Mallara ani satış

Şüpheliler ortağı oldukları şirkete ait Sapanca'daki iki daireyi tedbir kararından önce başka bir şirkete sattı. Zanlıların başka bir şirketleri için sermaye arttırımında kullandıkları 1 milyon TL'nin de bağışlardan karşılanıp karşılanmadığı araştırılıyor.

21 Ağustos 2011 Pazar, 09:09
Abone Ol google-news

Üç yıl önce başlatılan Almanya’daki Deniz Feneri e.V. bağlantılı soruşturmanın eski RTÜK Başkanı Zahid Akman ve diğer şüphelileri nasıl tedirgin ettiği yaşanan bir örnekle ortaya çıktı. Şüphelilerin, soruşturma başlatıldıktan 10 gün sonra ortağı oldukları Yeni Dünya İletişim AŞ’ye ait Sakarya’nın Sapanca ilçesindeki yüzbinlerce lira değerindeki iki tane daireyi ani bir kararla sattıkları belirlendi. Bu durum da şüphelilerin soruşturma savcılarını şirket varlıklarına tedbir konulamayacağı gerekçesiyle HSYK’ye yaptıkları şikâyette haksız olduklarını gösterdi.

Türkiye’deki Deniz Feneri soruşturması kapsamında eski RTÜK Başkanı Akman ve Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Karaman, 11 Temmuz’da tutuklanınca şüphelilerin avukatları, savcıları HSYK’ye şikâyet etti. Avukatlar gerekçe olarak tedbir kararının, müvekillerinin her türlü mal varlığına ilişkin verildiğini, müvekkillerinin ortaklıkları bulunduğu şirketlere tedbir konulamayacağını öne sürdü. Bunun üzerine HSYK, iki başmüfettiş görevlendirdi.

Bu süreçte Tapu Genel Müdürlüğü kaynaklarından alınan bilgi, ibreyi savcılardan yana çevirdi. Buna göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İşçi Partisi’nin başvurusu üzerine 8 Eylül 2008’de başlattığı soruşturmadan 10 gün sonra söz konusu dairelerin satışı gerçekleşti. Zanlıların, ortağı bulundukları Haliç Ltd. Şti.’nin sermayesini 2008’de 1 milyon TL’ye çıkarttıkları ve bu şirketi 2009’da tasfiye ettikleri belirlendi. Savcılar sermaye arttırımında kullanılan paranın bağışlardan karşılanıp karşılanmadığını araştırıyor.