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşmak' olan bir dernekten burs alan öğrencilerle ilgili yapılan bu hukuk dışı uygulamalarla varılmak istenen hedef nedir?" dedi.

"Cumhuriyet karşıtı tarikat ve cemaatlerin burs faaliyetlerinin 'terör örgütleri'yle bağlantıları konusunda bugüne kadar bir çalışma yapılıp yapılmadığını" soran Köktürk, Başbakan Erdoğan tarafından şu sorularının yanıtlanmasını istedi: "ÇYDD'nin yaklaşık 15 Bin Bursiyerine "Terörist" incelemesi yapılması, sizin öncülüğünüzde başlatılan ve İçişleri Bakanınız tarafından yürütülen içeriği halen belirsiz olan "Demokratik açılım"ın bir parçası mıdır? Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Bursiyerlerinin büyük bölümünün kırsal kesimden, ilk ve ortaöğretim öğrencileri oldukları ve yaşlarının 8 ila 10'dan başlayarak 14 ila 17 arasında olduğu bilinmektedir. Bu yaştaki çocukların dosyalarının "Terör örgütleriyle" bağlantılarının incelenmesi insan haklarına, hukuk devleti ilkelerine aykırı bir durum değil midir? Kamuoyunda büyük tepki uyandıran bu uygulama kararını veren emniyet yetkilileriyle ilgili idari ve cezai inceleme başlatmayı düşünüyor musunuz? Sincan Hakimi Sayın Osman Kaçmaz gibi pek çok hakim hakkında hukuku zorlayarak, Adalet Müfettişlerini görevlendirerek inceleme yaptıran Adalet Bakanlığınız; amaçları sadece eğitimlerini gerçekleştirebilmek olan yaşları 8 ila 17 arasında değişen küçücük çocukları fişleme ve soruşturmalar yoluyla baskılama, korkutma sonucunu doğuran, Anayasamızın sağladığı temel güvencelerle ve hukuk devletinin evrensel normlarıyla çelişen böyle bir uygulamayı gerçekleştiren Cumhuriyet Savcılarına yönelik olarak Adalet Müfettişlerini harekete geçirme düşüncesinde midir?"