İzmir kültüründe Museviler

Siren Bora’nın yeni incelemesi Birinci Juderia - İzmir’in Eski Yahudi Mahallesi, İzmir Musevi Cemaati Vakfı ve Gözlem Yayın tarafından yayımlandı. Kitapta, Osmanlı’nın millet düzeninde, İstanbul’dan sonra, yüzyıllarca Müslüman Türklerle birlikte Rumların, Ermenilerin, Musevilerin bir arada yaşadığı İzmir’de, Musevilerin ilk yerleşimleri, İzmir tahrir¹ ve cizye² defterlerindeki kayıtlar eşliğinde aktarılıyor.

10 Eylül 2021 Cuma, 00:01
Abone Ol google-news

MAHALLE ÖLÇEĞİNDEN BİR İNCELEME

Siren Bora’nın yeni incelemesi Birinci Juderia - İzmir’in Eski Yahudi Mahallesi, İzmir Musevi Cemaati Vakfı ve Gözlem Yayın tarafından yayımlandı. Kitapta, Osmanlı’nın millet düzeninde, İstanbul’dan sonra, yüzyıllarca Müslüman Türklerle birlikte Rumların, Ermenilerin, Musevilerin bir arada yaşadığı İzmir’de, Musevilerin ilk yerleşimleri, İzmir tahrir¹ ve cizye² defterlerindeki kayıtlar eşliğinde aktarılıyor.

İnceleme, İzmir’in tarihine, Yahudi yerleşimlerinin oluşturduğu mahallelerden bakarak yapılan bir yolculuk sunuyor.

İlk kez bir tarihsel incelemede, mahalle ölçeğinin temel alındığı bir yapıtla karşı karşıyayım. Bora’nın bu yolculuğa, Karataş Hastanesi ve Çevresinde Yahudi İzleri (İzBB Kent Kitaplığı / 2015) yapıtıyla başladığını, Karataş Yahudi Mahallesi’nin, “İkinci Juderia”nın İzmir’deki tarihsel önemini bizlere daha önce anlattığını da vurgulamalıyım.

YEDİ YAHUDİ MAHALLESİ

Beş ana bölümden oluşan yapıtın akıcı anlatımında, bir okur olarak sizi kendine çeken sözcüklerin, başlıkların peşine takılıyorsunuz: Tahrir, Yahudi göçleri, Juderia, cizye defterlerindeki vergi mükellefi Yahudiler, Havra sokağı, sinagoglar, yedi Yahudi mahallesi...

Antik dönemden başlayarak İzmir’de yaşadığını bildiğimiz Yahudilerin, Osmanlı yönetiminin “ilk tahrir (1528-29)” ve “ikinci tahrir (1575-76)” kayıtlarında, varlıklarıyla karşılaşmıyoruz.

Ancak Siren Bora, Türklerin İzmir’i aldıkları (1426) günlerde, toplam bin kişinin yaşadığı, bu küçük liman kasabasında, Musevîlerin de yaşadığını, bunun kanıtı olarak bir sinagoglarının olduğunu, bu dinsel yapının camiye çevrildiğine yönelik bilgileri paylaşıyor. (s. 38-39).

Manisa’dan, Tire’den, Portekiz’den, Selanik’ten gelip İzmir’e yerleşen, çoğunluğu eğitimsiz, çok fakir bir millet olan Musevilerin, özellikle 19. yüzyılda Aziziye Koleji’yle başlayan Alliance İsraéllite Universelle ile hız kazanan eğitim, öğretim çalışmaları, bu toplumu hızla değiştirir.

İncelemede, açılan ziraat okulları, hastaneler, Yahudihaneler, yetimhanelere, salgın hastalıklardan korunma amaçlı karantina evleri Lazarettolar, İzmir ticaret yaşamında etkin olmuş Yahudilerin yanında farklı meslekleri sürdüren, İkiçeşmelik ve çevresini saran yedi mahalle belgeler ve yeni bilgilerle sunuluyor.

TAM BİR BİLGİ KAYNAĞI

1641 ve 1775 yıllarına ait “Yahudi Tâifesi”ni gösteren cizye defterleri örneklerinden İzmir’in 1896 yılını aktaran Fransızca Yıllığı’ndaki “Yahudi Meslek Sahipleri” listesine, haritalardan, Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ne, Alliance İsraéllite Universelle ve Sinagog Arşiv Belgeleri’ne, fotoğraflara, ilk kez gördüğüm, 1913’te çizilen, İzmir’in mahallelerini, sokaklarını gösteren Ernest Bon haritasına kadar tam bir bilgi kaynağı Birinci Juderia.

İsrail devletinin kuruluşuyla (1948), tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de Yahudilerin, özellikle genç nüfusun, İsrail’e göç ettiğini biliyoruz.

İspanya’dan, Portekiz’den kaçarak 1492’de Osmanlı’ya sığınan, Selanik’e, İstanbul’a, İzmir’e ve çevrelerine yerleşen, bu topraklara kültürleriyle renk veren Museviler, 450 yıl sonra Tire’den, Manisa’dan, İzmir’den, İstanbul’dan vb. İsrail’e gidenler sonrası, bugün İzmir’de, en azı 100-150 yıllık İzmirli olan, çok az Musevi yurttaşımız yaşıyor.

Türkiye Cumhuriyet’ine, Mustafa Kemal’e, bilime, çağdaşlığa gönülden bağlı, bizimle kader birliği yapan Yahudi kökenli yurttaşlarımızın bu topraklardaki tarihlerine, yazarının tanımıyla “canlı bir organizma olarak gördüğü mahalle” ölçeğinden bakan bu araştırmayı, tarihsever okurlarımızın okumalarını öneriyorum.

GÖÇ KAVRAMI

Şimdiden, kişi adlarından yer adlarına, yeni sorularım var!.. Merak bu ya, dünyanın en zengin ailesi Rothschild’ların soyundan bugün İzmir’de yaşayan kimse var mı?

Ve büyülü Sason sözcüğü. Biliyorsunuz elbette, şimdi Batman’ın bir ilçesi, kökeni İbranice olan Sason ve dağları! Bir dilde, geçmişle kurulan bağın, dilbilimsel açıdan çok güzel bir örneği bence…

İzmir’de ve dünyanın birçok kentinde Sason soyadlı kişiler. Hz. İbrahim’i, Urfa’yı, Harran’ı ve Sason’u düşünün. Bitmeyen Yahudi göçlerinin İzmir’e uzanan küçük bir noktası mı desem? Göçler bitmiyor ki…

Biliyorum, toplumbilim açısından, dünyayı değiştiren, insanlığı değiştiren en büyük kuram, Göç Kuramı…

¹ Kayıt ya da tescil

² İslam ülkelerinde Müslüman olmayanlardan alınan vergi türü