'Gittiğimiz yere sadece milletimizin mesajını götürürüz'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'de yaşanan gelişmeler ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Şam'a yaptığı ziyaretle ilgili CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "dış politika romantizm üzerine kurulmaz" sözlerine "Yazıklar olsun" diyerek karşılık verdi.

10 Ağustos 2011 Çarşamba, 12:03
Abone Ol google-news

AKP Genel Merkezi'ndeki Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın açılışında konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Suriye'de yaşanan son gelişmeler ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun dünkü Şam ziyareti ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "dış politika romantizm ile yapılmaz" sözlerine tepki gösterdi. Bölgesel barış için büyük fedakârlıkla çalıştıklarını kaydeden Erdoğan "Biz kendimiz için isteğimizi komşumuz için de isteriz" dedi. Erdoğan hükümet olarak komşu ülkelerle düşmanlıkları sıfırlamayı konuşurken muhalefetin "artık sıfır falan kalmadı" gibi laflar ettiğini belirterek "Adeta horon tepiyor. Biz iç siyasette olduğu gibi dış siyasette de evrensel insani değerleri savunuyoruz. Biz barış, daha fazla özgürlük, daha fazla adalet diyoruz. Kardeş kanı akmaksın gözyaşları dinsin istiyoruz. Devlet ve demokrasi tecrübemizi dost ve kardeşlerimizle açıkça paylaşmayı esas alıyoruz. Devletler arası çıkarlarımızın barış ve huzur esasında gelişeceğini biliyor, konuştuğumuz herkese adaletin yönünü işaret ediyoruz. Özelikle şu mübarek günlerde yanı başımızda yaşanan acılar yüreklerimizi yakıyor. Biz öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki taa cahiliye döneminde bile üç ayları kendileri için savaşmayı haram olarak kılan bir anlayış var. Ve bu anlayış hep devam edegelmiş. Şimdi yanı başımızda şu mübarek ramazan ayında bakıyorsunuz kardeş kardeşi vuruyor ve devlet kendi vatandaşına, insanına tank, top, silah doğrultmak suretiyle insanlar öldürülüyor" diye konuştu.

Erdoğan Suriye'de yaşanan olayların yanı sıra Türkiye'de de terör örgütünün eylemlerini arttırdığına dikkat çekerek "Orada bu oluyor da bizde olmuyor mu? Bizde tam tersi oluyor. Bizde de bölücü terör örgütü böyle bir ayın içinde bile durmuyor ve caddede yürüyen bir güvenlik görevlimizi ensesinden vuruyor. Diğerini geliyor aynı şekilde vuruyor ve bütün bunlarla beraber utanmadan sıkılmadan hala bunların siyasi uzantıları da 'özgürlük' diyor, 'barış' diyor. Nerede bunun özgürlük, nerede bunun barış anlayışı" dedi.

 

'Yazıklar olsun'

Erdoğan Suriye'de yaşananları bir iç mesele olarak gördükleri yönündeki açıklamalarından birilerinin rahatsız olduğunu da sözlerine ekledi. "Biz 'bunu iç meselemiz görüyoruz' derken, kardeşliğimizin bir gereği olarak, aramızda geliştirdiğimiz aile hukukun gereği olarak, aramızda akrabalık bağları olduğunu bilerek söylüyoruz, aramızdaki 910 kilometrelik sınır sebebiyle bunları söylüyoruz. Aramızda vizeleri kaldıracak kadar kardeşlik bağlarını güçlendirmiş bir ülke olarak söylüyoruz" diyen Erdoğan şöyle devam etti: "Fakat gel gör ki; Türkiye'nin onurunu yaralamak pahasına 'Suriye'den bize ne' diyorlar. Kim? Ülkemizin içindeki siyasetçiler. İnsanlığın vicdanı adına yapılan bir uyarıyı romantizm olarak yaftalıyorlar. Ve bu gaflet cümlesini Türkiye Cumhuriyetinin Dışişleri Bakanı Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile görüşme halindeyken söylüyorlar. Yazıklar olsun. Biz bölgemizdeki ve dünyadaki her ülkenin kendi dinamikleriyle, demokrasi içinde sorunlarını çözüme kavuşturmasından yanayız. Kardeş Suriye'ye Dışişleri Bakanımızın götürdüğü mesaj, bizim bu mesajımızdır. Dışişleri Bakanımız bölge hakkındaki projeksiyonumuzu açıkça komşu bir ülkenin cumhurbaşkanına iletirken, bakanımızın oraya Türkiye'nin mesajını değil de, başka bir ülkenin mesajını götürdüğünü iddia etmek bir büyük gafletin değilse, şifa bulmaz bir cehaletin ilanı değil mi?"
 

'Gittiğimiz yere sadece milletimizin mesajını götürürüz'

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Suriye'ye ABD'nin mesajlarını ilettiği yönündeki değerlendirmelere de tepki gösteren Başbakan Erdoğan, "AK Parti iktidarı bugüne kadar sadece gittiği her yere aziz milletimizin mesajını götürmüştür; başka hiçbir iradenin değil. Ama bunlar kendilerini aynada görüyorlar çünkü bunlar yıllarca bunu yaptı. Bu ülkenin iktidarını İsrail'e şikâyet edecek kadar alçaldılar, Sosyalist Enternasyonal'e şikayet edecek kadar alçaldılar. Ve zannediyorlar ki AK Parti iktidarı da bunu yapıyor. AK Parti iktidarında bu yok. AK Parti iktidarında milletin iradesi, söylemi var. Ve biz bu söylemi gittiğimiz her yere bugüne kadar taşıdık, taşıyoruz ve taşıyacağız" diye konuştu.
 

'Her gün insanlar ölürken reformdan bahsedilemez'

Suriye'deki gelişmelerin bölgenin istikrarı ve güvenliği ile birlikte, Türkiye'yi de doğrudan ilgilendirdiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Şam'da Devlet Başkanı Beşar Esad'a ilettiği Türkiye'nin mesajlarını ise şu şekilde aktardı: "Bugün her şeyden önce yapmanız gereken akan kanı durdurmak. Sivil halka ve göstericilere karşı her türlü şiddete ve güç kullanımına bir an önce son vermek. Ülkedeki durum bu şekilde devam edemez. Her gün insanlar öldürülürken reformdan bahsetmek ne Suriye halkını ne de uluslararası toplumu ikna etmeyecektir. Suriye halkının demokrasi talebine kulak verin. Zira her türlü iktidarın meşruiyetinin kaynağı her şeyden önce halktır, halkın iradesidir. Yapılması gereken halkın iradesinin özgür ve serbest şekilde tecelli etmesini sağlamak ve kendi halkınızı ikna etmektir. Bu çerçevede Suriye'deki gelişmeleri önümüzdeki günlerde de yakından izlemeye ele aldığımız hususların takipçisi olmaya devam edeceğiz."
 

'Tankların çıkması girişimimizin sonucudur'

Başbakan Erdoğan, bugün Türkiye'nin Suriye büyükelçisinden Hama'ya gittiğini, tankların ve emniyet güçlerinin Hama'dan çıkmaya başladığını da sözlerine ekledi. Erdoğan konuyla ilgili, "Tabii ki bu da bizim girişimin olumlu netice verdiğini göstermesi bakımından çok çok önemli. Temenni ederiz ki 10-15 günde bunlar tamamıyla gerçekleşsin ve Suriye'de artık reform sürecine yönelik adımlar bunun ardından atılsın. Yapılmak istenin bu" değerlendirmesinde bulundu.

 

'Ortada çarpıcı bir tablo var'

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 2002'den bu yana aldığı mesafenin önemli olduğunu ve Türk ekonomisinin bu kriz ortamında gıpta edilen bir durumda olduğunu söyledi. "Ortada çarpıcı bir tablo var. İnkar edilemez bir gelişme performansı var" diyen Erdoğan muhalefete yüklenerek "Bu istikrarı bu başarıyı kendi menfaatlerine aykırı görenler her fırsatta felaket tellallığı yapanlar hiçbir zaman güneşi balçıkla sıvamaya muktedir olamayacaklar" dedi. Erdoğan yaşanan küresel ekonomik kriz karşısında karamsarlığa asla prim vermeyeceklerinin de altını çizdiği konuşmasında "Hedeflerimizi bu özgüvenle ama ayağımızı sağlam basarak yaşanan tüm bu olumsuzluklara karşı dikkati asla elden bırakmıyor günü gününe tedbirlerimizi alıyoruz. Kriz psikolojisinin bizi esir almasına izin vermiyoruz. İzin vermeyeceğiz" dedi.
 

'Evlere şenlik muhalefet'

Dün ekonomi kurmayları ile yaptıkları genel değerlendirme toplantısına ilişkin anamuhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun "madem ekonomi bu kadar iyi gidiyor arkası arkasına bu kadar toplantıları niye yapıyorsunuz" sözlerine tepki gösteren Erdoğan şunları söyledi: "Aman yarabbi evlere şenlik bir anamuhalefet. Bu toplantılar yapılmasa o zaman da 'hükümet nerede, niçin bir araya gelmiyor' der. Toplantıların yapılması bunlar gibi dar perspektifte olayları yakalayan bir anlayış değil. Biz şu anda dünyayı mercek altına yatırmak suretiyle bunun bize yansıması ne olur, veya olabilir mi? Tedbirlerimizi önceden almak durumundayız. Dedim ya 'Bunlar çırak bile olamaz'. Bunlar ülke filan yönetemezler. Şu anda küresel piyasalarda özellikle gelişmiş ekonomilerde yaşanan bir takım sorunlar var. Sadece şu son 1 haftada değer kaybeden borsaları, dolar karşısında değer kaybeden para birimlerini, artış gösteren riskleri görüyorsunuz. Bütün bu gelişmelerin küresel ekonomi ile entegre olan Türkiye ekonomisine de bazı etkileri olabileceği ihtimalini, tedbir alınmadığı takdirde sıkıntılarla yüzleşmek durumunda kalabileceğimizi, kriz işportacılığından medet uman anamuhalefet partisi lider dışında, aklı başında olan herkes bunu tahmin ediyor. Bizim yaptığımız bu toplantılar etkileri minimuma indirerek Türk ekonomisinin büyüme trendinin hız kesmeksizin devam etmesi, milletimizin cebinden tek bir kuruşun bile boşa gitmemesi içindir. Yapılan istişareleri Türk ekonomisindeki paniğin bir işareti olarak yansıtmak isteyenler büyük bir yanılgının içerisinde oldukları kadar, açık söylüyorum aynı zamanda kendi ülkesi ve milletine karşı büyük bir sorumsuzluk örneği sergiliyorlar. Yapılan istişareler asla bir sebep sonuç veya etki tepki anlayışı ile gerçekleştirilmiyor. Tam aksine hükümetimiz önleyici bir yaklaşımla bu sorunlar kapımızı çalmadan nasıl bunları bertaraf edebileceğimizin gayretini bunun mücadelesini veriyoruz. Bu noktada tedbirlerimizi de alıyoruz. Bu çerçevede önümüzdeki dönemde öncelikli olarak üzerinde duracağımız bazı hususları dün de kamuoyu ile paylaştık. İnşallah 2012-2014 dönemini kapsayacak Orta Vadeli Programda da detaylı hale getireceğiz."
 

'Lüks tüketimi bırakın'

Erdoğan daha önce yaptığı "kriz teğet bile geçmeyecek" açıklamasını bir kez daha yinelerken vatandaşlara da Ramazan ayını fırsat bilerek israftan kaçınmaları çağrısında bulundu. Erdoğan "Bakın bilerinin dediği gibi harcama yapmayalım falan demiyorum. Piyasada bu hareketlilik olacak. Ama israf etmeyelim onun için geçenlere de söylediğim gibi biz israf etmeyeceğiz. İsraf ekonomisinden yana olmayacağız biz verim ekonomisinden yana olacağız. Diyelim ki önümüzde bir araba bir de kirada otururken sahip olmak istediğiniz ev. Arabayı tercih etmeyeceksiniz çünkü o sizin için israf olur. Evi alacaksınız kiradan kurtulacaksınız. Bir evde otururken lüks bir eve gireyim. Bu dönemde lüks bir evi ilave etme. Şu anda oturduğun yerde oturmaya devam et. Çünkü verim ekonomisinin gerekliliği bunu ifade eder. Bu adımları attığımız zaman göreceksiniz ki şu süreç çok daha bizler için artı yazacak" diye konuştu.

 

Afrika'ya yardım

Başbakan Erdoğan, Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda Somali'de yaşanan drama dikkat çekerek, "Dünya nerde? Gelişmiş ülkeler nerde? Ellerini uzatıyorlar mı? Hayır. Onlar hala bu süreç devam etmek suretiyle ellerindeki imkânların kendilerine sağlayacağı yüksek rantın hesabını yapıyorlar" dedi. Bu bölgede yaşanan dramın bir dünya meselesi olduğunun altını çizen Erdoğan şöyle konuştu:
"Yüzyıllarca Afrika'nın bütün kaynaklarını talan edenler şimdi vicdanları sükut etmiş olarak bir faciayı, bir felaketi sadece seyrediyorlar. Afrika'da yaşanan felaketin esasen kendi felaketleri olduğunu unutarak yaşamaya devam ediyorlar. Uluslar arası tolum bunun için güç birliği yapmayacaksa ne zaman yapacak?" diye soran Erdoğan, "Ben birkaç gün içinde dış işleri bakanım ve ailecek Somali'ye gideceğiz. Biz kimse yokmuş gibi Afrika'da olacağız. Kimse yokmuş, kimse gelmeyecekmiş gibi orada olacağız. Ramazandan sonra da yardımları sürdüreceğiz."