"Gizliliğe riayet etmeyenler suç işliyor"

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Ergenekon soruşturmasının gizli olduğunu belirterek, "Maalesef bu gizliliğe riayet edilmiyor. Şu veya bu şekilde bu gizliliğe riayet etmeyenler yasalar karşısında da suç işliyorlar" dedi.

12 Ocak 2009 Pazartesi, 17:25
Abone Ol google-news

Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısın ardından yaptığı açıklamada gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin Ergenekon operasyonu kapsamında gözaltına alınan Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin'in gözaltında bazı iddiaları gündeme getirdiğini ve Genelkurmay Başkanlığı'nın da bunun üzerine bir açıklama yaptığını anımsatarak, düşüncelerini sorması üzerine Çiçek, Bakanlar Kurulu'nda böyle bir konunun görüşülmediğini söyledi. Çiçek Bakanlar Kurulu'nun gündemine yargının sorunları dışında özel bir soruşturma kapsamında olan herhangi bir konunun gelmeyeceğini belirterek, "Her defasında ifade etmeye çalıştık. Şu an adına kamuoyu ne diyorsa o şekliyle algılayabilirsiniz. Çünkü bizim hukukumuzda, yasalarımızda şu veya bu ad altında soruşturma yok. Soruşturma soruşturmadır. Dolayısıyla bu davanın bir kısmı kovuşturma safhasındadır, Silivri'de yargılaması devam ediyor. Bir kısmı ise anladığımız kadarıyla soruşturma safhasındadır. Soruşturma safhası gizlidir. Maalesef bu gizliliğe riayet edilmiyor. Şu veya bu şekilde bu gizliliğe riayet etmeyenler, yasalar karşısında da suç işliyorlar" diye konuştu. Bundan rahatsızlığını her defasında ifade etmeye çalıştığını belirten Çiçek, şöyle dedi:
"Bu bilgi doğru da olsa yazılması yanlıştır. Yanlış olsa yazılması daha da yanlıştır. Bunun neresinden tutup neyini düzelteceksiniz? Bu türlü soruları ne bize sorun, ne başka makama sorun. Sormanız gereken bir tek yer, bir tek makam var. O da hukuktur. Ceza Muhakemeleri Yasası'nı alırsınız, o yasa ne diyorsa sizin sorduğunuz soruların cevabını o yasanın içinde bulabilirsiniz. Onun için gizlilik içerisinde yürütülen ve yürütülmesi gereken bir konuyu ne Bakanlar Kurulu'nda görüşürüz ne de ben bu konuları cevaplandırırım."

Hükümet Sözcüsü Çiçek, muhalefetin yargının yürütme tarafından yönlendirildiği, soruşturmanın polis tarafından yapıldığı ve bir intikam duygusu ile soruşturmanın sürdürüldüğü iddialarının anımsatılması üzerine de şöyle konuştu:
"Bu iddiada bulunanlar eğer bu iddialarını teyit edecek bilgileri, belgeleri, delilleri varsa, onu ortaya koysunlar. Soyut iddialarla bu süreci yanlış yönlendirmeye, bu sürecin hukuki zeminden siyasi bir zemine kayması noktasında bir çaba içine girmesinler. Bunlar son derece yanlıştır. Türkiye bir hukuk devleti diyoruz. Hukuku hep beraber işletelim ve ona yardımcı olalım. Eğer bu söyledikleri iddialar gerçekten bir belgeye, bir bilgiye, bir delile dayanıyorsa bunu da götürsünler ilgili makamlara versinler. Aksi halde her önüne gelen bir şeyle söyler. Nitekim onların söylediği bu tür iddialara karşılık da başka sözler de gündeme gelmiştir. Bu doğruysa öteki de doğru demektir. Onun için bırakalım, hukuki bir konu hukuk çerçevesinde çözülsün. Siyasi konuları başka zeminlerde tartışırız. Ben bu iddiaların hiçbirin ciddiye almıyorum. Hiçbirisi doğru değil."

 

"AB yükümlülüklerini yerine getirmedi"

Çiçek, AB üyelik sürecine yönelik reformların yavaşladığı ya da hükümetin konuyu yeterince öne almadığı yönündeki değerlendirmelerin sağlıklı olmadığını kaydetti.

Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, toplantıda, AB ilişkilerinin de görüşüldüğünü söyledi. "AB'nin dile getirmediği bir husus var. 10 başlık ile ilgili de henüz AB, kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiş, tarama sonuçlarını bize bildirmemiştir" diyen Çiçek, Başmüzakerecilik görevini yürütmek üzere Devlet Bakanlığı'na atanan Egemen Bağış'ın AB Genel Sekreterliği'nin mevcut durum ile ilgili bilgi sunduğunu da anlattı.

Çiçek, şöyle konuştu:  "Hükümetimizin öncelikleri arasında AB müzakere süreci gelmektedir. Her Bakanlar Kurulunda da AB ile ilişkilerimiz hangi noktadır, tıkanan noktalar nelerdir, yapılan çalışmalar hangi safhadadır, bunlar değerlendirme konusu yapılmaktadır. Ancak 2009'un başında olduğumuz için çok kapsamlı bir değerlendirmeyi, hem genel sekreterlik sundu, hemen her arkadaşımız da görüşlerini ifade etti. Tekrar ifade etmek istiyoruz ki Hükümetimizin AB konusundaki kararlılığı devam ediyor. 2008 yılı sonu itibariyle Ulusal Program da yayınlandı. Dolayısıyla daha yılın ilk günlerinden itibaren, taahhüt ettiğimiz Ulusal Program'ın uygulanması konusundaki kararlılığımız sürecektir, sürmektedir. Dolayısıyla 'Türkiye'de reformlar yavaşladı ya da Hükümet bu konuyu yeteri kadar öne almıyor' tarzındaki değerlendirmeler, bence baştan beri çok sağlıklı değerlendirmeler değil, eksik bilgiye dayanıyor, en azından... Şunu görmemiz lazım ki Türkiye'nin aynen 18 Kasım 2002'de olduğu gibi, göreve geldiğinden bu yana kararlılığında en ufak bir tereddüt, bu politikalarından da bir sapma söz konusu değil. Ancak böylesine kapsamlı bir projenin sürdürülmesinde bizden kaynaklanmayan ve dışarıdan da bu süreç yavaşladı tarzındaki algılamalara sebebiyet veren bazı hususlar var. Onları da fırsat buldukça söyledik."

Çiçek, 33 başlık üzerinden müzakerelerin yapıldığını anımsatarak, bunların 8 tanesinde hiç alakası olmadığı halde Kıbrıs sorunu nedeniyle bir ambargonun söz konusu olduğunu kaydetti. Çiçek, Fransa'nın da bir kısım kriterler getirdiği 5 tane başlığın bulunduğunu da söyleyerek, "Ayrıca AB'nin dile getirmediği bir husus var. 10 başlık ile ilgili de henüz AB, kendi yükümlülüklerini yerine getirmemiş, tarama sonuçlarını bize bildirmemiştir. Dolayısıyla bir değerlendirme yapılacaksa bizim kararlılığımız bu noktada tamdır" diye konuştu.