'Obama'nın Savaşları' ABD'yi karıştırdı

Bob Woodward'ın pazartesi günü raflarda yerini alacak yeni kitabı "Obama'nın Savaşları", henüz daha yayınlanmadan ABD'yi karıştırdı. Afganistan savaşı etrafında ABD yönetimi içindeki derin çatlağın perde arkasını anlatan Woodward, CIA'nin Afganistan'da Afganlılardan oluşan 3 bin kişilik paramiliter bir kontrgerilla örgütü kurduğunu gibi çarpıcı bilgileri de deşifre ediyor.

23 Eylül 2010 Perşembe, 05:58
Abone Ol google-news

Washington Post gazetesinin efsane yazarı Bob Woodward'ın pazartesi günü raflarda yerini alacak yeni kitabı "Obama'nın Savaşları", henüz yayınlanmadan politik gündeme damga vuruyor. Obama yönetiminin tüm üst düzey yetkilileri, kabine üyeleri ve Obama arasında başta Afganistan savaşı olmak üzere yaşanan görüş ayrılılıkları, çekişmeler ve dedikodular ile ilgili detaylar çok konuşulacak. Watergate skandalını ortaya çıkaran iki gazeteciden biri olan ve Carl Bernstein ile birlikte bu skandalı anlattıkları "Başkanın Bütün Adamları" kitabıyla tüm dünyada ünlenen Woodward, bu kez Afganistan'da devam eden savaş konusu başta olmak üzere Obama yönetimi içindeki derin çatlaklara ışık tutuyor.

Washington Post gazetesinde Çarşamba günü yayınlanan bazı ön alıntılara göre Obama, göreve geldikten sonra uzun süre Afganistan'dan çıkışın en kestirme yolunu bulmaları için askeri yetkililerini sıkıştırıp durdu. Ancak ordu yetkilileri çıkış yerine sürekli olarak, oradaki askeri varlığın 40 bin asker daha artırılması gerektiği yönünde raporlar verdi. Joe Biden'in başını çektiği ekip ise en fazla 20 bin asker daha gönderilmesini isteyince Obama oturup kendi stratejisini kendisi yazmış ve asker sayısını da 30 bin olarak belirlemiş.

Çok özel toplantı notlarına ulaşan Woodward, kitabında Obama'nın bu konuda Hillary Clinton ve Robert Gates ile de farklı düşündüğünü de açıklıyor. 26 Ekim 2009 tarihinde Gates ve Clinton'un da bulunduğu toplantıda Obama, ordudan gelen 40 bin ek asker talebini reddederken, "Bunu 10 yıl sürdürmeyeceğim. Afganistan'ı uzun süreli inşa sürecine girmeyeceğim. Trilyonları harcamayacağım" diye konuşmuş.

Obama: Terörü içimize sindirebiliriz

Woodward kitabında Obama ve Beyaz Saray'ın önüne sürekli olarak "ABD topraklarında bir terör saldırısı tehdidi gerekçesi" çıkarıldığına dikkat çekiyor. Obama, Temmuz ayında Woodward ile görüşürken de, "Terörü içimize sindirebiliriz. Onu engellemek için yapabileceğimiz herşeyi yaparız ama 11 Eylül'ü, en büyük terör saldırısını bile sindirebildik ve biz güçlüyüz" şeklinde konuşmuş. Ancak Obama'ya göre ABD içinde bir nükleer saldırı, "oyunu değiştirecek" bir olay olur.

Woodward, kitabında, Obama'nın Afgan Savaşının süresi, çekilme takvimi, ordaki askeri varlığın artırılması gibi konularda başta Genelkurmay Başkanı Mike Mullen ve şu anda Afganistan'daki savaşın komutanı olan David Petraeus olmak üzere askeri yetkilileri ile görüş ayrılığı yaşadığı görüş ayrılıklarını ve sert tartışmaları, 20'den fazla kapalı kapı strateji toplantısının ve Obama ile kabinesinin üyelerinin 40'tan fazla özel görüşmesinin detaylarını vererek yansıtıyor.
 

Beyaz Saray değil adeta Bizans Sarayı

Bu tartışmalara zaman zaman oldukça şahsileşmiş. Obama'nın ulusal güvenlik danışmanı emekli general James Jones, Obama'nın yakın siyasi danışmanları hakkında, "su böcekleri" , "politbüro" , "mafya", "kampanya takımı" gibi nitelemelerde bulunmuş. Orgeneral David Petraeus da, Obama'nın başdanışmanı David Axelrod hakkında, "tam bir yönlendirme uzmanı" ifadesini kullanmış.

Obama yönetimi içindeki güvensizlik 2008 yılına kadar gidiyor. Obama, parti içindeki rakibi Hillary Clinton'a üst düzey bir görev teklif edeceğini söylediğinde Axelrod, "Hillary'e nasıl güvenebilirsin?'' diye tepki göstermiş. Başkan yardımcısı Joe Biden ise Afganistan konusundaki baş diplomat olan Richard Holbrooke hakkında, "Bugüne kadar tanıdığım en egoist p.ç" ifadesini kullanmış.
 

CIA, 3 bin Afgandan oluşan bir kontrgerilla örgütü kurmuş

Kitabın en çok konuşulacak bilgilerinden biri de ABD Merkezi istihbarat kurumu CIA'nın Afganistan'da, "Kontrterör Takip Timleri" adıyla Afganlılardan oluşan 3 bin kişilik bir paramiliter örgüt kurması. Woodward, "oldukça seçkin ve iyi eğitilmiş" olduğunu belirttiği bu özel grupların, Afganistan ve Pakistan'da Taliban ve El kaide hedeflerine yönelik çalışma ve operasyonlar yaptığını belirtiyor. Öte yandan bugün NPR radyosu da bir üst düzey güvenlik yetkilisine bu iddiayı sorduklarını ve onun da doğruladığını yayınladı. NPR, bu Afgan paramiliter örgütün, sınırı geçerek Pakistan içinde de operasyonlar yaptığını doğrulattıklarını belirtti.
 

Karzai manik defresif, kanserin kökü Pakistan'da

Woodward'ın kitabında ABD istihbaratının Afganistan Devlet Başkanı Hamit Karzai hakkında, "Manik depresif. İlaçlara bağımlı" raporu bulunduğunu da yazıyor. ABD Büyükelçisi Karl Eikenberry ise, "Kanserin kökü Pakistan'da" ifadesini kullanmış. Obama'nın başkan seçildiğinde kendisine CIA tarafından verilen brifinglerde, Pakistan "güvenilmez ortak" olarak nitelendirilmiş ve bu ülkenin istihbarat servisinin, Taliban'a yasadışı yardım, silah ve para sağlamasını engellemediği dile getirilmiş.

Telefon numarasını halka açık telefon rehberinde tutuyor

"Obama's Wars (Obama'nın Savaşları)" 67 yaşındaki efsane gazeteci Bob Woodward'ın 16'ncı kitabı. Bunlardan 12'si ABD'de uzun süre en çok satanlar listelerinin ilk sırasında yer aldı. Tam adı Robert Upshur Woodward olan Washington Post yazarı, mesai arkadaşı Carl Bernstein ile 1972 yılında Demokrat Parti merkezinin de bulunduğu Watergate iş hanındaki bir polisiye olayı soruşturmaya başlamış ve sonunda ABD Başkanı Richard Nixon'un 1974 yılında istifa etmesine neden olan Watergate skandalını ortaya çıkarmıştı.

İkilinin bu olayı anlattığı 1974 tarihli "Başkanın Bütün Adamları" adlı kitap daha sonra sinema filmine de dönüştürülmüş ve bütün dünyada ünlenmişti. Woodward'ın 2 kitabı daha sinemaya aktarılmıştı. Washington DC'de yaşayan ünlü gazeteci devlet içinden iyi kaynaklara sahip olması nedeniyle sürekli dikkate alınan bir gazeteci.

Şöhretine rağmen Washington DC telefon rehberinde açıktan telefon numarası bulunan önemli birkaç kişiden biri. Woodward, telefon numarasını herkese açık yerde tutmayı, "potansiyel yeni kaynakların istedikleri zaman kendisine ulaşabilmesini sağlamak" olarak açıklıyor.