Mads Mikkelsen’in yıldızı parladıkça parlıyor

Danimarkalı aktör Mads Mikkelsen Uluslararası Film dalında Oscar alan “Another Round” ile yılın övgü alan isimlerinden biriydi. 55 yaşındaki aktör 25 yıllık sinema kariyerinin en parlak dönemini yaşıyor şu sıralar. Biz de onun kariyerinin önemli dönüm noktalarını sıraladık ve oyunculuğunun ipuçlarını deşifre etmeye çalıştık.

17 Mayıs 2021 Pazartesi, 14:15
Abone Ol google-news

Çok erken kaybettiğimiz Chadwick Boseman ve 83 yaşında Oscar alan Anthony Hopkins bu yıl adı en çok anılan ve en çok övgü alan oyuncular oldu belki ama bana sorarsanız Mads Mikkelsen herkesin bir adım önündeydi.

Onu hem Uluslararası En İyi Film Oscar’ını alan “Another Round” (dilimize “Körkütük” olarak çevrilmiş) filminde izledik hem de 2020’nin sonlarında önce Danimarka ve Avrupa’da gösterime çıkan, bu aydan itibaren de ABD ve başka ülkelerde internet üzerinden erişime açılacak olan “Riders of Justice” adlı filmde. Onun bir de başrolünü oynamasa da önemli bir rolü üstlendiği “Chaos Walking” adlı bir filmi var ki mart ayından bu yana birçok ülkede vizyona çıktı ve/veya internet üzerinden erişime açıldı. Tom Holland ve Daisy Ridley gibi genç kuşak yıldızların başrollerini üstlendiği son film belki beklentileri karşılamadı ama iki filmi övgüler alan Mikkelsen her filmde farklı bir karaktere bürünerek bir yıl içinde üç farklı performansla izleyiciyle buluştu. Fena değil, ne dersiniz?

“Another Round” 

KEATON HAYRANI BİR DANSÇI

Mads Mikkelsen’e ilk önemli rolünü (ve aslında sinemadaki ilk rolünü) veren kişi Danimarkalı sinemacı Nicolas Winding Refn oldu. Onu “Pusher” (daha sonra da “Pusher 2”) adlı filmde az konuşan çok dayak atan kabadayı bir tip olarak karşımıza çıkaran NWR daha sonraları da “Valhalla Rising”de tüm filmi onun üzerine inşa edecek, hiç konuşmadan oynadığı bu filmde Mikkelsen neredeyse insanüstü bir fiziksel performans sergileyecekti. Galiba onun bu az konuşan ve fiziksel ifadeye daha çok ağırlık veren performansları Mikkelsen’in alametifarikası gibi oldu biraz. Bunda onun önce jimnastik, ardından geç bir yaşta da olsa başladığı dans kariyeri etkili olmuş olsa gerek. İronik bir şekilde “Another Round” Mikkelsen’in dansçı yönünü sergilediği ilk film oldu ve filmdeki o kısacık performansı çok konuşuldu.

Her zaman Buster Keaton hayranı olduğunu söyleyen Mikkelsen’in şu sözleri oyunculuğuna dair kimi ipuçları taşıyor:

“Keaton’ın oyunculuğundaki zarafet, güzellik ve drama kalbinizi burkacak denli güçlüdür. Kimse beni ona benzetmedi ama ben hep onun yaptığı gibi akıl almaz hareketleri yapmaya çalışarak büyüdüm. Jimnastik geçmişim olduğu için bazı fiziksel zorlukları aşabildim. İnsanların bende ilginç buldukları da sanırım her zaman hareketin içindeki dramayı bulup ortaya çıkarmaya çalışmam. Aksi takdirde neden yapayım ki zaten? Dansta da hep estetikten çok dramanın peşinde oldum.”

"The Hunt"

BOND ŞÖHRETİ VE HANNIBAL

Mads Mikkelsen’in ününün Danimarka’yı aşıp da uluslararası bir yıldız olması yolunda önemli duraklardan biri hiç şüphesiz 2006’da gösterime çıkan “Casino Royale” adlı filmde canlandırdığı rol oldu. James Bond’un yeni bir evreye girdiği bu filmde (Daniel Craig’in ilk Bond filmiydi) Le Chiffre adlı bir kötü adamı canlandırdı. Ardından Yabancı Dilde En iyi Film Oscar’ına aday olan “After the Wedding” ile övgüler aldı...

Sırasıyla “Coco Chanel & Igor Stravinski”, “A Royal Affair” ve kendisine Cannes’da En İyi Erkek Oyuncu ödülünü getiren “The Hunt” (Thomas Vinterberg ile ilk filmi) adlı filmlerde başrol üstlendi. 90’lardan bu yana sinemanın en ikonik karakterlerinden birine dönüşen (Anthony Hopkins’in bunda rolü tartışılmaz elbette) Hannibal Lecter’i canlandıracağı “Hannibal” adlı dizi geldi ve üç sezon boyunca küçük ekranın en karizmatik aktörlerinden biri olarak anılacağı dönem başladı.

Hopkins’ten epey farklı bir Hannibal portresi çizen ve minimalist bir yol tercih eden Mikkelsen şunları söylüyor role dair:

“Etrafındakilerin onunla dost olmasını isteyen bir Hannibal’dı benimki. Hapse girdikten sonra asıl benliğini gösterebilir ama yakalanmak istemeyen bir katil farklı davranır. O yüzden öyle oynadım.”

Sırada Johnny Depp’ten alınıp kendisine verilen Gellert Grindelwald rolünü canlandırdığı, henüz adı konmamış üçüncü “Fantastik Canavarlar” filmi var. Ama siz bu arada eğer bulabilirseniz karısının intikamını almak için kolları sıvayan bir askeri canlandırdığı ve Mikkelsen’in favori yönetmenlerinden Anders Thomas Jensen ile çektiği beşinci film olan “Riders of Justice” adlı filmi de sakın kaçırmayın derim.