İzmirlinin miting yorumu: Şakir’e çay yok!

İzmir’de turizm sezonu bu yıl erken açıldı. Her tarafta Antalya, Gümüşhane, İstanbul gibi yurdun dört bir yanından plaka taşıyan araçlar, kentte park yeri arıyor. O araçlardan inenlerse miting meydanını arıyor. Ama şanslılar ki, “mitinge gider” tabelaları, onlara yol gösteriyor.

17 Mart 2019 Pazar, 20:50
Abone Ol google-news

Herhangi bir İzmirliye “miting var” deseniz gideceği yeri tartışmaz, ama gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Aykut Küçükkaya ve şirket yöneticilerimizden Adnan Aslan’la birlikte Kordon’a girerken o tabelalardan biri de bize yol gösteriyor. Kürsüye Bahçeli çıkınca üçümüz de “Beş harflilere” karışıyoruz! Cumhuriyet ile Gündoğdu meydanları arasında “Osmanlı torunları” ile selamlaşıp modayı birkaç yüzyıl geriden izleyenlerin “fes” alışverişlerine tanıklık ediyoruz. Her zaman Türk bayrağı üzerine Atatürk’ün kalpaklı fotoğrafının bezeli olduğu afişlerinin sallanmasına alışık olduğumuz alanda, bu kez “Rehber Kuran Hedef Turan” yazılı posterlerle karşılaşıyoruz. Ortak mitingi kitlenin arasında izlemek isteyen basın çalışanları, fotoğraf makineleri gerekçe gösterilerek alana alınmıyor. Bir polis memuru nedenini sorduğumuzda, yanıtıyla olayı iletişim fakültelerine havale ediyor: ‘Bizim kendi basınımız var!’

Yalnızca fotoğraf makineleri değil, “kalemler” de toplanıyor miting girişinde. Demek kılıçtan daha keskin olduğunu kolluk kuvvetleri de biliyor. Önce “uvertür” olarak Bahçeli çıkıyor kürsüye, ardından “assolist” Erdoğan geliyor. Ama Cumhur İttifakı’nın ilk ortak mitinginde kürsünün ana öğesi ikisi de değil. Kürsünün tek hâkimi HDP! Zeybekci’den Pakdemirli’ye, promterda yazılanları okumakta zorlanan Bahçeli’den Erdoğan’a herkesin dilinde “malum” parti. Nedeni “beka” sorunu. Tunç Soyer’in Millet İttifakı adaylığını Kandil’e bağlama denemeleri, öylesine boyut atlıyor ki, Yeni Zelanda’daki cami saldırısı bile oraya uzanıyor! Ama yine de asıl hedef baki. Aynı dakika içinde bu partinin temsilcilerini hem “Kürt bile olmadığı” için “defol” diye ülkeden kovuyor, hem de “kardeşlerim” diye sesleniyor.
İki lider Erdoğan’ın konuşmasının sonrasında yan yana fotoğraf verirken, -başkası pek mümkün olmasa da- hükümet yanlısı basına “Yeniden Yenikapı Ruhu” manşetlerine ilham veriyor. Miting alanındakilerse çay paketlerini gözlüyor. Ancak AKP hükümeti tarafından sürekli cezalandırılan İzmir’e çay bile yok! Erdoğan henüz konuşmaya başladığında “memleketlerine yetişmek için” alandan ayrılan İzmirliler, ön sıralardakilere çay dağıtıldığını göremiyor.

Arka sokaktaki “gerçek” bir İzmirli ise çay için kavga edenler gibi değil. Hınzır bir gülümsemeyle hem ödenek yoksunu kentini hem de oyunun rengini anlatıyor: “Şakir’e çay yok!”