Kılıçdaroğlu: Anaların gözyaşları arasında ayrım yapılmaz

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu partisin grup toplantısında yaptığı konuşmada, son yayınlanan KHK ile 15 Temmuz Şehitlerinin yakınlarına askerlik muafiyeti getirilmesine sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, "Bu düzenlemeyi yapmak açık ve net söylüyorum, Binali Yıldırım da duysun, bakanlar da duysun, sarayda oturan zat da duysun, bu düzenlemeyi yapan, şehitler arasında ayrımcılık yapan insanlar haindirler. Şehitler arasında ayrım yapılır mı Allah aşkına. Annelerin gözyaşları arasında ayrım yapılır mı?" diye konuştu.

22 Kasım 2016 Salı, 13:36
Abone Ol google-news

<video:634259>

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin grup toplantısında konuştu. Cinsel istismar önergesinin AKP tarafından geri çekilmesini kadınların zaferi olarak niteleyen Kılıçdaroğlu, "Kadınların gücü bu teklifin geri alınmasını sağladı. Türkiye bir bataklığın içine sürüklenmiş durumda. Bu bataklıktan Türkiye'yi kadınlar kurtaracak" diye konuştu. Kılıçdaroğlu, dün yayınlanan KHK ile 15 Temmuz Şehitlerinin yakınlarına askerlik muafiyeti getirilmesine sert tepki göstererek, "Bu düzenlemeyi yapmak açık ve net söylüyorum, Binali Yıldırım da duysun, Saray'daki zat da duysun, haindirler. Çocuğunu vatan için şehit veren annelerin gözyaşları arasında ayrım yapılır mı? Şehitler arasında ayrımcılık yapan bir partiden ülkeye hayır gelmez" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'ndan çok sert sansür tepkisi - VİDEO

Kılıçdaroğlu'ndan AKP'nin skandal çocuk istismarı önergesine ilişkin flaş talimat - VİDEO

CHP'li vekillerden Meclis TV'ye baskın: Tam Kılıçdaroğlu çıkınca mı arızalandı? - VİDEO

Kemal Kılıçdaroğlu'ndan AKP'ye Hz Muhammed'in Veda Hutbesi ile sert eleştiri - VİDEO

Cinsel istismar önergesine tepki gösteren çeşitli kadın sivil toplum kuruluşları üyeleri CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun konuşması öncesinde CHP Grup Toplantısı salonunu doldurdu. Kadınlar Kılıçdaroğlu’nun konuşması öncesinde slogan atarak cinsel istismar düzenlemesine tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu’nun, grup toplantısı konuşması esnasında teknik bir arıza nedeniyle ses sorunu yaşandı. Bunun üzerine Kılıçdaroğlu, konuşmasına Grup Başkanvekili Levent Gök’ün yerine geçerek devam etti.

“Eğer bugün Adalet ve Kalkınma Partisi geri adım atmışsa bu adımı geri attıran bu ülkenin kadınlarıdır, yiğit kadınlarıdır”

Kılıçdaroğlu salondaki kadınlara seslenerek, “Bende Türkiye’nin bütün kadınlarıyla onur duyuyorum, gurur duyuyorum. Eğer bugün Adalet ve Kalkınma Partisi geri adım atmışsa bu adımı geri attıran bu ülkenin kadınlarıdır, yiğit kadınlarıdır. Bu ülkenin geleceği sizin ellerinizde. Çocuklarımızı siz yetiştiriyorsunuz. En büyük dersi annemden aldım” diye konuştu.

İki güzel olaydan söz etmek istediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Dünyanın en prestijli ödüllerinden birisi Beethoven Akademik Ödülünü Fazıl Say kazandı. Hepimiz Fazıl Say’ı yürekten kutluyoruz. Ayrıca bir milletvekilimiz Ömer Lütfü Baydar NATO Parlamenter Asamblesi Başkan Yardımcılığına seçildi. Onu da yürekten kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

"Türkiye'yi bu bataklıktan kadınlar kurtaracak"

Türkiye’nin tarihinin en ciddi krizlerinden birisini yaşadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Türkiye tarihinin en ciddi krizlerinden birisini yaşıyor. Freni patlamış kamyon gibi yokuş aşağı gidiyor Türkiye. Hepimizin ‘ne olacak bu ülkenin hali’ kaygısı var. Dolar almış başını gidiyor. Bunların tek bir düşüncesi var, tecavüzcüleri hapishaneden nasıl kurtarırız diye. Önce bu ülkenin bütün kadınlarına yürekten teşekkür ediyorum. Eğer bugün hiçbir ayrım yapmadan tarlada çalışan, dükkanında çalışan, sokakta gezen vatandaşın halini hatırını soran veya herhangi bir partiye oy isteyen kadın kardeşlerime yürekten şükranlarımı sunuyorum. Onların gücü şu teklifin geri alınmasını sağladı. İlk kez kadınlar güçlerinin farkına vardılar. Şimdi önümüzde önemli bir süreç daha var. Türkiye eğitiminden dış politikasına savunmasından teröre kadar bir bataklığın içine sürüklenmiş vaziyette. Bu bataklıktan Türkiye’yi kadınlar kurtaracak buna güveniyorum” değerlendirmesinde bulundu.

“Kadınlar gücünü göstermiştir"

Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Sizler genellikle televizyonlarda parlamentonun genel kurulunu görürsünüz. Ama genel kurul dışında parlamentoda komisyonlar vardır. Dolayısıyla kanun teklifleri ve tasarıları önce bu komisyonlara gelir, görüşülür ve ondan sonra genel kurula iner. Komisyonlara uzmanlar davet edilir. STK’lar davet edilir bu komisyonlara. Çıkacak olan kanun tasarısıyla ilgili bunların görüşleri alınır. Bazen alt komisyonlar kurulur, alt komisyonlarda STK’lar ile milletvekilleri bir arada çalışırlar. Daha sonra genel kurula inerler. Sizler televizyonda genel kurula inen kanunları ve teklifleri görürsünüz. Bugün geri çekilen yasa önerisi, bir gece yarısı önergesiyle metne girmiştir, kanun metnine girmiştir. Yani komisyonlarda görüşülmemiştir, yani sivil toplumun görüşü alınmamıştır. Yani parlamentoda AKP dışındaki üç siyasi partinin görüşü sorulmamıştır. Ben bildiğimi yaparım anlayışıyla önerge verilmiş, önerge CHP’nin girişimi sonucu yeterli çoğunluk sağlanmadığı için bugüne sarkmıştır. En büyük tepkiyi kadınlar vermiştir. 83 kadın örgütü ortak bir bildiri yayınlamışlardır. Bu teklifin kabul edilmemesiyle ilgili olarak ve teklif geri çekilme konusunda AKP içerisinde kabul görmüştür. Kadınlar gücünü göstermiştir. Ne kadar güçlü olduklarını ortaya koymuşlardır ve iktidardaki siyasi parti bu teklifi geri çekmek zorunda kalmıştır. Bugüne kadar Türkiye’de ne kadar ciddi sorunlar çıkmışsa, yasal düzenlemelerden bu sorunların temelinde gece yarısı verilen önergeler yatmaktadır. Oturup adam gibi görüşmek varken, insan gibi görüşmek, oturup tartışmak, uzlaşmak varken, ülkenin sorunlarını çözmek varken yeni sorunlara kaynaklık yapan önergeleri kabul etmemeliyiz. Ettirmediniz, tekrar size yürekten şükranlarımı sunuyorum.”

“Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Keskin şu açıklamayı yapıyor herkesin kulağına küpe olsun diye"

Profesör Adem Sözüer’in yaptığı açıklamaya değinen Kılıçdaroğlu, “Şu açıklamayı yapıyor: ‘Bu önerge kanunlaşırsa, 10 kişi, 15 yaşından küçük bir kıza cinsel istismarda bulunur çocuk biriyle evlendirilirse hepsi affediliyor.’ Böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil. Tepkimiz işte bunlara. Özellikle AKP için oy toplayan kadın kardeşlerime seslenmek isterim. Yıllarınızı verdiniz, kapı kapı dolaştınız, AKP’ye oy istediniz. Sizin yaptığınız çalışmaların değerini bilmediler. Sizin çocuklarının değerini bilmediler. Kız çocuklarınızın değerini bilmediler. Tecavüzcülere af getiriyorlar. Şimdi artık o çatının altından ayrılmak zorundasınız. Ayrılın ve gelin. Adalet Bakanı şu açıklamayı yapıyor: ‘Tamamen ailelerin ve küçüğün rızasıyla yapılmış işler’ diyor. Küçük bir çocuğun rızasından nasıl söz edersiniz? Elma şekeri vererek mi bu çocuğu kandıracaksınız, ‘gel evlen sana tecavüz eden kişiyle…’ Size tekrar tekrar yürekten teşekkür ediyorum. Bazıları da bunu dini referans vererek bir anlamda kabul edilebilir noktaya getirmek istediler. Kadın kardeşlerime şunu söylemek isterim. Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Mehmet Keskin şu açıklamayı yapıyor herkesin kulağına küpe olsun diye. Evlenebilmek için reşit olmanın gerektiğini belirten Mehmet Keskin, İslam aleminde erkekte 18, kızda ise 17 yaşını doldurduğu zaman ancak reşit olabileceğini söylüyor. Bu yaştan daha küçükler rüştlerini ispat edemedikleri için çocuk sayılırlar. Çocuklarında evlendirilmeleri toplumu vahim sonuçlarla karşı karşıya getirecektir. İslamiyet’te toplumda huzuru esas alan yüce bir din olduğuna göre, küçük yaştaki çocukların evlendirilmeleri durumunda bu gibi açmazlarla karşılaşacağı için, küçük yaştaki çocukların evlendirilmesi İslam ile bağdaşmaz” diyor. Onların da kulağına küpe olsun” açıklamasında bulundu.

“Bu önerge kimin için verildi?”

“Türkiye’nin derdine bakın, onların derdine bakın” diyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:
“Ama şu soruyu ben merak ediyorum. Eminim bütün kardeşlerimde merak ediyor. Bu önerge kimin için verildi? Kimin hapisten çıkması veya kaçak olarak yurt dışındaysa Türkiye’ye rahat gelmesi için verildi? Kimin için verildi? Bunun yanıtını arkadaşlarımız soracaklar, hem komisyonda, hem genel kurulda. Sizlerde sokakta sorun. Gördüğünüz her AKP’liye sorun. Bu önergeyi kimi kurtarmak için getirdiniz diye sorun. Türkiye’nin derdine bakınız bunların derdine bakınız. Türkiye nereye gidiyor. Bunlar neyle uğraşıyorlar.”  

VİDEO - Kemal Kılıçdaroğlu'ndan AKP'ye Hz Muhammed'in Veda Hutbesi ile sert eleştiri

<video:634267>

“Bu düzenlemeyi yapan, şehitler arasında ayrımcılık yapan insanlar haindirler”

Türkiye’nin çok sorunları olduğunu söylediğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Siyaset kurumunun bu sorunlara çözüm üretmesi gerekir. Ama iktidardaki parti, yani AKP’nin sorun çözme kapasitesi ve yeteneği yoktur. Bunu kaybetmiştir. Bugün bir KHK yayınlandı. Şehitler arasında ayrım yapmışlardı, şimdi bu ayrımı derinleştiriyorlar. 15 Temmuz şehitlerinin kardeşleri ve çocukları arzu ederlerse askerlik yapmayacaklar. Ama PKK’ya karşı, teröre karşı mücadele eden şehitlerin çocukları veya kardeşleri askerlik yapacak. Bu düzenlemeyi yapmak açık ve net söylüyorum, Binali Yıldırım da duysun, bakanlar da duysun, sarayda oturan zat da duysun, bu düzenlemeyi yapan, şehitler arasında ayrımcılık yapan insanlar haindirler. Şehitler arasında ayrım yapılır mı Allah aşkına. Annelerin gözyaşları arasında ayrım yapılır mı? Evladını askere göndermiş bu ülkenin güzelliği için, bağımsızlığı için, ülkenin huzuru için çocuğunu şehit veren annenin gözyaşları arasına farklılık getirilir mi? Bütün şehit yakınlarına sesleniyorum; Adalet ve Kalkınma Partisini, yani adaleti ve kalkınmayı unutan partiyi AKP’yi şimdi hepiniz çok daha net ve çok daha yakından tanıyorsunuz. Ayrımcılık yapıyor, bölücülük yapıyor. Şehitler arasında ayrımcılık yapan, bölücülük yapan bir partiden ülkeye, kadınlara, çocuklara, esnafa, sanayiciye hayır gelmez. Ben son olarak şu mesajı vermek istiyorum; hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın, hiç kimsenin umutsuzluğa kapılma hakkı da yok, yetkisi de yok. Çünkü bu ülkenin kadınları, bu ülkenin anneleri var.”

"Sanıyorlar ki biz CHP’yi de kandırırız. Biz kandırılmayız”

Rejimi değiştirmeye kalktıklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, “Parlamenter demokratik sistemden hoşlanmıyorlar. Halkın seçtiği milletvekillerinden, gazi meclisten, yargının bağımsızlığından, medyanın özgürlüğünden, üniversitelerin özerkliğinden hoşlanmıyorlar. Diyorlar ki, ‘bütün yetkiyi bir kişiye verelim, böylece biz kurtulalım.’ Bütün yetkiyi bir kişiye vermeyi arzu ediyor musunuz? Bu ülkenin bütün kadınlarına sesleniyorum. Çocuklarınız güzel bir Türkiye’de yaşasın istiyorsanız, demokratik parlamenter sisteme hep birlikte sahip çıkacağız, hapisteki gazetecilere hep birlikte sahip çıkacağız. Efendim diyorlar, ‘rejimi değiştirmiyoruz’ diyorlar. ‘1923’te kaldı o’ diyorlar. Sanıyorlar ki, çocuk kandıracaklar. Sizi kandırdıklarını biliyoruz. PKK, FETÖ, IŞİD kandırdı. Onlar sürekli kandırılıyorlar. Sanıyorlar ki biz CHP’yi de kandırırız. Biz kandırılmayız. Binali Yıldırım’a açık ve net çağrıda bulunuyorum. Sayın Binali Yıldırım, başbakansan başbakanlığını bil. Başbakansan koltuğuna sahip çık. Başbakansan, başbakanlığa sahip çık” açıklamasında bulundu.

“Siyasi ayağını çıkarmak için hesabını soracağız”

100 binin üstünde kamu görevlisinin ya işine son verildiğini veya açığa alındığını bildiren Kılıçdaroğlu, “İçlerinde bir tane siyasetçi var mı? Nerede bu işin siyasi sorumlusu? FETÖ terör örgütüyle aynı yatakta yatanlar neredeler şimdi? FETÖ terör örgütüyle, paralel gidenler nerelerdeler şimdi? Hesabını soracağız. Siyasi ayağını çıkarmak için hesabını soracağız. Hesabını sormazsam namerdim ben. Diyorlar ki ‘FETÖ bizi kandırdı. Biz saftık, ama Kılıçdaroğlu bunların hepsini biliyordu, o zaman Kılıçdaroğlu yargılansın’ diyorlar. Bende şu teklifi yapıyorum, kendine güveniyorsan, ben yargılanmaya hazırım, sende gel beraber yargılanalım. Gelirler mi gelemezler bende biliyorum. Kendilerinin içinde dünya kadar FETÖ’cü var, Bylock kullananlar var bunu da biliyoruz. Bunların gücü ere erbaşa, gazetecilere, yazarlara yetiyor. Bunların gücü başkasına yetmiyor. Çünkü onlardan intikam almak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

“Eğer yiyeceksen sen zıkkımın kökünü ye”

İki olaydan söz edeceğini kaydeden Kılıçdaroğlu, “Bir polis eşi, polis tutuklanıyor FETÖ’den dolayı. Polisin eşi, özel sektörde çalışıyor. Valilik yazı yazıyor, eşi tutuklandı bunun işine son verin diye. Şimdi Allah aşkına Türkiye’deki bütün kadınlara sesleniyorum. Cezaların şahsiliği diye bir kural vardır. Hadi kocası suç işledi, kadının ne günahı var? Çocuklarına nasıl bakacak o kadın? Diyor ki vali talimat geldi onun işine de son verin diyor. Hani bunlar ne diyorlardı? ‘Ağacın kökünü yesin’ demişlerdi o gariban çocuklara. Ben de onlara diyorum ki, onlar ağaç kökü asla yemeyecek, bütün mazlumlara sahip çıkacağız. Eğer yiyeceksen sen zıkkımın kökünü ye” şeklinde konuştu.
Jandarmadan giden bir yazıyı da anlatan Kılıçdaroğlu, “Diyor ki, ‘aşağıda kimlikleri yazılı şahısların ve çocuklarının kurumunuza herhangi bir kaydının bulunup bulunmadığını bildirin’ diyor. Hadi adamı anladık da, çocuklarının ne günahı var? Onları da fişliyorlar. Ben diyorum ya, bunlarda din iman yok, yatacak yerleri yok diye. Veda hutbesi, Sevgili Peygamberimizin veda hutbesi. İnsan hakları bildirgesi olarak yorumlarlar. “Herkes kendi işlediği suçtan sorumludur. Bir kimsenin işlediği suç babasına, annesine evladına yüklenemez.” Doğru mu doğru. Peki onlar ne yapıyorlar? Hem Müslüman geçiniyorlar, hem de küçük çocukların bile nafakalarını ellerinden alıyorlar. Bunlar büyük bir günah içindedirler. Devlette liyakatı kaldırdılar devleti çökerttiler” değerlendirmesinde bulundu.

“Bunu yapan adamı çıkarırsın Meclis’e kapının önüne koyarsın”

Grup Toplantısına kadınların ağırlıklı olarak geldiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, “Şeref verdiniz onur verdiniz, başımızın üstünde yeriniz var. Sizler geldiniz diye, TBMM’nin, bizim buranın ses sistemini bozdular. Sesimiz duyulmasın diye. Daha ilginci Meclis televizyonunu kapattılar kimse görmesin diye. Meclis başkanına sesleniyorum; Sende onur varsa, sende kimlik varsa, sende ahlak varsa, bunu yapan adamı çıkarırsın Meclis’e kapının önüne koyarsın. Yoksa bütün suçlamaları sana aynen gönderiyorum. Parlamentoya sahip çıkmayan, parlamentonun onuruna sahip çıkamaz. Parlamentoda bir siyasal partinin her hafta düzenlediği bir toplantıyı sabote edene ses çıkarmayan, arkasında duran kişiye meclis başkanı denemez. Hele hele kadınlardan korkan birisine erkek denemez” açıklamasında bulundu.

“Şimdi yine ülkenize sahip çıkıyorsunuz, çocuklarınıza sahip çıktığınız gibi”

Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu ülkenin güzel kadınları, sizler için şiirler yazıldı, öyküler yazıldı, romanlar yazıldı, filmler çekildi. Sizler evinizin direği oldunuz, çoluk çocuğunuzu beslediniz. Onların üzerinde titrediniz. Çocuğunuzu sivrisinek ısırsa bile üzerine titrediniz acaba canı acıdı mı diye. Yeri geldi eline kına yaktınız, askere gönderdiniz. Umutla heyecanla beklediniz. Oğlum evladım acaba evine yuvasına dönecek mi diye. Şehit haberleri geldiğinde üst komşuya çıktınız. Bana haber vermesinler diye. Üst komşuda kapı kapalı olunca aşağı indiniz acı haberle karşılaştınız. Sizin acınızı, dramınızı bütün dünya duydu. Şimdi yine ülkenize sahip çıkıyorsunuz, çocuklarınıza sahip çıktığınız gibi. Hiç kimse şunu unutmasın, hiçbir kadın şunu unutmasın sizlere seçme ve seçilme hakkını veren kişi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. İsviçre’den, Japonya’dan, Yunanistan’dan önce verdi, kadına seçme ve seçilme hakkını verdi. O büyük adamın bize miras olarak bıraktığı cumhuriyeti tam demokrasiyle taçlandırdığımız zaman, kadın erkek eşitliğini sağladığımız zaman o zaman evimizde huzur içinde oturacağız. Onlar korkuyorlar biz korkmayacağız. Biz terör nereden ve kimden gelirse gelsin, teröre karşı onurlu ve dik duruyoruz. Eğitim sistemini söz veriyorum tepeden tırnağa değiştireceğiz. Alanya’da turist gelmiyor diye, esnaflar turist duasına çıktı. Şu soruyu kendine soracaksın, turist buraya niye gelmiyor, kim buna sebep oldu? Eğer duanda AKP de gitsin dersen, vallahi de turist gelir billahi de turist gelir.”