Satın alma ve birleşmeler haretlenebilir

Küresel kriz nedeniyle yavaşlayan birleşme ve satın alma süreci, krizin etkisini yoğun bir şekilde hisseden sektörlerde yeniden hareketlenmeye başladı. Küresel ekonomik krizin patlak verdiği finansal sektörde bir süre önce kendini gösteren birleşme ve satın alma furyası, şimdi de pek çok oyuncusu bulunan ve fazlasıyla parçalı bir yapı sergileyen gıda, perakende, lojistik ve ilaç sektörlerine hareketlilik getirdi.

21 Haziran 2009 Pazar, 07:28
Abone Ol google-news

Küresel kriz nedeniyle yavaşlayan birleşme ve satın alma süreci, şirket fiyatlarının düşmeye başladığı alanlarda, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de az da olsa hareketlenmeye başladı.

Özellikle pek çok oyuncusu bulunan ve fazlasıyla parçalı bir yapı sergileyen gıda, perakende, lojistik ve ilaç sektörlerinde önümüzdeki günlerde birleşme ve satın almaların artacağı belirlendi. İlk konsolidasyon sürecini 2001 kriziyle yaşayan Türki bankacılık sektöründe yaşanacak hareketliliğin daha çok yurtdışında gerçekleşecek muhtemel işlemlere bağlı olacağı ifade edilirken, aynı sürecin gıda, perakende, lojistik ve ilaç sektörleri için de geçerli olacağı kaydedildi.

 

Satın alma ve birleşmede hareketlilik önce bankacılık sektöründe hissedildi

Ernst & Young Türkiye Kurumsal Finansman Bölüm Başkanı Müşfik Cantekinler, küresel krizin finans sektöründe başlamış olması nedeniyle, krizin yansımalarının ilk etapta bu sektörde faaliyet gösteren şirketler tarafından hissedildiğini söyledi. Bu nedenle, krizden sonra oluşan konjonktür gereği yaşanan birleşme ve satın almaların finans sektöründe başladığına dikkat çeken Cantekinler, örnek olarak Merrill Lynch'in Bank of America tarafından satın alınmasını göstererek, "Krizin etkilerinin finans sektöründen kredi piyasalarındaki tıkanma ve varlık fiyatlarındaki düşüş sonucunda reel sektöre yansımasıyla, reel sektörde de kriz nedeniyle birleşme ve satın almalar başladı. Otomotiv sektöründe yoğun olarak gözlemlendi. Uzun süredir finansal problemler yaşayan fakat kriz öncesi likidite bolluğunda kar yaratmayan operasyonlarını bir şekilde finanse edebilen fakat kriz sonrasında finansal açından zor durumda kalan şirketlerin, krize kuvvetli bir bilânço ile giren şirketler tarafından satın alınması gündeme geldi. Ayrıca, operasyonel sinerjiler yaratılarak krizin finansal etkilerinin bertaraf edilmesi ve kriz sonrası ilgili sektörlerde daha kuvvetli pozisyonlar alabilmek amacıyla birleşme faaliyetleri de birçok şirket tarafından gündeme alındı. Krizin etkisiyle Türkiye'de, bankacılık sektöründe bir hareketlilik beklenebilir. Ancak Türkiye'deki birçok bankanın yabancı ortağı olduğu ve bu sürecin daha çok yurtdışında yaşanabilecek muhtemel işlemlere bağlı olacağı da unutulmamalı. Ayrıca, gıda, perakende, lojistik ve ilaç gibi, pek çok oyuncusu bulunan ve fazlasıyla parçalı bir yapı sergileyen sektörlerde de bu yönde bir hareketlilik bekleniyor" dedi.

 

Kobi birleşmelerinin önü açılmalı

KOBİ birleşmelerini teşvik eden düzenlemenin genel itibari ile olumlu olacağını söyleyen Cantekinler, "Türkiye'de genellikle finansman yapıları zayıf olan KOBİ'lerin özellikle krizin etkisiyle sınırlı finansman olanakları, ilgili sektörlerdeki daralmalar ve kriz nedeniyle artan rekabet nedeniyle zor durumda oldukları bir dönemden geçiyoruz. Bu nedenle, birleşmelerin desteklenmesi amacıyla verilen vergi desteğini olumlu karşılıyoruz. KOBİ piyasasının birleşme gibi karmaşık bir işlemi özümsemesi ve yeni mevzuata hakim olunması için de belli bir zamanın gerekli olacağına inanıyoruz. Bu sebeple birleşme görüşmeleri açısından verilen sürenin bir miktar uzatılması faydalı olabilir. Süreç içerisinde KOBİ sahiplerinin birkaç başarılı örnek oluştuktan sonra bu konuya ilgilerinin artacağını düşünüyoruz" dedi.

 

Gıda ve içecek sektöründe Londra ve Dubaili şirketler ilgi gösteriyor

Akman Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Akman, kriz nedeniyle ciroların düştüğü gıda ve içecek sektöründe faaliyet gösteren Türk şirketlerine Dubai ve Londra menşeyli uluslararası şirketlerin ve fonların ilgisinin arttığını söyledi.

Gıda ve içecek sektörünün krizden en az etkilenen sektörler arasında yer almasına karşın, alıcıların fiyatların dibe geldiği görüşünde olduğuna dikkat çeken Ali Akman, şu anda gizlilik sözleşmesi çerçevesinde görüşmeleri sürdüren bir birçok şirket var. Gayrimenkul faaliyet gösteren şirketlerin fiyatlarının çok daha düştüğünü anımsatan Akman, buna karşın gıdanın çabuk dönen bir sektör olması nedeniyle bu sektörde birleşme ve satın alma ilgisinin olduğunu belirtti. Türkiye'de 5 fabrikayla meyve suyu üretimi yaptıklarını anımsatan Ali Akman, kendilerinin de mevye suyunda hisse satışı ve stratejik ortaklık şeklinde görüşmeler yaptıklarını açıkladı. Ali Akman, "Henüz anlaşma sağlanamadı. Ancak en iyi fiyatı verene hissemizi satarız" dedi.

 

Satın alma için gelenler ikiye ayrılıyor

Gıda sektöründe faaliyet gösteren şirketlere talip olan şirketleri iki grup olarak tanımlayan Akman, "Bunlardan ilki, fiyatların uygun düzeyde olduğunu gören finansal kökenli şirketler. Şimdi şirketleri satın alıp, küresel krizin ardından uygun koşullarda satmayı planlıyorlar. İkinci grup ise daha çok stratejik ortaklık kurmak için gelen yatırımcılar" diye konuştu.

 

Lojistik sektörü hareketli

Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Başkanı Tamer Dinçşahin, şu anda ekonominin içinden geçtiği durumun, sektörde birleşme ve satın almaları dayatan bir noktaya geldiğini açıkladı. UND yönetimi olarak sektör oyuncularına birleşmeleri yönünde tavsiyede bulunduklarını açıklayan Dinçşahin, "Sektörde bu yönde bir hazırlık oldu. Harekete geçmek için KOBİ'lerin birleşmesine vergi avantajları getiren düzenlemenin yasalaşması bekleniyordu. Sektörde büyük hareketlilik bekliyoruz. Özellikle de yurtdışında faaliyet gösteren firmaların Türkiye'deki şirketleri satın alma sürecinde" dedi.

ANKA'nın edindiği bilgiye göre, Türkiye'de ortaklık şeklinde temsilciliği bulunan UPS firmasının haziran ayının sonunda Türkiye'de satın alma işlemiyle ilgili bir açıklama yapması bekleniyor.

 

Küresel kriz risk algısını artırdı, yatırım iştahını azalttı

Ernst & Young Türkiye Kurumsal Hizmetler Finansman Bölüm Başkanı Müşfik Cantekinler, son 1 yıla ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cantekinler, küresel kriz nedeniyle yatırımcının risk algısını artırdığına, yatırım iştahını azalttığına dikkat çekti. Kriz ortamında ileriye dönük finansal ve operasyonel projeksiyon yapmanın zorluğuna işaret eden Cantekinler, birçok sektörün ve şirketin geleceğinin öngörülebilir olmaması ve finansman olanaklarının kimi şirketler için ortadan kalkması, bazıları içinse maliyetlerin aşırı yükselmesi nedeniyle küresel krizin birleşme ve satın alma trendini oldukça yavaşlattığını belirtti.

 

2009 yılının 5 ayında işlem tutarı yüzde 90 azaldı

2008 yılının son çeyreği ve 2009 yılı ilk 5 aylık dönemi göz önüne alındığında, Türkiye'de gerçekleşen şirket satın alma sayısı ve tutarında, dünya piyasalarını etkisi altına alan küresel ekonomik kriz nedeniyle ciddi bir gerileme yaşadı. 2009 yılının 5 aylık döneminde Türkiye'de yaklaşık toplam 600 milyon dolar büyüklüğünde 40 birleşme ve devralma işlemi gerçekleşti.

Ernst & Young Birleşme ve Satın Alma işlemleri raporuna göre, 2008 yılı son çeyreğinde duyurulan ve değeri açıklanan işlemlerin toplam tutarı, 2007 yılının aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 80 oranında azaldı. Yine benzer şekilde 2009 yılının ilk 5 aylık dönemindeki işlem tutarı değerlendirildiğinde, 2008 yılının ilk 5 aylık dönemine göre, duyurulan ve değeri açıklanan işlem tutarında yaklaşık yüzde 90 oranında bir azalma göze çarptı. Ernst & Young Raporu'na göre 2008 yılında 172 işlemde, 16.3 milyar dolarlık bir işlem tutarı elde edilmişti.

İşlem sayısı 2005'te 163, işlem tutarı 30.3 milyar dolarken, 2006 yılında 154 işlemde 18.3 milyar dolar, 2007 yılında 182 işlemde 25.5 milyar dolar olmuştu.

 

2009 yılında dünyada işlem sayısı ve hacmi azaldı

Thompson Financial'in verilerine 2005 yılında dünyada 33 bin 570 birleşme ve satın alma işleminde 2.755 trilyon ABD doları düzeyinde işlem gerçekleşti. 2006 yılında 38 bin 580 adet işlemde 3.610 trilyon dolarlık işlem yapılırken, 2007 yılında 42 bin 437 adet işlemde 4.482 trilyon dolarlık gerçekleşme söz konusu oldu. 2008 yılında işlem sayısı 28 bin 871, işlem tutarı 2.890 trilyon dolar oldu. Dealogic verilerine göre 2009 yılı ilk çeyreğinde işlem sayısı 6 bin 693 adet, işlem tutarı ise 482 milyar dolar olarak gerçekleşti.