Hak etmedikleri maaşları alıyorlar

İstanbul’un bütçesinin yaklaşık üçte ikisinin kendi ekibinin elinde olmadığını belirterek, “Milletin malının üstüne oturuyorlar. Nasıl yönettiklerini de bilmiyoruz” dedi.

12 Temmuz 2019 Cuma, 20:50
Abone Ol google-news

İBB Başkanı İmamoğlu ile beraberindeki CHP ve İYİ Parti’li belediye başkanları Anıtkabir’i ziyaret etti. İmamoğlu ve belediye başkanları, Atatürk’ün ve İnönü’nün mozolelerine çelenk bıraktı. İmamoğlu Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, millete ait olan yaklaşık 60 milyar TL tutarındaki İstanbul bütçesinin 40 milyar liraya yakınını yöneten kişilerin kendi ekibinden olmadığını belirterek, “Bakın milletin malının üstüne oturdunuz. 6 aydır bu tartışmalar yüzünden bence hakları olmayan maaşlar alıyorlar. Çıkartırız onların bedellerini. Hakları olmayan maaşlar aldıkları gibi, ne şekilde yönettiklerine dair bilgi sahibi de değiliz” diye konuştu. İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a İstanbul’un mevcut durumunu aktarma isteğini tekrar ilettiklerini, haber beklediğini ifade etti.
İmamoğlu dün beraberindeki CHP’li ilçe belediye başkanları, CHP ve İYİ Parti’li belediye meclis üyeleriyle birlikte Anıtkabir’i ziyaret etti. İmamoğlu ve beraberindekiler Aslanlı Yol’dan yürüyerek Atatürk’ün mozolesine çelenk bıraktıktan sonra saygı duruşunda bulundu.
İmamoğlu daha sonra Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalamak üzere Misakı Milli Kulesi’ne geçti. İmamoğlu, deftere şunları yazdı:
“Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Bugün manevi huzurunuzda, 1919 yılında başlattığınız Kuvayı Milliye ruhunun 100. yılında aynı ruhla 21. yüzyılda fikri hür, vicdanı hür nesiller olarak, akıl ve bilimle cennet vatanımızın en güzel şehri İstanbul’a tüm tarihi birikimi ve maneviyatını koruyarak milli unsurlarımızdan asla taviz vermeyerek hizmet edeceğime söz veriyorum. Bu satırların tekrar yazılmasını sağlayan 16 milyon vatansever İstanbullu ile belediye başkanlarımız ve meclis üyelerimizle birlikte aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.”

‘Bu, seferberlik dönemidir’
CHP Genel Merkezi’nin bahçesinde bekleyen partililer “Ekrem Başkan”, “Türkiye laiktir laik kalacak”, “Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganlarını attı. İmamoğlu, bahçeye getirilen otobüs üzerinden partililere şöyle seslendi:
“Atamızın huzuruna geldik ve and içtik. Dedik ki milletimize layık olacağız, İstanbul’da çocuklarımıza, gençlerimize güzel bir gelecek armağan edeceğiz, onlar için çalışacağız. Ben CHP’nin evladı olarak partime de mahçup olmama adına hepinize söz veriyorum. 31 Mart seçimlerinin ve 23 Haziran’daki demokrasi zaferinin siyaset mühendisliğini en iyi şekilde yapıp bu başarının mimarı olan Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu da ziyaret ederek bu güzel günümüzü daha da taçlandırdık. Bu 5 yıllık yerel yönetim sürecinde yapacağımız devrim gibi iş ve uygulamalarla herkesi kucaklayıp partiler üstü davranarak bu ülkenin bütün kurumlarına girmiş olan partizanlığı o binalardan söküp atıp insanlığı o binalara sokmak için vereceğimiz mücadelenin her anında dikkatli olalım ve bir birimize destek olalım. Bu dönemin adı benim ruhumda bir seferberlik dönemidir. Bu seferberliğin de en önemli kahramanları sizler olmalısınız. Allah bizi mahçup etmesin.”

‘40 milyar ellerinde’
Anıtkabir ziyaretinin ardından daha sonra CHP Genel Merkezi’ne gelen İmamoğlu, burada da gazetecilerin sorularını yanıtladı. İmamoğlu’na yöneltilen sorular ve yanıtları şöyle:

Bunları yaşamak istemezdik: (Tartışmalı sürecin ardından Anıtkabir defterini ikinci kez imzaladınız...) Çok rastlanır bir durum değil; iki mazbata, iki seçim. Bunları yaşamak istemezdik. Demokrasi sınavı her şeye rağmen Türkiyemiz’e büyük bir mesaj vermiştir. Bundan sonra hakimiyetin millete ait olduğunu ve bunun kayıtsız şartsız olduğunu 23 Haziran’da tescil etmiştir.
Cumhurbaşkanıyla görüşme talebini yineledik: (Cumhurbaşkanıyla görüşme talebiniz oldu mu?) İlk gece bu diyaloğu kurmak istediğimi beyan etmiştim. 6 Temmuz’da telefonla kendilerine, talebimizi yineledik. İki gün sonra da yazılı bir talep gönderdik. Hatta bugün de Ankara’da olacağımızı sadece bilgi olarak yazdık. Müsait oldukları zaman diliminde konuşup İstanbul’un brifingini ve mevcut durumunu kendilerine aktarma isteğimizi ilettik, haber bekliyoruz.
Bütçenin üçte ikisi şirketlerin üzerinde: (Belediye iştirakleriyli ilgili gelinen son durum nedir?) Belediyemizde el freni gibi bir süreç yaşanıyor. İstanbul’da şöyle bir durum var: Bütçenin üçte ikisi neredeyse şirketlerin üzerinde. Ve şirketlerle ilgili şu anda anlaşılmaz bir direnç yaşanıyor. Örnek vereyim: Biz istifa ettik diye helallik isteyen, genel sekreter ve genel sekreter yardımcıları, toplam 10 kişi şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin en önemli 10 iştiraklerinin yönetim kurulu başkanı. Bu nasıl istifa? Bu millet bizden hesap soracak. 23 Haziran’da ben seni seçtim, benim malımı, paramı korudun mu? Bana soracak ama biz oraya yönetim atayamıyoruz. Genel kurul çağrısı için noter tebliğleri yapıyoruz. Maksimum süreler kullanıyor, o zaman diliminde neler olacağını kestiremiyoruz. Ağustos’un sonuna yönelik tarihler veriyorlar.
40 milyarı yöneten bizim ekibimiz değil: Ben o 10 şahısa ve diğerlerine diyorum ki: Bakın milletin malının üstüne oturdunuz. 6 aydır bu tartışmalar yüzünden bence hakları olmayan maaşlar alıyorlar. Çıkartırız onların bedellerini. Hakları olmayan maaşlar aldıkları gibi, ne şekilde yönettiklerine dair bilgi sahibi de değiliz. Millete ait yaklaşık 60 milyara varan İstanbul’un konsolide bütçesinin 40 milyara yakınını şu anda yöneten kişiler bizim ekibimiz değil. Görevlerden istifa ederek, genel kurulları yaparak bizim irademizin yönetime yansımasını istiyoruz. Ben milletimize şeffaf bir şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde ne olup biteceğini anlatacağım. Millete ait paraların üzerine oturmuş gibi davranmayın. Millete ait şirketlerden bahsediyoruz. Bir an önce gereğini yapmalarını buradan duyuruyorum. Sonradan kendilerinin pişman olacakları, başlarını öne eğdirecekleri duruma düşürmesinler..
1,7 miyar TL’yi seçimden önce dağıttılar: (Faaliyet payının erken ödenmesi konusunda nasıl bir süreç izleyeceksiniz?) Türkiye tarihinde olmuş bir şey değil. Yaklaşık 1 milyar lira – 980 milyon lira – Haziran sonu yatması gereken ve kim göreve gelirse gelsin göreve geldikten sonra kurumun bütçesine göre, bütçe disipline göre ödemeleri yaparak süreci yönetmek ister. Örneğin İstanbul halkını taşıyan ve 8 aydır hak edişlerini alamayan taşımacılar, halk otobüsleri var. Bunlara ödeme yapılmadan kime dağıttınız bu parayı? Biz biliyoruz, tespitlerimizi yaptık paylaşacağız bunu. Kamulaştırma bedeliyle beraber 1,7 milyar lira seçime 7-8 gün kala gelip bu kadar acele kime dağıtıldı? Biz göreve geldiğimizde kasada yalnızca 6 milyon lira para vardı. Maaşların bile yüzde 2’si – 3’ü kadar ediyor. Bu kadar düşük oranda bir parayı bulmanın üzüntüsünü yaşıyoruz. Çok ahlak dışı bir süreç yaşattılar.