Mansur Yavaş, Cumhuriyet için yazdı: "Belediye başkanı kentin dert babasıdır"

Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak kabul edilen ve maalesef tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de saran ve sarsan bir salgın hastalıkla karşı karşıyayız. Dolayısıyla devletimizin tüm kurumlarına, yerel yönetimlere, ailelere ve bireylere bu noktada yapılacak ayrı ayrı görevler düşüyor.

04 Nisan 2020 Cumartesi, 02:00

Bizim yönetim anlayışımıza göre belediye başkanı kentin dert babasıdır. Bu derdin hangi türden olduğu çok önemli değildir. Dolayısıyla 6 milyon Ankaralının tamamının koronavirüs sürecindeki sıkıntılarını en aza indirmek bizim asli görevimizdir. Yerel yönetimler, vatandaşla devletin en çok temas ettiği kurumlardır. Bunun bize yüklediği büyük sorumluluğu hiç unutmadan, bu süreçte hemşerilerimizin ilk günden beri yanlarında olduk, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz.

Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, daha koronavirüs ülkemize gelmeden çalışmalarımıza başladık. Metro girişlerinde, tren kabinlerinde, otobüslerimizde, aile yaşam merkezlerimizde, Eryaman Stadı’nda, belediyemizin tüm birimlerinde ve kentimizin dört bir yanında yoğun bir dezenfeksiyon işlemi gerçekleştirdik. Koronavirüs vakalarının ülkemizde görülmesinin ardından ivedilikle kriz merkezi oluşturduk. İlk umre kafilesinin karantina bölgesine sorunsuz bir şekilde taşınmasından itibaren, devletin diğer birimleriyle koordineli olarak süreci en az hasarla atlatmak için bu merkezde dezenfeksiyon çalışmaları dahil tüm çalışmaları hassasiyetle sürdürdük. Kamu kurum ve kuruluşlarını, kolluk kuvvetlerimizin merkezlerini, Bakanlıkları, hukuk kurumlarımızı talep geldikçe dezenfekte etmeyi sürdürüyoruz. Bu süreçte üzerimize düşen tüm görevleri yetkimiz dahilinde yapmaya devam ediyoruz.

2 AY SU KESİNTİSİ YOK

Salgın sürecinin en büyük yükünü çeken vatandaşlarımızın hayatına dokunan kararları ivedilikle aldık. Virüsün yayılımını engellemek için kent ekranlarımız, otobüs ve metro ekranlarımız, trafik ekranlarımız, pankartlar, afişler, billboard’lar ve sosyal medya aracılığıyla bilgilendirici ve tedbirleri kapsayan bilgileri vatandaşlarımızla paylaştık. Belediyemizin kültür sanat etkinlikleri ve kursları dahil tüm programlarını iptal ettik. #EvdeKal çağrısı doğrultusunda, tüm vatandaşlarımızı mümkün olduğunca evlerinden çıkmamaları konusunda uyardık.

Pek tabii, bu çağrıyı yaparken, hemşerilerimizin hayatını kolaylaştıracak ve onların yanında olduğumuzu gösterecek kararlar almamız gerekiyordu. Hemen harekete geçerek su faturası borcu bulunan vatandaşlarımıza 2 ay boyunca su kesintisi yapılmayacağı kararını aldık. Daha sonra ise konut aboneliklerinde şubat ayının yüzde 80’i doğrultusunda faturalandırma yapılacağını, öğrenci evleri ve iş yerlerinde ise 2 ay boyunca geçici olarak faturalandırma yapılmayacağını duyurduk. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitime ara vermesi kararının ardından, 12 yaşından küçük çocuğu olan personelimizi idari izinli olarak kabul edeceğimizi kamuoyuna duyurduk. 

Cenazelerin vakit namazı beklenmeden defnedilmesi ile beraber taziye çadırı hizmetimizi hemen durdurduk. Vatandaşlarımızın günlük olarak kullandığı otobüs, metro, dolmuş ve taksi gibi araçların dezenfeksiyon çalışmalarına hemen başladık. Ulaşım esnafımızın mağdur olmaması için ruhsat ve hat ihale bedelleri ödemelerini 2 ay süreyle erteledik. Teleferik hattımızı sosyal mesafe kurallarına uygun olmadığı için geçici olarak hizmete kapattık. Halk otobüslerimizin servis güzergâhında, yolcu sayısındaki azalmayı da göz önüne alarak belediye otobüsü servislerimizi iptal ettik.

KİRALARI ERTELEDİK

Maddi anlamda yük oluşturmaması için, belediyemizin kira alacaklarını 2 ay erteledik. Öğrencilerimizin ücretini ödedikleri aylık abonman kartlardaki bakiyelerini bir sonraki aya aktarma imkânını sağladık. Restoran ve kafeteryaların kapatılmasının ardından, can dostlarımızın da besin bulmakta zorlandığını düşünerek, mama ve yem dağıtımımızı iki katına çıkardık.

Hiç şüphesiz ki bu sürecin asıl kahramanları sağlık çalışanlarımız olmuştur. Onların bu zorlu görev dönemlerinde yanlarında olmamız gerekiyordu. Hastaneler otobüs hattında sağlık çalışanlarımız için özel otobüsler tahsis ettik. Bu otobüsleri yalnızca sağlık çalışanlarımız kullanabiliyor. Bunun dışında ulaşımı tüm sağlık çalışanlarımız için ücretsiz hale getirdik. Hastane yakınlarındaki yurtları kiralamak ya da yurt sahiplerinin ücretsiz tahsisi sonucunda bu yurtları sağlık çalışanlarımızın istirahati için hizmete açtık. Yurtlarımızın günlük olarak bakım ve dezenfeksiyon işlemlerini de sürdürüyoruz.

BAĞIŞLARIMIZ DURDURULDU AMA...

Virüsün yayılmasının hemen ardından AŞTİ’de termal kamera sistemine geçerek vatandaşlarımızın ateşini ölçtük. Metro girişlerine dezenfektan koyarak toplum sağlığını önceleyen bir kararı daha uygulamaya başladık. Kâğıt toplayıcılarımızın faaliyetlerini başkentte yasakladık, onların günlük gıda ihtiyaçlarını sabah akşam karşılamaya başladık.

Virüsün salgın boyutunun artması ile hemşerilerimizinin birçoğu evine kapanmak durumunda kaldı. Bir yandan 65 yaş üstü vatandaşlarımızın su yükleme işlemlerini evlerinde yapmaya başlarken bir yandan da küçük esnafımızın yanında olmamız gerekiyordu. Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak bir bağış kampanyası ile desteklemek suretiyle, tüm imkânlarımızı kullanarak bu vatandaşlarımıza gıda ve nakdi yardım yapacağımızı duyurduk. Maalesef alınan bir kararla bu kanuni işlemimiz durduruldu ve hesaplarımıza bloke konuldu.

Biz “Cumhuriyetin Başkenti”nde aç ve açıkta kimse kalmayacak diye yola çıktık. Bağış kampanyamızın durdurulması karşısında idare mahkemesine iptali için başvuruda bulunduk. Bu sürecin ancak birlik ve beraberlik içerisinde, devletin tüm kurumlarının el ele vererek atlatacağına inanıyoruz. Ben, o ana kadar bağışta bulunan tüm vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. 

Bu süreçte bizim en büyük yükümlülüğümüz vatandaşlarımızın ekmeğidir. Bu yüzden toplum sağlığı ve gıda konuları dışında tüm ihalelerimizi iptal ettik. Şu anda halkımızın geçimi ve sağlığından önemli bir konu olmadığını düşünüyoruz. Belediyemizden 100 bin liradan aşağı alacağı olan tüm küçük esnafımızın ödemelerini tamamladık. Bunu küçük esnafımıza nefes olsun ve çalışanlarının haklarını korusunlar diye hayata geçirdik. 

MİLLİ MÜCADELE’NİN KENTİ

Bağış kampanyamız durdurulsa da vatandaşlarımızın, esnafımızın, çalışanlarımızın; işinden, emeğinden, aşından, gelirinden mahrum kalan herkesin yanında olacağız. Bu doğrultuda ilk gıda ve nakdi yardımlarımıza başladık. Simitçiden taksiciye, terziden müzisyene kadar birçok vatandaşımıza destek oluyoruz.

Milli Mücadele’nin kenti burası. Bu yüzden üzerimizdeki ağır sorumluluğu hiç unutmuyoruz. Ülkemize ışık olacak kararları alıp ivedilikle uygulamak istiyoruz. İnanıyoruz ki, 6 milyon tek yürek olduğu zaman, 80 milyon da başkentin öncülüğünde tek yürek olarak bu süreci atlatacaktır. Hastalık kadar iyiliğin de bulaşıcı olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

Yaklaşık bir aydır, büyük bir özveri ile çalışan ve gece gündüz demeden Ankaralı hemşerilerimin yanında olan Ankara Büyükşehir Belediyesi personelime teşekkür ediyorum. Vatandaşlarımızın da uyarıları dikkate alacağına ve bu süreci en az hasarla aşacağımıza olan inancım tamdır. Tekrar altını çiziyorum: Bu kentte kimseyi aç ve açıkta bırakmayacağız. 

Dayanışma içerisinde, birlikte başarma isteğimizin tüm engelleri aşacağına olan inancımı yineliyor, sağlıklı günler temenni ediyor, tüm vatandaşlarımıza selam ve saygılarımı sunuyorum.