Kürt örgütleri 'kendini yönetme hakkı' için ortak hareket edecek

BDP,HAK-PAR, KADEP, ÖSP, DTK, TEV-KURD, TDŞK kürtlerin 'Kürdistan coğrafyasında kendi kendini yönetme' hakkını içeren siyasal bir statünün tanınmasını sağlamak üzere birlikte ve ortak hareket etme kararı aldı.

11 Ocak 2012 Çarşamba, 18:04
Abone Ol google-news

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Genel Başkanı Bayram Bozyel, Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP)Genel Başkan Yardımcısı Nadir Yektaş, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Anayasa Komisyonu Üyesi avukat Cabbar Leygara, Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, Kürt Demokratik Birlik Hareketi (TEV-KURD) sekreteryasından avukat Sıdkı Zilan, Devrimci Demokratik Kürt Hareketi (TDŞK) sekreteryasından İmam Taşçıer, dün ortak bir deklarasyonla, yeni anayasa yapım sürecinde Kürt siyasi parti ve örgütleri olarak taleplerini açıkladılar.

Kürt siyasi örgütleri adına hazırlanan ortak açıklamanın Türkçe'sini okuyan Selahattin Demirtaş, Türkiye’nin yaklaşık bir asırdır ulus devlet yapılanması nedeniyle, Anadolu coğrafyasında yaşayan, Türk ve Sünni olmayan her sosyal kesime ret, inkar ve şiddet politikaları uyguladığını söyledi. Başta Kürt halkı olmak üzere farklı etnik ve inanç kesimlerinin acımasızca asimilasyon ve sindirme çarkına tabi tutulduğunu ifade eden Demirtaş, anayasa ve yasaların hemen hepsinin, toplumda farklı etnik ve dinsel gerçekliği reddettiğini belirterek “Baskı politikasının desteğinde sistem ‘Türklük’ ve ‘Türk ulusu’ esasına göre düzenlendi. Osmanlı’nın çok uluslu ve çok dinli bekasından ‘Türk ulusu’ yaratılmaya, devşirilmeye çalışıldı. Kimi zaman askeri darbeler yoluyla sürekli olarak da anti demokratik yasalar ve kolluğun gücüyle uygulanan çağdışı siyaset topluma özellikle de Kürt halkına büyük acılar, telafisi güç kayıplar yaşattı. Kürt halkının hakları uğruna gösterdiği halkı ve meşru direniş, her fırsatta kanla ve şiddetle bastırıldı. Denilebilir ki demokrasi yokluğu ve baskı politikaları sonucu bedel ödemeyen toplum kesimi kalmadı” dedi.

Gelinen aşamada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, eksiksiz bir demokrasiye ulaşmadığını, özgürlükçü ve eşitlikçi toplum yaratma yönünde esaslı adımlar atmadığını kaydeden Demirtaş, “Eğer bir zihniyet değişiminin ifadesi olarak değerlendirilebilirse, cumhuriyet tarihi boyunca halklarımız ilk kez demokratik bir anayasa yapma fırsatıyla karşı karşıyadır. Kürt sorununun demokratik, barışçıl çözümü bakımından önemli ve tarihi değerde nitelediğimiz bu fırsat, eşitlikçi ve özgürlükçü bir toplum özlemini karşılamanın bir zeminine dönüştürülebilir” diye konuştu. Kürt siyasi parti ve hareketleri olarak yeni anayasa yapım sürecinde Kürt halkının “ulusal demokratik hakları” için ortak hareket etme kararlılığında olduklarını, bunun için de yeni anayasa yapım sürecinde de etkin bir biçimde müdahil olacaklarını kaydeden Demirtaş şöyle devam etti:

“Demokratik Kürt muhalefeti olarak halkımızın eşit, özgür, onurlu ve insanca yaşama arzusunun gereği olarak, yeni anayasa yapımı sürecinde etkin istenç ve kararlılığımızı kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Diğer yandan Kürt siyasi parti ve hareketleri olarak, yeni anayasada Kürt halkının kimliğinin tanınmasını ve güvence altına alınmasını, örgütlenme hakkının evrensel standartlara kavuşturulması, Kürt ve Kürdistan ismiyle siyasi parti ve örgütlerin kurulmasının güvence altına alınmasını, Kürtçenin resmi dil olması dahil, hayatın her alanında serbestçe kullanılması ve her düzeyde Kürtçe eğitim ve öğretimin güvence altına alınmasını, Kürt halkı için, Kürdistan coğrafyasında kendi kendini yönetme hakkını içeren siyasal bir statünün tanınmasını sağlamak üzere birlikte ve ortak hareket edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”