"Polisin kimlik sorması için gerekçe şarttır"

İstanbul Kadıköy'de önceki gece yurttaşların evine giderek, 'polis kimliği'ni göstermeden kimlik tespiti yapan polisler tepki çekti. Bu durum, polis olduğunu iddia eden kişilerin işledikleri suçları ve polisin yetki sınırlarını tekrar gündeme getirirken hukukçular, "Polisin görevini yerine getirirken kimlik sorabilmesi için kesinlikle bir gerekçesi olması gerekir" ifadelerini kullandı.

26 Ekim 2020 Pazartesi, 14:56
Abone Ol google-news

İstanbul’un Kadıköy ilçesinde oturan G. İ. , G. Y., H. T.’nin kapısını önceki gece 01:30 sıralarında, polisler çaldı. Polis olduğunu gösteren belgeyi ibraz etmeyen polis memurları, kapıyı açan G. İ.'den ve evde bulunan diğer kişilerden kimlik istedi. Gürültü ihbarı üzerine geldiklerini söyleyen polisler kimlik tespiti yaptıktan sonra gitti. 

Yaşanan bu olay; geçmişte polis olduğunu iddia eden kişilerin işledikleri suçları ve polislerin yurttaşa kimlik ibraz etmesi gerektiği konusunu tekrar hatırlattı. Polislerin; yetkilerini, hangi zamanlarda ve ne şekilde kimlik sorabileceklerini ceza hukukçularına sorduk:

Cumhuriyet.com.tr’ye konuşan avukat Naim Karakaya ve avukat Hasan Kılıç konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundular.

'AYRINTISIZ BİR KANUN DAHA'

NAİM KARAKAYA (Ceza Avukatı): 

“Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu 4/A maddesinde polisin kimlik sorma alanı maalesef açık bir şekilde belirtilmemiş. Bunun kesinlikle ayrıntılandırılması lazım. Kanun koyucu, ‘polis görevini yerine getirirken kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra kişilere kimliğini sorabilir’ diyor ama bu bizim hukukumuz açısından yeterli bir güvence değil. Polisin görevini yerine getirirken kimlik sorabilmesi için kesinlikle bir gerekçesi olması gerekir. İhbar olması veya şüpheli eylem görmesi gibi… Yalnızca gerekçesi olduğu sürece kimlik sorması hukuka uygundur.

HATAY BARO BAŞKANI ÖRNEĞİ

Örneğin, Hatay Baro Başkanı Ekrem Dönmez’in başına gelen olay: Ailesiyle beraber akşam yemeği için gittikleri lokantada polislerin kimlik kontrolü yapmak istemesi. Orada yaşanan olayda kolluk bir sebep gösteremiyor. Ortada bir gerekçe yok çünkü. Biz buna trol ağı diyoruz. Rastgele yolda üç kişiyi durdurup kimlik soruyorsunuz ve üçünü de yakalıyorsunuz ama ortada hiçbir gerekçe olmaksızın yaşanan bu durum hukuka uygun değil. Ortada ihbar veya aranan bir şahıs varsa aslolan orada bulunan kişileri rahatsız etmeden doğru hedefe ulaşmaktır. En iyi güvenlik insanları tedirgin etmeden sağlanır.

Polis kimliğini göstermek zorunda. Bunun standart bir reaksiyon olması gerektiğini kanun koyucu ifade etmiş zaten. Emniyet personeline duyulan güven, devletin en önemli güvencesidir. Polis kimliğini göstermemiş ise vatandaşın ‘önce sizin kimliğinizi görebilir miyim’ demesi lazım.

'SAÇLARINDAN SÜRÜKLENMİŞTİ'

HASAN KILIÇ (Ceza Avukatı): 

“Bu konuyla alakalı geçmişte üzücü olaylar yaşandığını hatırlıyoruz. Avcılar’da polis kıyafetiyle müzikli bir mekanı basan kişilerin bir kadını saçlarından sürükleyerek götürdükleri olay herkesin hafızasında mevcut. Birinin üstünde polis tepe lambası bulunan iki otomobille mekana gelen kişiler, ellerinde silah ve coplarla içeri girmiş ve asayiş kontrolü yapacaklarını söyleyerek; mekanın, çalışanlarını dövdüklerine dair iddialar yansıtmıştı. Yayınlanan görüntü ve yapılan haberlerde, içerideki saldırganlardan bazılarının inandırıcı olmak için müşterilerin kimliklerini kontrol ettiği görüntülenmişti

'ÖNCE KENDİ KİMLİĞİ'

Bu olayların yaşanmaması için kolluk görevlilerine önemli sorumluluklar düşüyor. Yasal düzenlemelerin aradığı gerekli bilgilendirmeler her durumda yapılmalı ki bu tarz suistimallerin ve vahim olayların önüne geçilebilsin. Polis, vatandaşa ilk önce kendi kimliğini sunarak yapılan işlemin dayanağını; numara, tarih ve emri verenin kim olduğu gibi hususları tartışmaya mahal vermeden ortaya koymalıdır. Aslında vatandaşın sorması bekleniyor ama bu yanlış. Güven sarsıcı uygulamaların ve yaşanabilecek olumsuzlukların ortadan kalkması için vatandaş sormadan polisin gerekli açıklamayı yapması gerekir.”