Öymen ve Özbey’den KKTC seçimleri değerlendirmesi: Tanınması için koşullar sağlanmalı

Öymen, “Türkiye ve KKTC’nin birlik içinde hareket ederek Kıbrıs Türklerinin haklarının ve çıkarlarının korunması için çalışılması gerekiyor” derken, Özbey de “Hem Kıbrıs’ta hem Türkiye’de çok ciddi bir şekilde çalışmaların yapılması lazım. Çünkü ortak kaderin ortakça belirlenmesi lazım” diye konuştu.

20 Ekim 2020 Salı, 02:00
Öymen ve Özbey’den KKTC seçimleri değerlendirmesi: Tanınması için koşullar sağlanmalı
Abone Ol google-news

KKTC’deki seçim sonuçlarını değerlendiren emekli Büyükelçi Onur Öymen, cumhurbaşkanlığına seçilen Ersin Tatar’ın daha önce “Müzakerelerden sonuç çıkmaması durumunda Kıbrıs’ta iki devletli çözüm masaya gelebilir” yönündeki açıklamalarını anımsatarak “Bu noktadan sonra artık yapılacak şey KKTC’nin bağımsız bir devlet olarak dünyada tanınmasına çalışmaktır. Burada asıl sorumluluk Türkiye’ye düşüyor. Türkiye, önce haksız ambargoların kaldırılması, daha sonra da KKTC’nin tanınması için çabalarını yoğunlaştırmalıdır” dedi. Emekli Tümamiral Mustafa Özbey ise öncelikli olarak KKTC’nin tanınması için gerekli koşulların oluşturulması gerektiğini belirterek “Burada yapılması gereken ilk şey, müzakere sürecini başlatan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Genel Sekreter’e verdiği İyi Niyet Misyonu’nu sonlandırmak olmalıdır” değerlendirmesini yaptı.

KKTC’de Ersin Tatar’ın cumhurbaşkanlığına seçildiği seçim sonuçlarını Cumhuriyet’e değerlendiren emekli Büyükelçi Onur Öymen, “Türkiye’nin Kıbrıs’ta iki büyük başarısı var; biri oradaki soydaşlarımızın can ve mal güvenliğini korumak, ikincisi de orada çağdaş, laik bir devletin kurulmasına ve gerçek bir demokrasinin yerleşmesine katkıda bulunmak. KKTC, bölgede demokrasi açısından örnek bir ülkedir, demokrasisi Türkiye’den de ileri düzeydedir. Seçimler güvenilir bir şekilde yapıldı ve sonuçlandı. Burada KKTC’nin demokratik düzeyini vurgulamak gerekiyor” dedi.

“Artık seçim sırasındaki tartışmalar bir kenara bırakılarak Türkiye ve KKTC’nin birlik içinde hareket ederek Kıbrıs Türkleri’nin haklarının ve çıkarlarının korunması için çalışılması gerekiyor” diyen Öymen, Ersin Tatar’ın Eylül 2019’da yaptığı “50 yıldır tartışılan federal çözümün umut olmaktan çıktığı, iki devletli çözümün de masada olması gerektiği” yönündeki açıklamasını anımsatarak “Bu noktadan sonra artık yapılacak şey KKTC’nin bağımsız bir devlet olarak dünyada tanınmasına çalışmaktır. Ümit ediyorum ki yeni cumhurbaşkanı bu doğrultuda faaliyet gösterecektir” dedi.

KKTC’nin tanınması için Türkiye’nin yoğun çaba sarf etmesi gerektiğini söyleyen Öymen, “KKTC’ye yönelik ambargoların kaldırılması için bugüne kadar ciddi bir çaba sarf edilmedi. KKTC’ye yönelik ekonomik, ulaşım, ticaret, spor, ambargoları var. Önce bu meseleye eğilmek, daha sonra da tanınma için çaba sarf etmek gerekiyor” diye konuştu.

‘BM İYİ NİYET MİSYONU SONLANDIRILMALI’

TSK Yunanistan ve Kıbrıs Dairesi Başkanlığı ile KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın askeri başdanışmanlığı görevlerini yapmış olan emekli Tümamiral Mustafa Özbey de Cumhuriyet’e yaptığı değerlendirmede “Şu anda olumlu yönde bir kırılma anı yaşıyoruz. Ancak burada hem Kıbrıs’ta hem Türkiye’de çok ciddi bir şekilde çalışmaların başlaması lazım. Çünkü bundan sonra Türkiye ve KKTC nasıl bir ortak gelecek belirleyeceklerini müşterek olarak olgunlaştırmalıdır” dedi.

Kıbrıs’ta BM arabuluculuğunda yürütülen müzakere sürecinin bir sonuç üretmediğine dikkat çeken Özbey, “Burada yapılması gereken ilk şey, müzakere sürecini başlatan BMGK’nin Genel Sekreter’e verdiği ‘İyi Niyet Misyonu’nu sonlandırmak olmalıdır. Bilindiği üzere toplumlararası görüşmelerin çerçevesi Genel Sekreter’e verilen bu görev üzerinden yürütülüyordu. Ancak zaman içinde adı İyi Niyet Misyonu olmasına rağmen adeta kötü niyet misyonuna dönüştü ve alınan tüm kararlar Türkiye ve KKTC’nin aleyhine oluştu. Bilindiği üzere Genel Sekreter’in görevi iki toplum arasında bir federasyon kurma şeklindedir. Türk tarafı olarak federasyondan vazgeçildiğine göre bu, resmen Genel Sekreter’e bildirilmeli ve görevi iade etmesi önerilmelidir. Genel Sekreter’in görevi iade etmesi sürecine paralel olarak KKTC kendi anayasası ve yasalarındaki federasyon amaçlı konulmuş olan hukuki metinlerde federasyonu dışlayacak düzeltmeler yapmalıdır. Bu koşullar sağlandıktan sonra Türkiye liderliğinde ve KKTC’nin aktif katılımı ile kapsamlı bir tanıtma/tanıma süreci uluslararası kurumlarda başlatılmalıdır” değerlendirmesini yaptı.

‘DOĞU AKDENİZ’E OLUMLU KATKISI OLUR’

KKTC’nin tanınması için uzun vadeli planlama yapılması gerektiğine dikkat çeken Özbey, “Tanınma bugünden yarına olmaz, önce tanınmanın koşullarının ortaya konulması gerekiyor. Ülkeler tarafından tanımanın bir süreç olacağı unutulmamalı ve tanımanın gecikmesi bizi bu hedeften uzaklaştırmamalıdır. Türkiye ve KKTC için yeni bir geleceğin kapısı aralanmıştır. Bunun, Mavi Vatan doktrinine ve Doğu Akdeniz’deki çıkarlarımıza katkısı olumlu olacaktır” diye konuştu.