"Hedef, davayı Ergenekon'a bağlamak"

Cumhuriyet'e molotof kokteyli atmaktan sanık Bedirhan Şinal, polisin davaya Sedat Peker'in adamlarını dahil etmek için kendisini kullandığını söyledi

05 Eylül 2011 Pazartesi, 09:21
Abone Ol google-news

Birinci Ergnekon davasında Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli atmaktan sanık Bedirhan Şinal, “Cumhuriyet Gazetesi’ne atması için bazı polislerin kendisine bomba verdiği” iddiasını yineledi. Organize suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Sedat Peker’in adamı olduğu öne sürülen sanık Boğaç Kaan Murathan’ın davada dahil edilmesi için polislerin kendisine kullandığını söyleyen Şinal, “Hedef, davayı Ergenekon’a bağlmaktı” diye konuştu. Polisin senaryolarına imza atmadığını söyleyen Şinal, “Geldiler çizdiler, yazdılar. İmzam olmayan ifadeyi kabul etmiyorum. Bu imzanın benim olup olmadığını tespitini istiyorum” dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de sanıkları arasında bulunduğu davaya 1 ay aradan sonra devam edildi. Silivri Cezaevi yerleşkesi bitişiğindeki duruşma salonunda görülen davanın dün 193. duruşması yapıldı. Oturumu açan Başkan Hasan Hüseyin Özese, Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli atılması dosyası sanığı Bedirhan Şinal’i sorgu ve savunmasına devam edilmek üzere kürsüye çağırdı. Başkan Özese, Şinal’e dosya Ergenekon ile birleştirilmeden önce davanın görüldüğü İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdiği mektupları, cezaevinde el konulan notlarını okuyarak kendisine ait olup olmadıklarını sordu.

Başkan Özese, Şinal’in Edirne F Tipi Cezaevi’nden geçen yıl kaybettiğimiz İlhan Selçuk’a göndermek istediği, ancak cezaevi yönetiminin el koyduğu tehdit mektubunu okuyarak kendisinin yazıp yazmadığını sordu. Bedirhan Şinal, “Biz sizi ne zaman istersek bulabiliriz” şeklinde ifadeler yer alan İlhan Selçuk’un ölümle tehdit edildiği mektupla ilgili olarak “Evet ben yazdım. Beni oraya bunun için gönderdiler zaten. İlhan Selçuk’a ulaşmayacağını biliyordum. İlhan Selçuk’a istediğimiz zaman ulaşabilirdik, evet zaten zarfın üzerinde evinin adresi var” diye konuştu. Şinal, iddialarını şöyle sıraldı:

 “Dışardaki şahıslardan. Bostancı’da bir yazıhanede takılıyorduk. O yazıhanede Türkiye’de herkesin adresi var. İlhan Selçuk’un dosyasını açtığında bilgileri bulursun.  Bostancı’daki o yazıhanede yapılan eylemlerde toplanan bilgiler tutanak haline getirilir dosyalanır. Ölmüş insan hakkında konuşmaya gerek yok, ama İhan Selçuk’un evi Şişli’de bir yerde. Gazete de Şişli’de. İlhan Selçuk’u istediğin zanan öldürebilirsin, Başbakan’ı da öldürebilirsin.”

Başkan Özese’nin “İlhan Selçuk’la ilgili araştırma yaptınız mı, adresi kimden aldınız” sorusü üzerine Şinal, şu iddialarda bulundu: “Bostancı’daki yazıhanede İlhan Selçuk’un fotoğrafı, kaldığı evi, görüştüğü kişilerle görüşme içeriği mevcut. Bunları kimin yaptırdığını siz de biliyorsunuz. Bunu sizler de biliyorsunuz. Birini alsak ‘diğerleri de gelir’ diye almıyorsunuz. Sizin de can güvenliğiniz yok.”


Hedef Ergenekon'a bağlamak

Şinal, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği ve “Cumhuriyet Gazetesi’ne molotofkokteyli atması için Bayrampaşa Cezaevi’nde kendisini Peker’in adamı Boğaç Kaan Murathan ve diğer sanıkların azmettirdiğine” ilişkin dilekçe hakkında şunları söyledi: “Evet ben yazdım. Polis bana para teklif ediyor, Polisle aramızda yazdığımız sözleşme var. Hedef davayı Ergenekon’a bağlamak. Silivri Cezaevi’nde müdür beni Osman Yıldırım’ın yanına göndereceğini söyledi. Ama Savcı izin vermedi.”

Polisin kendisine yaptığı vaatlere uymayarak ihanet ettiğini anlatan Şinal, “İhanete, ihanetle karşılık verdim. ‘Kredi açacaktınız ne oldu’ dedim. Biraz da vicdan azabı nedeniyle bunları açıkladım. Boğaç Kaan Murathan’ın bunlarla ilgisi yok” dedi. 15 yaşındayken Karagümrük Çetesi olarak bilinen Nuri Ergin ve kardeşlerinin yanında “takıldığını” anlatan Şinal, “Torbacı denilen, uyuşturucu satan adamları yanında dururdum. Silah da verirlerdi. Akşam da Nuri Ergin para verirdi. Kadroda eksik varsa Nuri Ergin'i de çağırabilirsiniz” diye konuştu.

"Osman Yıldırım'ı öldürecektim"

Birinci Ergenekon davasında Cumhuriyet Gazetesi’ne molotof kokteyli atmaktan sanık Bedirhan Şinal, Silivri 5.No.lu Cezaevi 2. Müdürü ve bir idare memurnun kendisini Osman Yıldırım’ı öldürmek için azmettirdiğini söyledi. Şinal “Görevi kabul ettim. Ancak savcı engelledi. Osman Yıldırım’ı öldürecektim” diye konuştu.

Savcı Nihat Taşkın, Bedirhan Şinal’e “Kim seni Osman Yıldırım’ın yanına göndermek istiyordu” diye sordu. Şinal, “Cezaevinin ikinci müdürü ‘Dilekçe yaz. Seni Osman Yıldırım’ın yanına koyalım’ dedi. Osman Yıldırım’a bir eylem planlamıştık. Ama eylemi gerçekleştiremedik, savcı engel oldu” diye konuştu.

Savcı Taşkın “Yani Osman Yıldırım’ı öldürmenizi kim istedi” diye sordu.
Bedirhan Şinal “Cezaevi 2. Müdürü, hatta yanında da idare memuru vardı. Bana Osman Yıldırım’ın yanına geçmem için dilekçe yazdırdılar. Emanet de göndereceklerdi. İtirafçı olduğum için Osman Yıldırım ile yakınlık kurabileceğimi düşüdüler. Öldürme eylemini kabul ettim. Ancak savcı engel oldu” diye iddiada bulundu.