'İşsizliğin 2010'da yüzde 16'lara çıkması bekleniyor'

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu işsizliğin 2010 yılında yüzde 16'lara çıkacağı uyarısında bulundu. Orta Vadeli Program hedeflerinin zayıf oranlı büyüme öngörmesi nedeniyle, kriz öncesinde yüzde 10 olan işsizlik oranının muhtemelen gelecekte yüzde 16-17 bandında süreklilik kazanacağını ileri sürdü.

16 Ekim 2009 Cuma, 10:58
Abone Ol google-news

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) yayınladığı Son Bir Yılda İşgücü Piyasası'ndaki Gelişmeler Bülteni'ne göre işsizlik oranının 2010 yılında yüzde 16'lara yükselmesi bekleniyor. Son açıklanan verilerde, işsizlikteki azalış eğiliminin daha ziyade tarım sektöründeki mevsimlik çalışmaların ve bir miktar da KDV-ÖTV indirimlerinin etkisini taşıdığı belirtilerek, imalat sanayii kapasite kullanım oranının 2009 Eylül ayında da yükselmemesi bu görüşü desteklediği vurgulanıyor. Ekonominin ve istihdamın lokomotifi olan sanayi sektöründe maliyet artışları toparlanmanın önüne geçtiğinin altı çiziliyor. TİSK'in bülteninde bu çerçevede Orta Vadeli Program hedeflerinin Türkiye için zayıf büyüme oranları öngörmesi dolayısıyla kriz öncesinde yüzde 10 olan işsizlik oranının muhtemelen gelecekte yüzde 16-17 bandında süreklilik kazanabileceğine dikkat çekiliyor. İşsizlik oranlarındaki artışta, Türkiye'nin gelişmiş ülkelerden daha iyi durumda olduğu belirtilerken, gelişmekte olan ülkelerden daha kötü olunduğu vurgulanıyor.

Son bir yılda işsiz sayısı 842 bin arttı

TİSK'in araştırmasına göre son bir yıllık dönemde işsiz sayısı 842 bin kişi artarken, istihdam artışı sadece 50 bin kişi oldu. Söz konusu dönemde Türkiye'de 893 bin kişi çalışanlara ve iş arayanlara katıldı. 12 bin kişi de çeşitli nedenlerle işgücü piyasasının dışında kalanlar arasından ayrılarak işgücü piyasasına dahil oldu. Böylece işgücündeki artış, nüfus artışının üzerine çıkıp, çalışma çağındaki nüfus 881 bin kişi artarken, işgücü artışı 893 bin kişiyi buldu.
 

İşgücüne katılma oranı yüzde 49.3'e yükseldi

İşgücüne katılma oranı, Temmuz 2009 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 0.9 puan artarak yüzde 49.3'e yükseldi. Ocak-Temmuz döneminde de anılan oranda yükselme yaşandı. İşgücüne katılma oranındaki söz konusu yükselişe kadınların ve gençlerin öncülük ettiği görüldü. İşgücüne katılım oranı, genç nüfusta 1.7 puan, kadın nüfusta 1.6 puan, erkek nüfusta 0.2 puan arttı.
 

Toplam istihdamda yeni bir azalış görülebilecek

Ekonomik krizin etkileri giderek daha ciddi biçimde işgücü piyasasına yansımaya devam etti. TÜİK verilerine göre, toplam istihdamın bir önceki yılın aynı dönemine göre değişim seyri incelendiğinde, Temmuz ayında yılbaşından beri ilk kez zayıf da olsa artış ortaya çıktı. Nisan ayında yıllık bazda yüzde 2.5 azalmış olan toplam istihdam Temmuz'da yüzde 0.2 oranında arttı. Toplam istihdamda ortaya çıkan bu artış, ağırlıklı olarak tarımsal faaliyetlerle ve KDV-ÖTV indirimlerinin ekonomiyi hareketlendiren özelliğiyle ilişkili mevsimsel-geçici etkilerin sonucu olup, sanayi istihdamındaki önemli azalış eğilimi ve üretim cephesi, yılsonuna kalmadan toplam istihdamda yeni bir azalış görülebileceğini ifade etti.
 

İstihdam artışında kadınlar ve kırsal esim belirleyici oldu

Son bir yılda sadece 50 bin kişi artan istihdamda, kırsal kesim ve kadınlar belirleyici oldu. Kadınların işgücüne katılım oranındaki 1.6 puanlık yükselme, daha ziyade işsizlerdeki 842 bin kişilik yüksek artıştan kaynaklandı. Kadın istihdamındaki söz konusu artışın yüzde 53'ü tarım sektöründe, yüzde 43'ü ise hizmetler sektöründe ortaya çıktı. İstihdam edilen erkek sayısı ise 238 bin kişi azaldı. Daha önce işgücüne dahil olmayan kesimde yer alan "ev kadınları" sayısı 127 bin kişi azalırken, iş bulma ümidi olmayanların sayısı 134 bin kişi arttı. İstihdam kentsel yerlerde 361 bin kişi gerilerken, kırsal yerlerde 411 bin kişi arttı. Genç istihdamı ise son bir yılda 31 bin kişilik kayba uğradı. Böylece genç işsizlerin sayısı 247 bin kişi arttı.
 

Tarım dışı istihdam 314 bin kişi azaldı

Son bir yılda tarım-dışı istihdam 314 bin kişi azaldı. Tarım-dışı sektörlerin istihdam yaratma potansiyelleri Haziran 2008'den beri (Ekim ayı hariç) sürekli olarak güç kaybetti. Ocak-Temmuz 2008 döneminde 16 milyon 152 bin kişi seviyesindeki aylık ortalama tarım dışı istihdam 2009 yılının aynı döneminde 15 milyon 807 bin kişiye geriledi. Tarım dışı istihdamın toplam istihdam içindeki payı ise 1 puan azaldı.
 

İstihdam yaratan en önemli sektör tarım oldu

Tarım sektörü erkekler ve kadınlar açısından istihdam yaratan en önemli sektör oldu. Sanayi sektöründeki istihdam daralması ise 381 bin kişi- erkekler açısından 391 bin kişi- seviyesine kadar tırmandı. Toplam istihdam açısından değerlendirildiğinde ise sanayi sektörü hariç olmak üzere tüm sektörlerin artırıcı yönde etki ettiği görüldü.
 

İstihdam artışının bel kemiği ücretsiz aile işçileri

Yaratılan istihdama işteki durum itibariyle bakıldığında, ücretli veya yevmiyeli olarak çalışanların sayısında son bir yılda 163 bin kişilik; işveren veya kendi hesabına çalışan sayısında ise 64 bin kişilik bir azalış oldu. Son bir yıldaki 50 bin kişilik toplam istihdam artışı tarımsal faaliyetler nedeniyle ücretsiz aile işçilerinden kaynaklandı. Temmuz 2008 döneminde yüzde 45.3 olan kayıtdışı istihdam oranı Temmuz 2009'da 46.4'e çıktı. Öte yandan, Ocak-Temmuz 2009 döneminde ücretliler ve yevmiyeliler açısından kayıtdışılık oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 26'dan yüzde 25.5'e gerilediği gözlendi.
 

İmalat Sanayi'nde istihdam azalışı 335 bin kişiye ulaştı

Nitelik gerektiren imalat sanayinde istihdam azalışı 335 bin kişiye ulaştı. Mali kurumlar alt sektörü ile inşaat sektörü istihdam yaratmış, ancak yaz döneminde istihdam yaratması beklenen toptan ve perakende ticaret, lokanta ve oteller ile ulaştırma, haberleşme ve depolama alt sektörlerindeki istihdam daraldı. İmalat sanayii istihdamının yıllık azalış oranı yüzde 10'dan yüzde 8'e inmekle birlikte, halen çok yüksek düzeyde seyretti.
 

İşsizlikte artış trendini KDV ve ÖTV indirimleri yavaşlattı

İşsizlik oranı, 2009'un Şubat dönemindeki rekor sonrasında bir önceki döneme göre azalma gösterdi, Ancak, işsizlik oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre değişimi incelendiğinde artış trendinin Mayıs'tan itibaren yavaşlamakla birlikte devam ettiği görüldü. Ocak 2009'da 3.9 puan olan ve Nisan'da 5 puana kadar çıkan yıllık artış, mevsimlik çalışmalarla KDV-ÖTV indirimlerinin etkisiyle yaz aylarında yavaşlamış, Temmuz'da 2.9 puan arttı. Nisan'da yüzde 55.1'e çıkan işsiz sayısındaki artış Temmuz 2009'da yüzde 34.7'ye gerilese de yüksek oranlı artış eğilimini sürdürdü. 2009'un ilk yedi ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre aylık ortalama işsizlik -artışı 1 milyon 101 bin kişi oldu.
 

Sanayideki işsizlerin payı yüzde 23.8'e çıktı

Temmuz 2008-Temmuz 2009 döneminde iş arayanların sayısı 842 bin kişilik bir artış göstererek, 3 milyon 267 bin kişiye yükseldi. Buna paralel olarak işsizlik oranı da geçen yıla göre 2.9 puanlık bir artış kaydederek yüzde 12.8'e çıktı. İşsizlikteki artışın sektörel kaynakları incelendiğinde, Temmuz ayı itibariyle hizmetler, sanayi ve inşaat sektörlerinin temel kaynaklar olduğu görüldü. Tarım sektöründen 62 bin kişilik bir çözülme olurken, İş aramaya başlayan ilave 842 bin kişiden, 374 bini daha önce hizmetler sektöründe, 321 bini ise sanayi sektöründe çalıştığı tespit edildi. 104 bin işsiz ise inşaat sektöründe çalışırken işsiz kaldı. Kriz sürecinde inşaat sektöründen başlayan işsizlik artışı, sanayi ve hizmetler sektörlerine de yayılmış ve son aylarda etkisini en fazla sanayide gösterdi. İşsizlikte en yüksek artış oranı sanayide oldu. Sanayinin işsizler içindeki payı yüzde 18.8'den yüzde 23.8'e çıktı.

İşsizlik ödeneği başvurusu Eylül'de yükseldi

İşsizlik ödeneğine aylık başvuru sayısı 2008'in bahar-yaz aylarında 20 binlerde seyrederken Ekim'de 28 bine çıktı. Daha sonra ekonomik kriz nedeniyle hızla artarak Ocak 2009'da 78 bine ulaştı. Başvuru sayısı, kısa çalışma uygulamasının etkisiyle izleyen süreçte azalırken, Ağustos'ta 38 bine geriledikten sonra Eylül'de 41 bin seviyesine yükseldi. İşsizlik ödeneği başvurularında 2009 Eylül ayında ortaya çıkan artış işsizlikte bir alevlenmenin habercisi olarak değerlendirildi.
 

İşgücü piyasasında beklentiler daha iyimser

İşgücü piyasasında ileriye yönelik beklentiler son aylarda geçmişe göre daha iyimser hale gelmeye başladı. İstihdam ile ilgili olarak reel kesim ve tüketici beklentilerinde genel olarak iyimserlik eğilimi yükselmeye başladı.


İşsizlik oranlarında Türkiye...

ILO'nun "Küresel ve Bölgesel Eğilimler - Eylül 2009" dokümanında yayınladığı özet veriler, hem dünya genelinde, hem de gelişmiş ülkeler ve gelişmekte olan ülkeler gruplarındaki son durumu ve değişim yönlerinin görülmesini sağladı. 2009 Temmuz ayında, klasik tanıma dayalı işsiz sayısındaki 12 aylık artış oranı Türkiye'de yüzde 34.7 oldu. Bu oran, ortalamalar olarak, dünya'da yüzde 21.1, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 17.0, gelişmiş ülkelerde yüzde 42.6 oldu. Bu tabloda, Türkiye, gelişmiş ülkelerden iyi, gelişmekte olan ülkelere ve dünya geneline göre kötü durumunda. İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre Türkiye'de 2.9 puan artarken, dünyada 0.3 puan, gelişmiş ülkelerde 2.6 puan yükseldi. Gelişmekte olan ülkelerde 0.1 puan azaldı.

Toplam istihdam ve tarım dışı istihdam düzeylerinin değişimi aynı dönemde Türkiye'de sırasıyla yüzde 0.2 ve yüzde -1.9 olurken gelişmiş ülkelerde yüzde -4'e vardı. İmalat sanayii küresel krizden en fazla etkilenen işkolu grubu oldu. Temmuz 2009 itibariyle yıllık istihdam azalışı Türkiye'de yüzde 7.8, dünya'da yüzde 5, gelişmekte olan ülkelerde yüzde 3.9, gelişmiş ülkelerde yüzde 10.4 düzeylerine ulaştı. Türkiye'de imalat sanayii istihdamının dünya ortalamasına göre krizden çok daha fazla zarar görmekte olduğu anlaşıldı. Ücretli istihdamı Türkiye'de yüzde 1.2 ve gelişmiş ülkelerde yüzde 3.7 oranlarında azalırken, dünya genelinde yüzde 0.5 ve gelişmekte olan ülkeler genelinde yüzde 1.3 oranlarında arttı.
 

İşgücü piyasasında ana değişim eksenleri

2009 Temmuz ayı itibariyle TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçları, İŞKUR'un derlediği işsizlik ödeneğine başvuranların sayısındaki gelişmeler, kısa vadeli istihdam beklentilerine yönelik olarak yapılan anketlerin sonuçları ve küresel işgücü piyasalarındaki değişime dair ILO verileri birlikte değerlendirildiğinde, son bir yıllık dönemde işgücü piyasasında ön plana çıkan temel sonuçlar ve ana değişim eksenleri aşağıdaki şekilde özetlendi:
-İşsizlikteki hızlı yükselme eğilimi 2009 Mayıs-Temmuz sürecinde zayıfladı.

-İşsizlik oranı 2009 Temmuz döneminde bir yıl önceye göre hala 2.9 puan yüksek.

-2009'un ilk 7 ayında aylık ortalama işsizlik artışı 1 milyon 101 bin kişi oldu. Toplam işsiz sayısı 3 milyon 267 bin kişidir.

-İşsizlikteki azalış eğilimi, daha ziyade tarım sektöründeki mevsimlik çalışmaların ve bir miktar da KDV-ÖTV indirimlerinin etkisini taşıdı.

-İmalat sanayii kapasite kullanım oranının 2009 Eylül ayında da yükselmemesi bu görüşü destekledi.

-Ekonominin ve istihdamın lokomotifi olan sanayi sektöründe maliyet artışları toparlanmanın önüne geçti.

-Bu şartlarda işsizlik oranının 2010 yılında yüzde 16'lara yükselmesi beklenmekte. Orta Vadeli Program hedeflerinin Türkiye için zayıf büyüme oranları öngörmesi dolayısıyla kriz öncesinde yüzde 10 olan işsizlik oranı muhtemelen gelecekte yüzde 16-17 bandında süreklilik kazanabilecek.