Kılıçdaroğlu: Örgütün ismi yazışmalarda var

Kılıçdaroğlu, Ankara’daki katliama ilişkin Cumhuriyet’in gündeme getirdiği ‘Ansar-ı Şeria’nın saldırıyı gerçekleştiren örgüt olarak emniyetin yazılarında yer aldığını söyledi.

20 Ekim 2015 Salı, 23:34
Abone Ol google-news

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile buluşmasında gündeme getirdiği, Cumhuriyet’in kamuoyuna duyurduğu “Ansar-ı Şeria” terör örgütüyle ilgili olarak, çarpıcı bir iddia daha gündeme getirdi. Kılıçdaroğlu, “Bombanın patladığı gün, örgütün ismin emniyet kayıtlarında var. O gün yapılan yazışmalarda geçiyor. ‘Bombayı patlatanlar şu örgüttendir’ diye emniyet kayıtlarında var. Arzu ederse o yazıyı da Davutoğlu’na gönderebilirim” dedi.

Seçim çalışmalarını Hatay’da sürdüren Kılıçdaroğlu, uçakta gündeme ilişkin çarpıcı değerlendirmeler yaptı. Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarından satır başları şöyle:

Canlı bombalar biliniyordu: Canlı bombaları zaten emniyet biliyordu, fotoğrafları vardı. Emniyet ve jandarma teşkilatında bu isimler bildirilmişti. Soru şu: Bütün emniyetin bildiği, isimleri ve fotoğraflarıyla bildiği failler neden Ankara’ya gelinceye kadar yakalanmıyor.

AKP IŞİD’i terör örgütü olarak görmüyor: Bana göre IŞİD’i hâlâ AKP hükümeti bir terör örgütü olarak görmüyor. İki kararname var bu konuda, kararnameyi yürütme yetkisi Maliye Bakanı’na ait. Çünkü BM, IŞİD terör örgütünün mal varlığına el konulmasını istiyor, Türkiye’ye bunun gereğini yap diyor. IŞİD’in terör örgütü olduğuna dair hükümet açık net tavır almalı, operasyonlar yapmalı ve gereğini yerine getirmeli. Niye getirmiyor, onu da söyleyeyim. Davutoğlu, “Eylem yapmadan tutuklayamıyoruz” dedi. Bu açıkça IŞİD’i terör örgütü olarak görmüyoruz anlamına geliyor. Emniyet Genel Müdürlüğü biliyor. Bildiğini kanıtlayan olaylardan birisi de son yayımlanan telefon konuşmaları. Canlı bomba olduklarını, öyle yetiştirildiklerini biliyorlar. Fotoğraflamış, emniyete göndermiş ama adamları gözaltına almıyorsunuz, gereğini yapmıyorsunuz. Emniyet biliyor siyasi otorite izin vermiyor, en son suçlanacak emniyettir. Telefonları alan emniyet, mahkeme kararı almış dinliyor. İnternet sitelerini biliyor. Nerelerde toplantı yaptıklarını biliyorlar. Emniyet bildiği, halde gereğini yapmıyorsa siyasi otoritenin hesap sorması lazım. Siyasi otorite hesap sormuyor çünkü kendisi açıkça bir yazı yazmıyor ama örtülü olarak ‘fazla uğraşma’ diye verdiği talimat var. Suruç’ta da benzer oldu.

O isim patlama günü emniyet yazışmalarında geçiyordu: Ben bir örgüt ismi verdim Başbakana. Ensar el Şeria. Bombanın patladığı gün, örgütün ismin emniyet kayıtlarında var. O gün yapılan yazışmalarda geçiyor. ‘Bombayı patlatanlar şu örgüttendir’ diye emniyet kayıtlarında var. Bana gelen bilgiyi verdim, onu Emniyet İstihbaratıyla paylaştı. Öyle bir yazıyı gördüm. Belki o ayrıntıyı vermemiş olabilir Başbakan, öyle bir yazıyı bombanın patladığı gün ben gördüm. Arzu ederse o yazıyı da Davutoğlu’na gönderebilirim.

Savcılar aklamak için her şeyi yapıyor (Savcılığın faillerin gazete haberleri üzerine kaçtığı açıklaması konusunda): Haberleri kim veriyor, herhalde ben vermiyorum. Devletse adam gibi baksınlar başbakan mı, emniyet mi istihbaratçılar mı veriyor. Savcılar, AKP hükümetini aklamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyor. Davutoğlu’nun ağzından çıkmış gibi açıklama yapıyorlar.

TÜRKİYE TOPLAMA KAMPI MI?

Kılıçdaroğlu Hatay’da, ilk olarak özel bir rehabilitasyon merkezini ziyaret ederek burada kalan engelli yurttaşlarla sohbet etti. Daha sonra 8 ilçede seçmenlerle buluşan Kılıçdaroğlu, Suriye konusunda, “Benim size sözüm var. Yetkiyi verin Suriye sorununu çözeyim. Suriye’ye barışı getireceğim. 2 milyon 200 bin Suriyeli için ‘Türkiye’de kalsın bunlar, biz size para verelim, siz Türkiye’de bakın’ diyorlar. Türkiye toplama kampı mı Allah aşkına” diye konuştu.

Gül’ün tavrı saygın bir davranış

11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün CHP, DİSK, KESK ve HDP genel başkanlarını arayarak taziyelerini iletmesi saygın bir davranış. Acıların ortaklaştırılması, Türkiye’de ayrışmanın önlenmesi açısından bana göre önemli ve bir cumhurbaşkanına yakışan bir davranış. Davutoğlu, “Neden bana taziyede bulunmadı” diyor. Sen zaten bu olayları önleyecek kişisin. Sana hangi taziyede bulunacak? Asıl sorumlu sensin, fail sensin. Eylemi yapan örgütün elemanlarına ‘yaramaz çocuklar’ ifadesini kullanmadın mı?

Koalisyon görüşmesi olmadı ki zorlayalım

Kılıçdaroğlu’na Nokta dergisinin “AKP günlükleri” adıyla gündeme getirdiği ve partililer arasında geçtiği ileri sürülen konuşma kayıtlarını da anımsattık. İddiaya göre konuşmalardan birisinde AKP’li Taha Özhan, “35 saat boyunca CHP bizi zorlayacak tek bir teklif bile getirmedi” diyordu. Kılıçdaroğlu bu sözlere şöyle yanıt verdi. “Koalisyon görüşmesi olmadı ki zorlayalım? Bize görüşlerimizi sordular. Kendi görüşlerimizi samimiyetle aktardık. 17/25 Aralık ile ilgili dosya gelirse ’evet deriz buna dedik. Cumhurbaşkanı’nın örtülü ödeneğiyle ilgili kanun teklifine ‘evet deriz” dedik.’